Edhemi ve  Edhemilik

 

Osmanlıca yazılışı Ethem ادهم

Batınilik Melamilikten türeyen, İbrahim bin Ethem'in (öl. 777'den sonra) ölümünden sonra ortaya çıkan  , ( bkz: Edhem : Şiir Dünyamızda İbrahim Edhem )  İbrahim Edhem’in  hayat anlayışını  yorumlayarak oluşan bir   tarikattır.  Bu tarikata bağlı olan, Edhemiye tarikatına âit olan kişilere Edhemi denmiştir.

Edhemîler  bıyıkları kısa, sakalları uzun, sırtlarında yeşil hırka, boyunlarında tesbih, ilâhi okuyup coşan bir zümre olarak kayıt edilmiştir.  Eski kaynaklara göre  Edhemîler,  “Belh’ten geldiklerini, şeyhlerinin adının Hâmid-i Kerhî olduğunu,” [1] bildiren bir zümre olarak anlatılır.  Âlemde bulunan her şeyin insanda da var olduğuna inanan, Edhemilerin önceden  Kadirîlik ve Rifâîlik gibi bir Sünnî tarikat olduğu daha sonraları ise Bektaşiler arasında eridikleri ve Bektaşilik ile bütünleştikleri  ortaya çıkmaktadır.

Edehemi tarikatının ana ilkeleri şunlardır:  Efkârın defi (gereksiz düşüncelerin bırakılması), ağyar muhabbetinin ref'i (Allah'tan başkasına sevgi göstermemek), mâsivâl-lahın terki (Allah'ın dışında her şeyin bırakılması) tarikatın ana ilkeleridir. Edhemiler  ilkelerini  şu şekilde belirlemiştir.  “  Refah ve nimet kapısını kapatıp sıkıntı kapısını açmak; yücelik kapısını ka­patıp alçakgönüllülük kapısını açmak; ra­hat kapısını kapatıp çalışma, çabalama kapı­sını açmak; uyku kapısını kapatıp uykusuz­luk kapısını açmak; zenginlik kapısını kapa­tıp yoksulluk kapısını açmak; yaşama tutku­su kapısını kapatıp ölüme hazırlanma kapısı­nı açmak.” Bu tarikata mensup olanlar   üzerine yeşil bir destar sarılan, üst tarafı sivri ve dört dilimli , “cerağları üç boğumlu  ve dört emzikli “  [2]bir serpuş takmışlar  bu serpuşlarına  “ tâc-ı Edhemî”  adını vermişlerdir. Bu başlığa ise “ Edhemi Serpuş” veya “Derviş tacı “ denmiştir.   Edhemilerin taclarının dört dilimli olmasının  “ kelime-i tevhidin dört kelimeden, “Allah” ve “Muhammed” lafızlarının dörder harften meydana gelmesi, kutsal kitapların sayısının dört oluşu gibi çeşitli sembolik mânaları vardır. “[3]

Edhemilere göre “Edhem” ( kelimesinin birinci harfi olan “ elif” Allah’a işaret eder. Bu da bir Edhemî’nin bütün söz ve davranışlarının ilâhî nitelikte olduğunu, bu sebeple onun varlık âleminin padişahı bulunduğunu ifade eder. İkinci harf olan “dal” , tarikata “devam” ve bu yolda sebat etme anlamına gelir. Üçüncü harf olan “he” , “himmet” sahibi olan Edhemîler’in Hak’tan “hidayet” istediklerini, son harf olan “mim” , gaddar nefse karşı başkaldırdıklarında Allah’tan “meded” dilediklerine işaret eder” [4]

Edhemiye  tarikatında en önemli unsurlardan biri  fakr ‘dır.  Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmek, “ Üryan gelip üryan gitmek” Edehemilerin fakr anlayışına çerçeve olabilecek düşüncelerdir.  Edehemilere göre kemale ulaşabilmek için, fakirane yaşamak kadar  riyazet ve feragat da gereklidir.  Sabahları  Arapça evrad  ( gelenekselleşen Allah’a yaklaşmak için belirli zamanlarda yapılan nafile ibadet¸ dua ve zikri )  okumak en önemli ibadetlerinden biridir.

Varını yağmaya verip İbrahim Edhem gibi 
Arayıp Hızr-ı zamanı bulmayan dervîş midir   SALİH BABA DİVANI

Şol İbrahim Edhem’i derviş eden aşkındır,
Derdine düşen şâhın tahtı târümâr olur.          Niyazi-i Mısri

Ferş  eyleyip cebrimizi âsitânına
Bir nazenin aşkı ile olduk Edhemî   

Bektaşi tarikatına Tarik-i nazenin adı da verilmiş bu beyİtte buna telmih edilmiştir.


Şah-ı aşkım âlem-i manâ müesllemdir bana
Ser niğun peymane-i Cem tâc-ı  Edhemdir bana         Nefi

KAYNAKÇA

 

  • [1] Vâhidî, Menâkıb-i Hâce-i Cihân, Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi, nr. 24
  • [2] Ahmet Talat Onay Türk Edebiyatında  Mazmunlar, MEB 1996- shf 201
  • [3] Süleyman Uludağ   , EDHEMİYYE, cilt: 10; sayfa: 421
  • [4] Süleyman Uludağ   , EDHEMİYYE, cilt: 10; sayfa: 421