Dıştan Bir İnşa 7
Bayram Kaya · 08.09.2012
· Makale
7-]Kişilerin doyurulamayan fetişti cinsel güdüsü
(tapıncak takıntısı), yine kişilerin hayali içinde fantezi kurgularıyla aşılmağa
çalışılacaktır. Kişi tabanlı kaygıları gidermeğe dönük olan bu gibi güdüşle takıntılı
meraklarına değin eylemlerin karşılanması içindeki alan boşlukları somut ve sağlasan
olur meşruti algılı eylemlerle doldurulamazsa, boşluklu tanecikli alanlar, yine
hayali vehimlerle doldurulurlar.
Yani kişidir grotesk ti fetiş yansımalar da böylece
kaçınılmaz olurlar. Şimdiki sosyo toplumsa yapı, bu kişisel fetişlerin üzerine;
eşitsiz sosyo toplumsa gelişmelerinin kendine özgü olan takıntılarını da boca
etmiştirler.
Sosyal yapıya (sosyale) dek girişmeler de; topluma dek
bilimsel girişmeler de; her biri kendilerine özgü tabudurlar. Kutsallar, toteme
bağıntılayımla ortaya çıkarlardı hep. Tabumsa totem, toplumlar içinde nesnel ve
bilimsel olanla tabudurlar. Sosyale dek totemler de, kişi özel ve cemaat öznelliği
olanların, groteski yansımaların bir zemin alanıdırlar. Bunların meşru oluşu
da, iç ego yapılaşmasının (hayatın), temel düzlemindeki belirmelerden
gelmektedirler.
Bilim, tabumsak ve totemi olmakla; grotesk değildir. Kişi
alanlı, grotesk yapılırlar. Bilim, grotesk olana indirgenmez, ancak groteski
olan ütopya, zamanla; bilimsel olana doğru dönüştürülürler. Bir birlerine
indirgenemezler. Bilimin ve grotesk olanın; alan devinmeleri, aynı bencillikti zemin
noktadan hareket ederler. Ama farklı kola gidişlerle; niceleyim ve nitelik
ayrışımına uğrarlar. Fakat ikisi de aynı noktaya (zemine) hizmetle, aynı
devinme alanını beslerler.
Groteski olan; bilimsel olanın, ön merakını yapar olacakla
bir ön deyi teori sınamaları içinde varlar. Bu halleriyle groteski olan deneyin
içinde yoktur. Groteski olan, zaman içinde deney destekleriyle, genel yasa olurla;
ortaya konabilirler. Böylece groteski olan kimi fetişti ütopyalar, bilimsel
totemi anlayışta olurlar. Bilimsel izaha kavuşan kesikli sınırlı ütopi yapı,
tekrar hayalin konusu olacakla ileri doğru bir grotesk süreçler olmaya devam
eder.
Başlangıcın totemi düzlemi, dıştaki insan-insanlar girişmeli
birlikler oluşla, sağlayışlar yapan düzendi totemi yapıdırlar. Değilse arkaikti
totemler, toplumsa düzenin totemleri gibi üretimse güç değildirler. Sosyal
birliğin, sosyo öznel-bilinçli oluş vardı. Ancak ön sosyal birlikti yaşamlar, kişilerin
egolarına dek temel düzlem sağlatılanlarını “üreten bir yapı” değildiler.
Aksine ortak çaba içindeydiler. Ortak çaba içinde savunmalı doğada bulduklarıyla
yetiniyorlardı. Yine ortak çabanın güç birliği ile avlanıyorlardı.
Kişi ego düzlemin karşılanmasını yapan, sosyal eylemli özneyle;
toplumsal öznellik birbirinden ayrılır. Başlangıçtaki sosyal birlikti, sosyal
özne doğada bulduğu ile yetinmeli bir yapıydı. Toplumsa öznellik sosyal
birliğin doğada bulduğuyla yetindiği safhasını terk edip, sağlanışları kendisi
üretir olmakla sos yo öznel güçten ayrılırlar. Sosyal birliğin ilk öznel korunumlu
görünüm biçimi, bugün halk alan içinde bir özel yaşamlı tüketim alanı haline
gelmiştir.
