Deyiş

Deyiş kelimesi Türkçe “demek” fiilinden türetilmiştir. Kelimenin anlamı sözlüklerde  "söz söyleyiş, anlatma biçi­mi, üslûp; halk edebiyatında türkü, des­tan, nefes, tekerleme, koşma gibi hece vezniyle yazılmış şiirlerin genel adi; bes­te, makam; tarikat esaslarına uygun ola­rak söylenmiş şiir; halk şairlerinin kar­şılıklı mâni, türkü, ezgi söylemesi"  şeklinde açıklanır

 Türk halk şiirinde hece vezni ile söylenmiş şiirlere verilen genel bir adlandırmadır. Fakat  deyiş daha çok ezgi eşliğinde söylenen manzumeler için kullanılır.  Deyiş daha çok Alevî-Bektaşî edebiyatı ve musikisinde dinî-tasavvufi inancı ve tarikatın ilkelerini an­latan şiirlerin genel adıdır.

Âşıkların veya anonim edebiyatta çeşitli nazım şekilleri ile söylenmiş her türlü şiire, türküye  veya ağıta veya deyiş denebilinir. Fakat “Deyiş”  kelimesi  Aleviliği çağrıştıran her melodinin adı olarak dikkat çektiğinden Aleviliği çağrıştıran melodililerle söylenen  şiirlere deyiş demek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.  

Deyiş kelimesi bir nazım şeklini veya konusunu değil halk şiiri tarzından söylenmiş tüm şiirleri ifade eden genel bir adlandırmadır.  Fakat özellikle Alevi Bektaşi şairlerine özel bir havası olan melodi ile söylenen şiirlere deyiş dendiği, özellikle bu tip şiirlerin deyiş olarak adlandırıldığı da göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle Türkü,  koçaklama, varsağı, koşma, taşlama, semai  türünde söylenmiş şiirlerin hepsine de deyiş denebilmesi mümkün iken deyişlerin daha özel bir anlamı  olabileceği,  belli bir melodik özellik gösterenlerine deyiş dendiği de unutulmamalıdır.  

 

Deyiş kelimesinin eş anlamlısı olarak “ Deme “ sözcüğü de kullanılır. Buna rağmen  deyiş sözcüğünün maniler için kullanılmadığı da dikkati çeker. Böylelikle deyiş ifadesi maniyi dışta tutan bir yaklaşım sergiler bunun nedeni ise en az üç  dörtlük veya üç hanelik şiirler deyiş dendiği anlaşılmaktadır.

Deyiş adı verilen şiirlerin son dörtlüklerinde  söyleyenin mahlasları ( tapşırmaları) da bulunur. Kimi haller de anonim türkülere de deyiş veya “deme “ denmektedir. Buna rağmen Sivas, Tokat, Çorum, Ma­latya, Tunceli, Maraş, Muş, Erzincan ve yörelerindeki  Alevi Bektaşi saz şairleri mahallî ezgi kalıplarına uydurarak söy­ledikleri şiirlere  de­yiş adı vermektedir. Halk arasında "deyişçi. deyişatçı" denilen şairlerin,  mahlas kullanmadan söyledikleri ağıt-mersiye türü şiirlere de deyiş  denmektedir. Âşık edebiyatında âşıkların ay­nı ayağı kullanarak karşılıklı şiir söyle­melerine a "deyişme" (atışma) adı verilir. ( Bkz /post/meydanlasma-deyisme-atisma-nedir-nasil-yapilir/100102 ) [1]

Deyişler koşma nazım şekli ile  yazıldığı gibi  beş, yedi, sekiz ve on bir heceli kalıp­larla da söylenmektedir. Bunun yanı sıra özellikle tekke şairlerinin "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbı ile söylenmiş deyişler de vardır. [2]

Melodik Yapıları İle Deyişler

De­yişler  sesli olarak veya bir saz – çöğür – eşliğinde söylenir.  Bu sazlar genellikle kısa saplı divani sazlardır. Türk halk musikisinin uzun hava ve kırık havaların her ikisinde de deyiş örneklerine rast­lanmakla beraber  uzun hava tarzındaki deyişler çok daha azdır.  “Ayrıca her iki formun birlikte kullanıldığı karma de­yişler vardır ki bunlarda serbest kısım (uzun hava) daha çok ezginin başında yer alır. Deyişlerin icrasında en fazla kullanılan çalgı aleti bağlamadır. Çeşitli ebatlardaki bağlamaların yanında def, darbu­ka, kemane gibi sazların da deyişlere eşlik ettiği görülmüştür.

Bugüne kadar resmî kuruluşların gerçekleştirdiği derleme çalışmalarında 2000'e yakın deyiş ezgileriyle birlikte tesbit edilmiştir. Ancak özel derlemele­rin eklenmesiyle bu sayının daha da art­ması mümkündür.”[3]


KAYNAK


[1] /post/meydanlasma-deyisme-atisma-nedir-nasil-yapilir/100102

[2] Melih Duygulu,  Deyiş – DİA , C.9

[3] Melih Duygulu,  Deyiş – DİA , C.9