Dedi adıysa bu aşk bedenimi yakan sanki ahiret cehennemi
Dedim bu aşkı yaşarken yaşayanların gönlünde bitmez hiç gülümsemesi
 
Dedim yakan tatlı aşkın korudur cehennem ateşi hakkı inkâr eden içindir
Dedi kış gününde karlar içinde yattım lakin karlar ateşimi söndürmedi niçindir
 
Dedi aşka düştüm hasreti yaşadım sanki karanlık dağlara merdiveni dayadım
Dedim aşta hasret vardır sen sabırla yürümedin sen aşkı çok yanlış anladın
 
Dedi gidenlerin ardında ağladım gözyaşlarım dinmedi hala ağlarım
Dedim gidene güle güle diyeydin yıkılmazdı ya önüne diktiğin dağların
 
Dedi keskin bıçak gibi bedenimi kesti acılar
Dedim yine sabırla olsaydın kesilirdi sende bu sancılar
 
Dedi hasrete düştüm sanki umutsuzluk kokuyordu her sokak her köşe başı
Dedim uçurumlar umutsuzluğu çağırır aşk umuda sabırla çağırır duymadın aşkın yankılanan çağrısını
Duysaydın aşkın çağrısını görürdün gülümseyen sabırla gözlerinde gülümseyen bakışını
Mehmet Aluç /Kul Mehmet