Doğada bulunanla yetinilen dönemlerdeki benler arası ilişkide;
dil ve totemi anlayış gibi kültürel öznellikler; yapının ortaklayımı olacakla
düzenlemiş olmaları o günkü SOSYO ÖZNEL BİRLİKTİ gücün kendi muktedirliğidirler.
İnsanların araç kullanan girişmeleriyle ve ayrı totemi insanların kişi hünerli
birleşmesinin etkinliği olan üretim ilişkisi de; TOPLUMSA BİRLİK GÜCÜN, apayrı
bir muktedirliğidirler.
Vücuda dek hücreler; organsa inşanın, organizeler birliğidir.
İnsanlar; nasıl vücutsal organizmalarına dek kişilikti benliğini (öznesini)
ortaya koymuşlarsa; her bir kişi ve kişilere dek organize birlikler de; sosyal
ve toplumsal kurumlaşmaların bir birliği olan; sosyal özneyi ve toplumsal
özneyi, ortaya çıkartmıştılar.
Biz bu sos yo toplumsal yapıya dek organik devinmeli girişen
öznellikleri göremez sek, sosyal yaşamı ve toplumsa yaşamı anlayamayız. Sosyo
toplumsa yapının imsel temelinde bencilliklerimiz vardır. Bu nedenle sosyo-toplumsa
yapımız ve bilimselliğimiz kahir ekseriyetle yanlıdırlar. Ama ne var ki, sosyo
toplumsa yapımız, bencilliğe indirilemez. Ara ilişkin özellik ve aşamalar, bencillik
değildir (yasallıktır).
Size hastanede hizmet veren kurum, toplumsa öznenin bir
organıdır. Sizin bir toplumunuz olmadan, hastane gibi toplumsa organlarınız da
olamazdı. Sizi özel hayatın her alanında kuşatan gelenekleriniz ve totemi
inançlarınız vardır. Yine özel hayatınız içinde öznel bir sosyal dayanışma olan
dernekleriniz ve eğlence sektörleriniz vardırlar. Bunlar sosyal yapının, öznel
kültürlü bir organıdırlar. Sosyal birlikti özne olmadan da, sosyal organlarınızın
da olması olanaksızdır.
Kişi öznesi, kişi ömrünce sürekli korunan ve gelişen bir
yapıdır. Öznel yapılar da, korunup; sürekli gelişmesi içinde olmak zorundadırlar.
Sosyal özne, belli bir süre kendisini tekrarlayan bağ ilişkisidirler. Sosyal
öznenin, kontak yapan bağları geleneklerinizdir. Bu yüzden sosyal özneler,
sosyal yinelemeli bir bağın, bağıntısıdırlar. Sosyal özne, başta groteski
yansımaları da kendisine açıklama yorumlama yapan nedenli davranışsa da, toplumsal
özne ile girişişten sonraki birikmenin gelişmesi ile olan bir yapıdır da.
Sosyal özne, toplumsal yansımaları, soyut imlere çevirir ve
böylece toplumsal yapı sosyal yapı içinde korunan bir alaka olmaya başlar. Nasıl
ağaç yazısı, ağacı niteleyemezdi. Hatta ağaç yazısını görmenizle ağaçlara dek bir
kısım gerçekliğin sizde hakiki bilgi olan anlamalarınız yoksa ağaç yazısı size
hiçbir şey de ifade etmez olacaktır. Ama ağaçla, ağaç yazısı arasında dönüşen
çağrışan kategorik bağca bir bilişti anlama içinde iseniz, ağaç yazısı sizde
öznel devinimlerle içte ve dışta girişmelerinize neden olacaktır.
Yani sosyal özneler somutta karşılığı ile ancak bir anlam
ilişki ve girişme devinmesi bulmakla korunan bir özellikti, yapı olacaktır.
Ağaca değin anlamalarınız, bilgileriniz geliştikçe; ağaç yazısını görmek ya da
ağaç sesini duymak, sizde; bu çağrıştırıcılarıyla giriştirme yaptırmaya başlar.
İşte geleneğin dünü bize, tıpkı ağacın, ağaç sözcüğü içinde öz karşılığını bilemez
oluşumuz gibidir.
