Yağmurun ve bereketin adına okudum gözlerini
kırlangıç yaprağını savuran rüzgardan bi haber 
bi haber karların ve buzulların sinesine sakladığım gülüşlerin
küskün şarkıların medeniyetine selam olsun 
selam olsun küskün şehirlerin dar geçitlerine astığım yüzün

 
Dokunma 
çatlar güneşi koynundan taşıyan kısrak bakışlar 
ölür bir yudum suya hasret dudaklarının dokunduğu tenim
kanar sabrı taşıdığım avuçlarım 
dökülür incileri olmayan umutların 

Şarhoş karanfillerin kokusunda öpmek seni
bir vadinin olmayan düzlüğünde koşmak 
koşmak Keşmir de bir sultan sofrasına
sofraların bereketinde saçlarına dokunmak
dokundukça renkli baharların şehvetinden bi haber olmak 

Toprağın sesine döktüğüm aşklarım 
yeşerdi bulutlu gökyüzünün acılı uzvunda 
dokunma 
dökülür kirpikleri taze aşkların nem tutmamış avuçlarına 
ölür yıldızlara hasret güneş bakışları
ölür taze başak kokan demli satırlar
dokunma
kalsın ilk dokunuşlarının izleri
...