Edeb Nedir Edeb ve Edebiyat

01.11.2015



Edeb Nedir  Edeb ve Edebiyat

 

Osmanlıca yazılışı: edeb :  ادب

Osmanlıca yazılışı edebiyat : دبياتا

 

Edebi ve Edebiyat kelimelerinin türetilmiş olduğu  Arapça kökenli olan  bu sözcüktür. Edebiyat ve edebi sözcüklerinin bu kelimeden türetilmesinin nedeni sözcüğün anlamları ile alakalıdır.  Edebi kelimesi  “ Zarafet, usluluk, gönülden ve  fiilen  güzel davranış” [1] söz  ve ifade anlamlarına gelir. Sözcüğün farklı sözlüklerde  başka  tarifleri de vardır. “Güzel terbiye, iyi huy, saygı,  “Toplum töresine uygun davranma veya İyi ahlak, incelik, terbiye” [2]     İslami görgü kurallarına uyarak   ruhunda zarafet oluşan "incelik, görgü, ahlak, terbiye, nezaket, sevecen”   anlamlarına gelen  bir sözcüktür.

Edeb bir tâc imiş Nur-i Hüdâ'dan
Giy ol tâcı emin ol her belâdan.

Edeb kelimesinin Farsça karşlığı “Ferhenk “  Türkçe karşılığ ise “Erdem” olarak kabul edlebilir.  Eski belagatçiler Edeb’i    “  her türlü yanlışlığa düşmekten  ve utanmaktan kaçındıran sahibini esirgeyen, sahibine  güzellik ve zerafet kazandıran davranış ve meleke ”[3]]olarak da tarif etmişlerdir.  Bu tariften hareketle de  edeb’in : Edeb’ün nefs ve Edeb’ül ders olmak üzere  iki türü olduğunu belirtmişler  Edeb’ün nefs’in ahlaka, ve Edeb’ül ders’in de davaranışlara yansıdığını ifade etmişlerdir. Edebi kıraat, adab- ı muaşeret kavramları  Edeb’ül ders konusu dahilinde görülmüş,  zerfet ve nezaket gibi hallerin Edeb’ün nefs içinde olabileceğini idrak etmişlerdir.

Edebiyat kelimesinin edebten türemesine  bilhassa da  Edeb’ül ders  kavramından oluşmasına neden olan  konu ise tam olarak burada başlar. Sahibini küçük düşürmekten, yanlışlıklardan  alıkoyacak “yani edebi kelamlı kılacak ”   bilgiler sözcük lüğat bilgisi, dil bilgisi ,  kelime bilgisi, kök bilgisi,  anlam  ve cümle bilgisi, beyan, meani ve belagat bilgisi,  şiir ve inşa bilgisi  öğrenilerek  elde edilebilir.

Sonuç olarak edeb gösterebilen insana edebpli insan edebli konuşan insana ise Edebi kelamlı insan  denilmektedir. Bir insanın edebili olabilmesi için hem kalben hem de kelamları ile edebili olduğunu gösterebilmesi gerekir.  Edebin kalbi yönü güzel ahlak ve samimi bir Müslüman olarak lede edilebilir. Kelam yönü ise ancak edebi kelamı insana kazandırabilecek edebi  bilgileri  öğrenmekle olacaktır.

Kuran ‘da en çok üzerinde durulan konuların başında da edeb ve ahlak gelir.  Edeb  kelimesi divan  ve halk şiirinde de sık sık üzerinde durulan bir konudur.

Kaygusuz Abdal’ın bu şiiri edebi tarif eder.

Nutuk

Ey özünü insan bilen
Var edeb öğren edeb
Ey edeb, erkan bilen
Var edeb öğren edeb

Gel hakka olma asi
Ta gide gönlün pası
Dört kitabın manası
Var edeb öğren edeb

Edeb gerektir kula
Ta işi temiz ola
Edebsiz girme yola
Var edeb öğren edeb

Gaflet içinde uyan
Edebsiz olma ey can
Edebdir asl–ı iman
Var edeb öğren edeb

Kaygusuz Abdal uyan
Aşkı bil aşka boyan
Şöyle demiştir diyen
Var edeb öğren edeb                Kaygusuz Abdal

Edebtir kişinin daim libası
Edebsiz insan üryana benzer.      (La edrî)

Edeb ehl-i ilimden hâli olmaz
Edebsiz ilim okuyan âlim olmaz.    (La edrî)
Bir kışra girüp dü magzı bâdâm
Bir mektebe vardılar Edeb nâm            (Şeyh Gâlip)

Setr eder ayıbın insanın hep.
Ne güzel nâme imiş sevbi edep.       (Sümbülzâde Vehbi )

Boşboğazlık ile açma deheni,
lîk âdâbıyla söyle sözünü!              (Sümbülzâde Vehbi )

Her sabah her sabah vaaz edersin
Edeb nedir erkan nedir yol nedir
Hocam sen de bir inceden bilirsin
Ateş nedir duman nedir kül nedir        Karacaoğlan

İlim meclislerinde aradım kıldım talep
İlim geride kaldı ille edeb ille edeb :     Yunus Emre


Edeb kelimesinden  pek çok  tamlama yapılmıştır.  

Terk-i edeb : Edebi terk etme
Edebi: Edebli konuşan edebiyat ve edebi kelamla ilgili
Tarik –i edep: Edeb yolu
İlm –i Edep: Edeb ilmi
Tahsil-i edeb: Edeb tahsili, edeb öğrenme
Su i edeb :  edepsizlik. adab a uymama
Bî-edeb: Edepsiz.
Mukaddimetü'l Edeb: Edebli söze giriş
Mahz-ı Edeb : Edebin kendisi
Lisan –ı edeb: Edebli söz
Zahiri edeb:  Hakk'ın açık emir ve yasaklarına uymaktır.
Batıni edep : insanın içini kirlerden temizlemesi, her yüzde Hakk’ın tecellisini ve güzelliğini görmesidir
Edeb-i şeriat; dinin usûlünü bilip uygulamak;
Edeb-i mârifet. Marifet edebi, iş ahlakı
Edeb-i hakikat: Hakikat ahlakı
Mirkatül Edeb : Eski eserler.
Kitabü'l-Edeb: Edeb kitabı

İLGİLİ LİNKLERİMİZ İÇİN TIKLAYIN

KAYNAKÇA

 

  • [1] Tahir ‘ül Mevlevi Edebiyat Lugati, Enderun yayınları, Ank. 1970, shf. 39
  • [2] TDK Türkçe Sözlük
  • [3] Tahir ‘ül Mevlevi Edebiyat Lugati, Enderun yayınları, Ank. 1970, shf. 39
Yorum yapmak için lütfenKayıt Olunya da