Bu durumda gel de şu fıkrayı aklına getirme:
Yaşlı ve kimi kimsesi olmayan bir bektaşi varmış. Çarşıdan geçerken esnaf kendisiyle dalga geçer, alay edip türlü hakaretlerde bulunurlarmış. Aralarında çelme takanlar, üstüne kirli su dökenler, çöp atanlar bile varmış. Zavallıcık bunlara ses çıkaramaz, her şeyi sineye çekmek durumunda kalır, gözyaşlarını zor tutarmış...
Günlerden bir gün Bektaşi dayanamamış, yüksekçe bir yere çıkıp “Eşekler!” diye var gücüyle bağırmış. Dükkan sahipleri ne var ne oluyor diye merakla ona bakmışlar. Bektaşi hepsini ayrı ayrı süzdükten sonra, “Amma da çokmuşsunuz ha!” demiş ve çekip gitmiş.
Ne dersiniz, bektaşi haklı mı?
ERHAN TIĞLI