El Arkası Yerde ( Tuş olmak- Pes Etmek )

El arkası yerde” deyimi  günümüzde unutulan ama divan şiirinde karşımıza sık sık çıkan bir deyimdir. Bu deyim hakkında araştırma yapan H. İbrahim DEMİRKAZIK  bu deyim hakkında bize şu bilgileri verir. “Tespit edilebildiği kadarıyla 15. yüzyıldan itibaren divan şiirinin kullanım sahasına giren “el arkası yerde, el arkası yerde de-, el arkasını yere / yerde ko(y)-, el arkası yerde et- / eyle-, el arkasını yere bas-”, gibi şekilleri olan bu deyim, günümüzde artık kullanılmamaktadır. “[1]

Divan şairleri bu deyimi elleri  göğe açıp dua etmek,  ellerin arkasını yere çevirip avuç içlerini göğe açmak,  el arkasını yere koymak veya sırtını yere getirmek anlamlarında kullanmışlardır. Bu deyimin   “Güreşte, altta kalan pehlivanın  elinin arka yüzüyle yere vurması, yenilgiyi kabullenip oyundan çekilmesi.” (Mum 2006: 144)  hadisesinden ortaya çıkmıştır. O halde bu deyim, pes etmek, zorla razı olmak, tuş olmak, fikrini değiştirmek zorunda kalmak anlamlarına gelmektedir.

Dest-bürd-i sarsarı âhir görüp Şâh-ı çenâr
Didi el arkası yirde âferînler pehlevân          Bâkî

Divan şairleri bu deyimi şairlik kudreti, güzellik, endam, yiğitlik, cömertlik gibi unsurlarla ilgili çeşitli karşılaştırmalar yapmak; zayıf olan tarafın güçlü olanın üstünlüğünü kabul ettiğini dile getirmek için şiirlerinde ele almışlardır Pek çok divan şairi bahsi geçen deyimi hüsn-i talîl sanatı ekseninde şiirlerinde zikretmişlerdir.[2]

Kodı insâf eyleyüp yere el arkasın çenâr
Gör diyü şîveyle çün kadd-i hırâmânun senün         Behiştî

El arkası yerde deyiminin sırtını çevirmek, sırtını yere getirmek, ters çevirmek,  eli veya beli  yere getirmek bu manadan hareketle   vaziyeti, düşünceyi ve konumu  değiştirmek anlamlarına geldiği anlaşılmaktadır.

Rüstem-i Zâlün tutışdum pençesin burdum idi
Kodı el arkası didi dest ber-bâlâ-yı dest               Bâkî

El arakası yerde deyiminin kullanım alanlarına baktığımız zaman tuş olmak, rakip tarafından sırtın yere gelmesi, yenileceğini anlayan pehlivanın pes etmesi [3]anlamında kullanıldığı barizdir.

Beni bir dest-bûs ile yıkup gitdi o mestâne
El arkası ana yirde didüm ol pehlevâna                   Rezmî,

Göñül alçakda el arkası dahi yerde müdâm
Muntazırdur kademun bûsına  ayn-ı zerkâ             N. Rızâ, Vâridât-ı Gaybiyye, (Özdemir, s. 219)

Didiler küştigîr-i hâmeme el arkası yerde
Levend-âne revişle Fenniyâ meydâna girdükçe           Fennî, G.311/5 (Demirkazık, II, s. 568)

“Gönül n'ola ayrılığa el arkası yerde dese, (çünkü o) gam pehlivanı ile güreşe tutuştu”

N'ola el arkası yerde dise hicrâna göñül
Küştigîr-i gam ile dest ü girîbân oldı              K. Sâkıb, K.5/36 (Kırbıyık, s.123) Medhî (ö. 17. yy),

“Ey pehlivan güzel, gönül pehlivanı cevrin yüzünden zebûn oldu ve el arkasını yere koydu.”




KAYNAKÇA

  • [1] H. İbrahim DEMİRKAZIK, EL ARKASI YERDE” DEYİMİ VE BU DEYİMİN DİVAN ŞİİRİNDEKİ KULLANIMI, Turkish Studies - Turkic Volume 8/4 Spring 2013, p. 617-633, ANKARA-TURKEY
  • [2] H. İbrahim DEMİRKAZIK, EL ARKASI YERDE” DEYİMİ VE BU DEYİMİN DİVAN ŞİİRİNDEKİ KULLANIMI, Turkish Studies - Turkic Volume 8/4 Spring 2013, p. 617-633, ANKARA-TURKEY
  • [3] A. Talat Onay Edebiyatımızda Mazmunlar , MEB , 1996- s.398