EY İNSAN Bilesiniz ki düşüncelerle pek işim yoktur benim. Kesif yapmacıksız, ifade gücü hatırı sayılır, kalbi temiz, eleştirilmiş insanı andıran iletişim araçlarını yeğlerim. Yani herkesin farkındalık yaratabileceği aynı dilde gülümsemesi, ortak dileğimizde, esrarengiz sırları konuşmayı severim; ayrıca insanı da çabuk tanırım. Kısacası, kısa keseceğim. Şimdi… Bizi bugünlere getiren uzun geçmişin, kısa geleceğin, engebeli zamanların sonunda, hayattaki derin, sakin, katı şeyler, hayattaki akışkan, kaygan, değişken şeyler, hayattaki terk, göç ve devr eden şeyler, hayattaki yakan, yıkan, yok eden şeyler… Hayatta, varlıklarıyla değil yokluklarıyla bizi etkileyen şeylerin sonunda. Karşımız çıkan nice engebeyi. Bugün endişeli kırık kemik parmaklıkların buhrana bulanan perdelenmiş gözlerinden süzülen siyah sünnete şahit olarak bu kutlu günlere ulaştık. Nihayet, en nihayet insanın sahtesiyle hakikisi birbirinden ayrıldı. Sahtesini de en ivedi zaman diliminde hakiki kılacağız, iyi eğitilmiş, bilinçli, tahammül edilebilir, ayarı yerinde, helal süt emmiş ve insanlık sorunu olmayan bir insan için herkese adaletli davranacağız. Çoğunluğun kanunları uyarınca yüksek yoğunluklu, şeffaf ve çözümlenebilir demokrasiden örgütlü şiddet(katliam, cinayet) hegemonyasına geçmiş tanıklarız. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Durumdan hoşnut olmayanlar birbirimizi eleştirmeyelim, incitmeyelim-kendi hassasiyetleri uğruna, faili meçhul olmamaları bakımından,-zannımca bizim için bir sakıncası görülmemekle beraber-terki diyar eylemeleri peşinen rica ve tavsiye edilir. Şimdi zaman, bizim zamanımız. Karanlığın en koyu anında şafak belirdi. Anlamlı vatanın verimli kelimelerinden doğan evlatları-o evlatlar ki her biri bir dünyaya bedeldir/hediyedir. Yekvücut, tek vücut, tek zihin olmuş, sarsılmaz bir kitle ruhu ve karlı kalemleri titreten adımlarıyla, korkusuz cengâver yürekleri, ifade gücü yüksek elleri-dünya kıyameti görene dek,’’gel de kendini kat bana’’der, o eller ki kararlı, istikrarlı, sarsılmaz kalemiyle. Namluları yârin beli gibi iffetle kavramış-gözleri yüzyılları birbirine katmış, gelecekten zaman satın almak için ilerlemektedir. O gelecek ki, bekleşirken… Neyse toparlayamadım fakat gerekirse geleceği bile değiştiririz. Geçmişte yaptıklarımız, gelecekte yapacaklarımızın teminatıdır. Ey iyi insan! Kendine gelmiş, ideal insan, bir örnek insan! Dört yanı kurbağalarla çevrili-o kurbağalar ki su uyurken bile uyumaz-bu vatanın, her umudunu kahramanlarla, Büyük Adam’larla, fikirler, abideler, manalı sözler, karanlıkta gecenin ormanlarında yürüyen simgelerle donatacağız. Manevi sefaletin, ahlaki düşkünlüğün, kötü alışkanlıkların, yabancılaşmanın, yalnızlaşmanın, sürüden ayrılmayı akıl karı sayanların, zorunlu olarak parçası oldukları toplumu benimsemeyenlerin, sistemi içeriden sabote eden hainlerin, sapkınların, inançsızların… Yani onlara hatırlatacağız. Temizlik, imandan gelir. Ey, insan! Dilersiniz ki yasaların fıkhında herkesin boynu kıldan incedir, adildir ve bu gecede bundan gayrı gece kanunu yürülüktedir. Umut her insanın hakkı, insanlık görevidir. Umut etmek istemeyenler önce uyanıp, sonra korkacaklardır, çünkü umut etmek inanmadan olmaz. Her insan farklılığıyla kendini ifade ayrıcalığına sahiptir, dileyen istediği vakit umut edebilir. Her birey kendisine ifşa edilen sırrı bilme hakkına sahiptir. Her insan pes etme ve çözülme inisiyatifine sahiptir. Yerli bir düşünürün tespit ettiği gibi(bizi biz yapan bizden olmayandır): İfadelerinize katılmıyorum fakat ifade etmek için size bir itirazım yok diyebilirsiniz. İhtiyaçlar belirlendiğinde ve eksiklikler saklı kalmak koşuluyla, isteyen istediğini ifade edebilir. Kendisinden olmayan kimlik dışında, başka herhangi bir karaktere, yeni bir dile ihtiyaç duyanlar, iki gülen fotoğraf ve anarşiye eğilim durumu olmadığına dair psikolog raporuyla başvurabilir. Ey insan! Geleneklerine bağlı topraktan kopmamış, ulaşmak istediği hedefe her yeni günü bir şans olarak kullanan, geçmişiyle çatışması olmayan, işini aşkla yapan, tek sözüyle dünyayı durduran ve dünyanın geriye kalan insanlarına umudu öğretmek için uyanan insan! Dünyanın bütün insanlarıyla aynı dilde gülümsemek için… Umut bizim,gece bizim,zaman bizim!