Ege Denizi açıklarında bugün saat 15.28'de yaşanan 6.3 büyüklüğünde bir depremle yeniden deprem gerçeğini hatırladık. Haber kanallarında, depreme dair gelişmeler bütün haberlerin önüne geçti.  Tıpkı depremin bir anda hissedilmesi gibi deprem haberleri de bir anda gündemin birinci sırasına yerleşti. Can güvenliğimiz öne çıktı ve  yaşama sevincimizi biraz da olsa gölgede bıraktı.
    Önemli olan bu depremden daha büyüğünü ve daha yıkıcı olanını yaşamamaktır. 1999 Marmara  depremindeki büyük acıların yeniden yaşanmamasıdır dileğimiz ve duamız. Enkazların altında son bulan hayatlar, darmadağın olan yaşamlar..."Sesimi duyan var mı? " seslenişi hâlâ hafızalarımızda yerini koruyor. Her depremde acılar tazeleniyor ve yaralı yürekler kanıyor. 
    Deprem, ne yazık ki ülkemizin ve insan hayatının da bir gerçeği. Sarsılmadıkça bilinç oluşmuyor. Can kaybı olmadıkça da deprem gerçeğini ciddi ciddi düşünmüyoruz. Yıkılan yeniden yapılabilir ama kaybettiğimiz canlara çare yok. O halde neden bu kadar çabuk normalleşiyor her şey?  Şimdi yine akşam haberlerinde de geniş bir şekilde deprem haberlerine yer verilecek. Ayrıntılar hakkında daha da bilgileneceğiz.  Ama nedense gelişmeler hakkında ne kadar bilgilensek de bilinçlenmemiz bunun gerisinde kalıyor. Kentsel dönüşüm de çok hızlı ilerlemiyor maalesef. Şimdi birçok kişi yine varsa deprem çantasını gözden geçirecek.  Sohbetlerde deprem konuşulacak. Yürekleri bir süre deprem korkusu saracak. Bazı programlarda yaşanan deprem hakkında konuşulacak. Deprem profesörlerine mikrofon uzatılacak.  Telefon bağlantıları kurulup görüşler ve öngörüler alınacak. Kısacası deprem, bir süre gündemimizde olacak.
      Peki sonrası? Diliyoruz ki bugün yaşadığımız depremin daha büyüğünü  yaşamayalım. Ülkemizin ve insan hayatının da acı  gerçeklerinden olan deprem gerçeğini daha acı bir deneyimle yaşamamak için "bilinçlenmeye devam" diyorum. Tabii en önemlisi de deprem ve benzeri doğal afetler karşısında yetkililerin ciddi tedbirler almaları  ve bu gerçeğe hazırlıklı olmalarıdır. Başka ülkelerdeki özellikle Japonya 'daki bilinçlenme düzeyini geç kalmadan örnek almalı ve hayata geçirmeliyiz.
      Deprem ve diğer doğal afetler karşısında ,hazırlıklı olmayı ne kadar başarabilirsek, kendimizi o derece güvende hissederiz. Tedbir biz insanoğlunun görevi;  takdir de kainatı ve bizleri var eden yüce Rabbimize aittir. Biz unuturuz, biz uyuruz ama deprem unutmaz ve uyumaz.
      Bizlere düşen önce tedbirleri almak sonra da yüce  Allah'ın rahmetine, merhametine ve takdirine sığınmaktır.
            
 12 Haziran 2017