Elmas Nedir Edebiyatta Elmas

Eski devirlerden günümüze   kadar bilinen en kıymetli mücevherlerden ve madenlerden biridir.  Elmas en değerli ziynet eşyası olmakla birlikte dünyada bilinen en sert maddedir.  En sert maden olması nedeni ile diğer tüm mineralleri çizebilmekte ve kesebilmektedir. Bu nedenle endüstriyel alanda da kullanılan bir maddedir. Bu nedenle elmas sadece bir süs eşyası olarak değil, oldukça sert taşların veya maddelerin kesilmesini sağlamasın bakımından da  önemli bir maddedir.

 Doğada en  nadir bulunan madenlerden birisi olan elmas, parlaklığı, renkleri ve çok nadir bulunuşu nedeni ile zenginlerin, kralların, sarayların, saraylıların; güç, ihtişam, zenginlik göstergesi olmuş, tarih boyunca en kıymetli mücevherlerden birisi sayılmıştır.  Elmasların kıymeti özellikle büyüklüğü, rengi kesimi ve berraklık ile ilgili olmuştur.  Pembe, menekşe rengi ve yeşil elmaslar çok makbul sayılmış,  Işığı kırma özelliğinin fazla olması ve beyaz ışığı renklere ayırma özelliği olması, onu en  değerli bir ziynet eşyası haline getirmiştir.

Elmas  bu yönleri ile  dünya ve Türk edebiyatında da adından çok söz ettirmiştir. Kıymetli bir taş olması,  çok nadir bulunması, sert maddelerin kesilmesi  veya yontulmasında kullanılması,  keskin kılıca,  keskin  hançere, bıçağa, dişlere,  sert çeliğe benzetilmesi,  özelliklerinin insana dair unsurlara da aktarılması elmasın gerçek, benzetme ve mecaz manalarda kullanımlarına  örnekler olmaktadır. Elmas en çok  Endonezya, Hindistan, Rusya, Güney Afrika, Güney Amerika ve de Avustralya da bulunmaktadır.

Değeri kıratla ölçülen elmasların  en değerlileri en yüksek kıratlara sahip olanlarıdır.  Günümüzde değeri yüz milyon dolara ulaşan elmaslar bulunmaktadır. En değerli elmaslardan bir tanesi de  Topkapı müzemizde bulunan Kaşıkçı elmasıdır.

Elmas,  edebiyatta  pek çok şeye benzetilirken benzetme yönleri genellikle, değerli oluşu, nadir bulunuşu, çok keskin ve sert olması, sert çeliğe  benzetilmesi yönlerindendir.

Afyon-ı hâl gerçi ki rûhun gıdasıdur

Elmâs-ı rîze-i müje göz tûtiyâsıdur        Şeyh Gâlib

 

Neşatiya yine elmas pare  her beytin

Dil i hasuda yeter  taze- zahm-ı pinhanı    Neşati

 

Çözünce düğme-i siminini ol pençe-i hurşid

Açıldı kufl-i elmas-ı der – gencine-i  mehtap      Sami

güzel  gümüşten düğmesini çözünce  mehtabın hazine kapısının çelik kilidi açıldı.

 

Pare-i elmastır seng-i fesanı neyler ol

Çarha çekme bir dahi  şmşir-i vâlâ gevheri     Nefi

Senin kılıcın   dalgalı sert  çelikten - elmas  parçalarından – yapılmıştır.  Bileği taşı 

kılıcına gerekmez. O eşsiz kılıcını bir daha bileği taşına çekme   

Verse tâb-ı ateşe  ger berk-i tığ ı terbiyet

Ma’deni elmas iderdi  tûde-i hakisteri           Nefi

 

Zahm- dilimiz suzen –i elmas ile diktin

Dil –i hasude yeter  taze zahm-ı pinhanı        Nazim

Gönül yaramızı çelik ile  diktin  Ey çarh senin bu zulmünden  ve hıyanetinden şikâyetçiyiz.

Elmas halk ve çağdaş şiirimizde de  benzer özellikleri ile kullanılmıştır.

Elmas yaşlar parlasaydı o gök-elâ gözünde,

Sanırdım ki yanağının güllerini dökecek,                 Mehmet Emin Yurdakul