ESKİCİ HİKAYELERİ-HÜSNA

   Afganistan’da doğmuş. Bir buçuk sene kadar Türkiye’de kalmışlar. Babası iş bulamamış. 

   Bir küçük kardeşi daha var. O da Ankara doğumluymuş. Ankara’da bırakmışlar oyuncaklarını, ağırlık yapmasın  diye...   

   İsviçre’ye geleli bir ay bile olmamış. Şakır şakır Türkçe konuştu, “Ben babamdan daha iyi konuşuyorum Türkçe’yi” dedi bilmiş bilmiş.  

   Ana dili Farsça. Türkiye’de Türkçe öğrenmiş, İngilizcesi de varmış. Şimdi de Almanca öğreniyormuş. En büyük zevki, “Elif”i izlemekmiş. 

   Havalar soğudu. Oyuncak bebeği üşümesin diye tulum giydirdik beraber. 

   “İsminin anlamını biliyor musun?” dedim. “Güzellik” dedi.  

   Allah korusun Güzellik... Allah senin de ailenin de yardımcısı olsun. Dilerim baban, hemencecik iş bulsun.