Geleneğin figürleri olan sosyo toplumsa özleri, yapıla gelen
gelenekler içinde bize yansımazlar. Töre ancak çarpıtılmış bir yorumla
yansırlar. Söz gelimi sütanneliği ve sütkardeşliği geleneği gibi. Ağaç
sözcüğünün, somuttaki ağaç karşılığını bize tam olarak ifade etmeyen bir tanım
içinde olması vardır.
Ama ağaç yapının süreç içinde devreden bir zemin devinmesi
alanı olması nedeniyle de; süreç içinde devreden bu kabil insan anlamasına konu
olan giriştirmeleriyle, korunan bir sosyal özne olucu yapısı vardır. Kesikli ve
her gün yeniden ilişkilendirilen sosyal özne; sosyal bağdı anlamalı özne
gücüdür. İşte sosyal olan öznelliklerin de, süreç içinde değişen, gelişen, yeni
içeriklerle yeni tanımlara kavuşan bir korunan öz yapısı vardır.
Sosyal yapılı, özne eylemli topluluk, cemaat, grup gibi ilişkiler; kurulup dağılan bir
sosyal özneliktirler. Kimi sosyal özneli oluşlar bir amaç gerçekleşene değin
oluşur ve dağılırlar. Otobüs yolculuğu, kahve arkadaşlığı gibi ilişkidirler. Bu
kabil sosyal özneli ilişkileriniz, en asgariden bir iletimle kurulurlar. “İyi
günler, günaydın, merhaba, nasılsınız? Gibi giriştiricilerle bu ilişkiler,
tekrar tekrar başlatılırlar.
Yani sosyal öznellikler; geçici ama aynı kişilerle ya da
farklı kişi ve grup bağlantılarıyla devamlı dağılıp kurulmalarıyla, sürekli
olmalarının bir özel yaşantı olması vardır. Dün kahvede çay içtiğiniz biriyle,
bu gün de yeniden merhaba deyişle girişmek; ona çay ısmarlamak veya onun çayını
içmekle, sosyal özne bağıntısını kurmak zorundasınız. Dün merhabalaşıp çay
içtiğiniz biri, bu günkü sosyal özne ilişkiniz içinde olabilir de, olmaya bilir de. Sosyal öznelliklerin seçimi çoğu
kez keyfi olabilen bir kullanımdırlar.
Dünün sosyal öznesi içindeki ana tutkal bağ, doğada
sağladıklarını paylaşan ilişki ve korunma güvende olma cinsellik vs. bağı idi.
Bu gün cinsellik hariç, özel yaşam hariç, bu bağların tümü toplum içindedir.
Toplumsal öznenin giriştiren bağ ilişkisi, genelde nesnel
yasallıkla ve kurallar düzenlemesiyle oluşan korunan bir ilişkilerle toplumsa
öznellik olma durumudur. Her gün buna riayet etmek zorundasınız. Toplumsa özne;
bir kişi özne ve kişiler nesne üretim ilişkisi olacaklarıyla, toplumsa ruh
karakterli öznellikler olurlar.
Toplumsa özne keyfi olmayıp, korunan ilişkisi üretim ve
paylaşım ilişkisidir. Kişiler kurumlar değişse de üretim yapma ilişkilenişisin
değişmez. Üretim ve paylaşım ilişkili bir toplumsal özne, toplumsa öznellikle
karakter işleyiş bağı ve bağıntısını taşırlar.
Toplumsa öznellikler, insan ömrüyle sınırlı oluşla ve
ortalama söyleyişle geçici ve dağılan birlikler olmayıp, üretim tüketim
ilişkilerinin değişmesi ile yeniden kurallaşan; ama bir insanın üretim gücünün
dayanma sınırını aşmakla; yeniden ve yeniden mesailerle 24 saat üreten bir
toplumsal özne gücüdür.
Toplum, sürekli üreten bir insan özneli nesne bağıntılı
girişmedir. Toplumsa inşacı yapının bütünsel işleyişi, bir toplumsa özne
devinmesidirler. Sosyal inşa yapının bütünsel işleyişi, kişi özneli, grup ve
gruplar özneli, grup ve sürü yaşam yansımalı sanal totemi kurgulu; simbiyotik düzenlemeyi
ifade eder.
09.10.2011
♡
0 beğeni · 0 yorum