Ezkar Okumak -Evrad u ezkar
Ezkar, zikr sözcüğünden gelir. Zikr veya zikretmek zihinde tutmak, hatırlamak, anmak manalarındadır. Ezkar ise zikrin -cemi - çoğuludur. Yani ezkar Allahın adlarını veya kuranda geçen bir ayeti vb yüzlerce kere tekrar etmek, söylemek anlamına gelir.
Ezkar çekmek de, Kur’anı veya Allah’ı anmak, Allah’ı ve kuranı anmaya vird- alışkanlık haline getirmek manalarındadır.
Bu anlamları sebebi ile zikr, ezkar, vird, evrad arasında anlamca alakalar vardır. ( bkz Evrâd ( Vird ) )) Evrad vird kelimesinin çoğuludur. Kur’an-ı Kerim tilaveti, dualar ve zikirlerin bir tertiple düzenli aralıklarla tekrarlanmasına "vird" denilmiştir. Zikir sahiplerinin nafile ibadetlerini, zikretmelerini ibadet yapmak amacıyla değil bir alışkanlık hatta doğal refleks haline getirmelerine vird denir. Tarikatlarda “Evrâd u Ezkâr kalp ve ruhun cilâsı “ olarak görülmüş, “zikirden gafil olup ne kadar ondan uzak durulursa Allah-u Teâlâ’dan da o kadar uzakta durulur “ diye düşünülmüş bu nedenlerle de zikretmek müminlerin vazifelerinden sayılmıştır.
Bu nedenle ezkar çekmeyi: İbadete ayrılan vakit, Kur’ ân'dan bir cüzün, Allahın adlarından birisini ya da bir kaçını; veya “Sübhânallâhi vebihamdihi sübhanallahilazim”, ” Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” gibi sözlerin, her gün rutin olarak okunması veya zikr edilmesidir. Zikir çekme zaman, mekân ve pozisyon ayırımı yapılmadan her yerde ve her zamanda yapılması uygun görülmüş, cephede, ölüm yatağında dahi günlük evrâdı terk edilmemesi önerilmiştir.
Kurtulmağa girdab-ı hatalardan zikr et
Lâ havle velâ kuvvete illâ billah
A.Talat Onay, ezkar okumak ile ilgili eski bir adeti bizlere aktarmaktadır: “Eski mekteplerde ve medreselerde çocuklara bazı kelimler veya ilahiler, münacatlar, dualar öğretirler, azadlarda, alaylarda hep bir ağızdan okuturlar, bitince de hep bir ağızdan âmin diye bağırırlardı. “[1]
Gülü geh daire, geh levha-i talim eyler
Tıfl iken bâdı seher bülbüle ezkar okutur. Naili
Seher yeli, gülü gahi def gibi, gahi meşk defteri gibi, gahi yazı tahtası gibi tutup, yavru bülbüle ezkar ilahi okutur.
Cihât-ı sittede tâ çâr yârun hüsn-i ezkârı.
Ola sârî mevâlîd-i selâs u çâr erkâna. Sünbülzâde Vehbi
Ezkâr-ı İlâhî ile dil bulsa halâvet.
Tevhîd ile tasdîk ile imân bize besdir Alvarlı Efe
Bu kıldığın zarın nedir,
İnler durursun ruz u şeb,
Evrad u ezkarın nedir. ALI HILMI DEDE
Mutrib-i bezm – i baharı gülden edip daire
Andelipe her seher, her şeb ser- ağaz öğretir. Şeyhülislam Yahya
Kaynakça
[1] A.Talat Onay , Eski Edebiyatta Mazmunlar, MEB, shf 224
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!