Felahân Nedir Seng-i Felahân İri taş Sapanı
Osmanlıca yazılışı : فلاخن - felahan
Osmanlıca sözlüklerdeki anlamları : “ taş atmıya mahsus âlet, sapan. Seng-i felâhan : Sapan. Taş atmaya mahsus alet.” Şekillerindedir. [1]
Felhan sözcüğü günümüzde sapan taşı olarak bilinen sözcüğün eski dildeki karşılığıdır. Bilindiği gibi sapan taş atan bir alettir fakat felahanlar onun büyüğü olmaktadır ve savaşlarda iri taşları fırlatmak için kullanılmıştır.
Fakat felehan ile günümüzde kuş avlamak veya uzağa küçük bir taşı atmak için kullanılan sapan denilen aletle aynı alet değildir. Sapan İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracıdır.
Günümüzde sapanlar Y harfi şeklindeki bir nesnenin her iki ucuna bağlanan bir lastik veya esneyip uzama kabiliyetine sahip sert kauçuk vb gibi iki elastiki parçanın meşin bir uca bağlanması, içine konulan küçük bir taşın elastiki kollarının gerdirilip uzağa atılmasına dayanır. Fakat eski devirlerdeki sapanlar bu şekilde çalışmayan, iri ve öldürücü taşların da atılabilensine olanak veren günümüzdekilerden farklı bir yöntem ve gereçlerle yapılmış olan sapanlardır.
Felehanlar el ortası büyüklüğündeki meşin bir parçanın iki tarafı da kalın iplerle bağlanmış avuç sapanlarıdır. Meşin ortasına iri bir taş koyup iki ipin uçundan tutarak havada daireler çizdirilip hız kazandırılır: Daha sonra meşindeki taş gitmesi istenilen istikamete ayarlanıp fırlatılır. Bu aletler eski devirlerde savaşlarda kullanılmış, düşman askerlerine uzaktan taş atma silahı olarak işlev görmüşlerdir.
Eski devrin askeri hayatında önemli olabilecek gereçlerden biri olan felehan, şiirimizde ve hikâyelerimizde karşımıza çıkan eski devirlere ait araç ve gereçlerden birisi olmaktadır.
Sahn-ı çemende şöyle kırıldı züccac-ı yah
Seng-i felehan urdu meğer ona laleler Baki
Seng-i felehan ursa bana dest-i rüzgar
Kandil-i afitap –ı münevver şikest olur. Baki
Bri gonca idi gülbin içre
Halk anı kodu felahun içre Enderunlu Fazıl [2]
Kıl hâne-i dehri cevr ile çeşmime denk
Yağdır başıma felâhan-ı gamdan senk (Azmîzâde Hâletî).
Bu sergerdanlığa âzâdelik elbette der-peydir
Nedîmâ seyr kıl bu nükteyi seng-i felâhanda (Nedim).
KAYNAKÇA
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!