Erken Kalkmak Fazileti
Erken yatıp erken kalkmak çok eskilerden beri Türklerin bir âdetidir. Bu nedenle gün doğmadan yataktan kalkmak bir fazilet gibi görülmüş, yatağında iken üzerine güneşin doğması ayıp, zararlı hatta dine mugayir bir davranış olarak görülmüştür. Erken kalkanın rızkını erken alacağı, günlük rızkın gün doğmadan evvel dağıtıldığından gün doğmadan uyanmayanların dağıtılan rızıklardan pay alamayacağı inancı Ahilerde de vardır. Bu nedenle sabah namazından hemen sonra iş yerini açmak âdeti ahilerde ve diğer esnaflarda gelenek halini almıştır. Geleneksel inançlara göre hareket eden esnafların sabah namazından hemen sonra dükkânlarına gelmeleri dükkânlarının içlerini ve çevrelerini temizlemeye başlamaları bu inançlar ve gelene kelerle ilgilidir
Bu düşünceyi ifade eden dilimizde çok sayıda deyim atasözü ve beyit bulunur. “ Erken evlenen döl, erken kalkan yol alır” , Erteye kalan arkaya kalır, Gün doğmadan neler doğar,
Ruhi sabah uykuda olanlar aç kalır.
Rızkın verir ibadına Mevla ale’s sabah Bağdatlı Ruhi
Tanla yatmak âdeti kuvvetsizin
Hem nişandır başı devletsizin İbn-i Kemal
Uğursuz sabah olurken yataktadır. Çünkü onun baş devletsizdir.
Gerçi subhun uykusu lezzetlidir.
Uyumaz ol ki başı devletlidir. Ebusuud Efendi
Osmanlı devletinde ahiler, işçiler, çalışanlar, yolcular tüccarlar vb ve devlet memurları sabah namazından hemen sonra işe başlar, mesaileri ilkindi vakitlerinde biterdi. Osmanlı devletinde saat sistemi Ezani veya gurubi olarak da tanımlanıyordu. Buna göre Güneşin batışı 12 olarak kabul ediliyor ve o anda yeni bir gün başlamış oluyordu. Bu sisteme ve mevsimsel duruma göre mesai başlama vakti güneşin doğuşundan veya sabah namazından bir veya birkaç saat sonra başlıyor Güneşin batmasına bir saat kala bitiyordu. Bu asistem Tanzimat ile değişmiş Batı’nın etkisiyle alafranga saat uygulamasına geçilmişti. Bu gelenek işi gücü olmayan aile bireylerine de yansımıştı.
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!