Renkleri öğüttüm yoksa avuttum mu demeliydim?
Ya, çöken avurtlarında mevsimin yoksa cingöz bir âşık mıydı ederim?
Ve de muadilim…
Ne hazanım ne hüzün.
Ne varım ne yok.
Sevdalı bir menkıbeyim ben, miadı dolan değil asla miladi takvimin kopan yapraklarından savrulan rüzgâr hiç değil:
Çünkü ben rüzgârın, evet, rüzgârın ta kendisi ve efendisiyim.
Sözcüklerim var benim toz tutmamış
Ve bir yüreğim var ki:
Tozu dumana katıp da severim…
Eserim de:
Gürleyen sesim
Güme gitmiş addedilse ne ki ömrüm?
Ne hicap saklıdır içimde
Ne de hacizlidir benim düşlerim ve sınırsız sevgim.
Rengin de hasıyım:
Hem beyazım hem pembe.
Kükreyen aslanın midesinde
Saklı olsa da lokma
Ve kim sayarsa lokmamı
Gözü çıksın,
Bile demeden
Sadece yürürüm yolumda
Bir Allah’ın kuluna da meyletmeden.
Rabbimdir Sırdaşım ve Vekilim:
Rabbimdir beni koruyan ve esirgeyen
Kimseye de minnet etmem
Muadilim de yoktur benim
Zaten aramam ve kimselere öykünmem
Öldüremedikleri neşem
Övündüğüm kadar saklı olduğum kıblem
Hem mirasım babadan, atadan
Yadigâr kalanlara da kanat gerdiğim
Elbet aşikâr
Amma öncesinde neylerse Rabbim
Elbet güzel eyler
O’dur
Fıtratımı yaratan ve koruyan
Afiyetteyim de hiç olmadığım kadar
Kimmiş kim bana çemkiren bacak kadar boyuyla
Oramdan buramdan çekiştiren?
Korkmadığım kadar bir Allah’ın kulundan
Korkarım da Rabbimin sert esen rüzgârından
Özüm
Sözüm bir madem
Layıkıyla kul olmaktır Rabbime, tek gayem
Ne çekiştiririm onu bunu
Ne de göz süzerim
Ne de laf sokarım
Umurumda olmadığı kadar kâfirin yalancı sitemkâr ruhu
Edebimle taşı da sökerim dibinden
Şükrettiğim ve sabrımı katık ettiğim
Latif hayata kıdem belirlediğidir aşikâr Rabbimin
Ne makamda vardır gözüm
Kim yerin dibine soksa da esirgemediğim sözüm
Elbet O’dur sadece O; hesap verdiğim hep de vereceğim
Ne tavus kuşuyum ne kukumav
İdrakimle
İtibarımla
Konuşurken de seçtiğim lafımla
Esen rüzgârla yarışım
Aslında kendimi aşabildiğim kadar aşinayım
Yeri geldi mi düştüğüm
Ama düştüğüm kadar kalkmayı bildiğim
Elbet el verendir yüce Mevla
Aşina olduğum ulu ve ulvi olan İlahi Aşka
Şahikanın kanadında bir benek
Evrende gezinen bir asalet
Giydiğim odur ki: ezelden
Hamt ettiğim dünyam ve koca âlem
Aşkın rüzgârında tutuşan
Şafağı atsa bile ansızın yumuşayan
Aşka itibar
Hüzün olsa bile isyan etmediğim kadar
Sabrımı katık
Andıma sadık
Kökümle özleşen mealim nasıl ki katıksız ve kasıtsız
Ey, aşk!
Sensin sen rüzgârım
Ey, latif kâinat
Ve sen Rabbim yoktan var edene duyduğum o haşmetli itikat.
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!