Eşitlik  Derecesi

Fransızca:    degre de aquatif

İNGİLİZCE:    equative degree

Almanca  :     equative grade

Osmanlıca:     derece-i müsavat

Kelime türü:   İsim –-  Dilbilimde bir terim

TANIMLAR

Kavramların “gibi, kadar” edatları  ( ilgeçleri ) ile karşılaştırılıp eşit ölçüde gösterilmesine denir.

Gibi veya kadar ilgeçleriyle kavramların karşılaştırılıp eşit ölçüde gösterilmesi:”; [1]

Sıfat ve zarflar ile belirtilen kavramların kişilerde ve nesnelerde, nitelik ve nicelik bakımından eşit derecede bulunduğunu göstermek üzere başvurulan karşılaştırma yolu. 

O günlerde fırtına gibi gidiyordu

Ahmet kadar Ali de çalıştı;

Hasan kadar tembel bir adam yoktur.

Onun kadar saf bir kız zor bulunur

Dağ gibi adamı bir yumrukla yere serdi.

Türkiye Türkçesinde nitelik gösteren eşitlik derecesi için “gibi,”  nicelik «miktar» gösteren eşitlik derecesi için de “kadar” edatı  - ilgeci- kullanılır

O civarda Nalan kadar güzel bir kız görmemişti.

Asla onun gibi biri olamam.

Ali, Ayşe kadar işgüzar biri değildir.

Hiç kimse onun kadar cüretkâr olamaz

Türkçenin tarihî ve yaşayan bir kısım kollarında eşitlik derecesi için +ÇA eki ile teg, tek, dek edatları kullanılmıştır:

ET. kanıñ subça yügürti, süñüküñ tagça yattı «kanın su gibi aktı, kemiklerin dağlar kadar yığıldı». Çağ. tofragça «toprak gibi», Tkm., mençe «benim gibi»; Karh. yıgaç teg «agaç gibi, ağaç kadar» Çağ. anıñ dek «onun gibi» vb. [2]

 


[1] Prof. Dr. Vecihe Hatipoğlu, Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü, AÜ. DTCF Yayınları, Ank. 1982

[2] BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003