Ezgi

Ezgi   Antik Yunancadan diğer dünya dillerine geçen melodi sözcüğünün eş anlamlısı olan Türkçe asıllı bir kelimedir.  Ezgi kelimesi,  Türkçedeki Ez-, ezil- mek köküne  gelen fiillerden araç gereç ve sıfatlar türeten “ kı- gi- -gı,-gi"  yapım eki ile türetilmiştir.

Ezgi kelimesinin  sözlüklerdeki anlamı:

1. Belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi, nağme, melodi; gidiş, yol, tarz, tempo.

2. Bir müzik parçasında baştan sona değin belirli yerlerde yinelenen ses dizisi; üzüntü, sıkıntı.

3. Kulağa hoş gelen ses ya da söz dizisi; ses tonu, vurgu, ses perdesinin oluşturduğu söyleyiş örüntüsü şeklindedir.

Melodi kelimesi  ise  Antik Yunancadaki “meloidaa” sözcüğünden gelir.   Melodia sözcüğü  Antik Yunanca da ses dizisi anlamına gelmektedir.  Bu anlamı ile   çağımızda belli bir duyguyu yansıtması için yan yana getirilen notalar dizisine melodi denmiştir

Melodi ve  Türkçedeki karşılığı olan ezgi  müzikal eserlerdeki notlar dizisidir.  Fakat  müzikteki  bu notalar dizisine sözler  de eşlik edebilmektedir.  Nitekim Türk Halk  Türküleri  ve müziği de bu şekilde oluşmuştur. Ancak ezgiyi oluşturan notalar dizisi  ile bu notlara uygun söylenen sözler  bir birlerinden bağımsızdır.  Nitekim aynı ezgi ile farklı söz dizileri de söylenebilir.

Ezgi kelimesi TDK tarafından  melodi kelimesine karşılık olarak üretilirken  Türk Halk  Müziğinin  ortaya çıkışındaki  vesilelerden yola çıkılarak üretildiği kuşkusuzdur. Ezilmek  ve ezmek kökünden türeyen ezgi kelimesinin melodiyi karşılayabilmesinin mantığı halk müziğimizin ağıtları,  türküleri ve koşmaları ile ilgilidir.  Türk halk Müziğindeki melodileri oluşturan esas sebepler  doğal yollarla oluşan aşırı duygu patlamaları, gönül eziklikleri  ve duygusal ezilmeler sonudur.  Kelimenin kökündeki ezilmek anmalı o bakımdan  melodi kelimesinin yerini kolayca tutabilmiştir.

“Türk Halk Müziğini zengin kılan en önemli özelliği, üslup ya da tavır özelliğidir. Türkünün sesleri kadar, onun söyleniş biçimini belirleyen bu özellikler de önemli rol oynamaktadır. İşte bu özellikler, yöre yöre değişen karakteristik özellikleri belirler. Bazı ezgi ve üslupların çok kesin bir şekilde belli yörelere ait oldukları anlaşılmıştır.”   ( Armağan Coşkun ELÇİ, TÜRK HALK MÜZİĞİ'NİN YAPISI,

“Türk Halk Müziği ezgileri yapı bakımımdan uzun hava ve kırık hava olmak üzere ikiye ayrılır. Kırık hava; belirli bir dizisi olan ve bu dizi içerisinde belirli bir usulle seyreden ezgileridir. Kırık havalar, anlatım ve söyleniş biçimi gibi çeşitli unsurlara göre ''zeybek'', ''bengi'', ''güvende'', ''bar'', ''horon'' gibi değişik isimler alırlar. Uzun hava; belirli bir dizisi olan ve bu dizi içerisinde belirli seyri bulunup, serbest bir ağızla söylenen ezgileridir.”  ( Armağan Coşkun ELÇİ, TÜRK HALK MÜZİĞİ'NİN YAPISI,)