Bu Eser 03.09.2013 Tarihinde Günün Şiiri Seçilmiştir

Yaptığı iş

Küçük şeylerden olup ta

Büyük işten sayılan

Bir kral varmış

 

Kral mı kralmış

Ahkamı ahkam

Makamı makam

Perdesi perde

Yediği tazeymiş

 

İki bin on üçe göre

Bin dört yüz yıl öncesi geri

Desek te asrı saadet

Muhteşem etsek te

Ne yapsak ta olamaz ki ileri

 

Saçarsın saçılırsın öte beri

Düzen tutmadı dersin çeri

Ne kadar ayar etsen

Ayarın bin dört yüz yıl geri

 

Kralı bol bir ülke düşünün

İki de bir de yaptığı iş

Halin icabı  şartları olup

Gerektirmesinden değil de

Başka başkalıkları görmeyip

"İnancımın sözü

Niye muteber olmuyor" diye!

Vatandaşına kendisini önerten

Söyleyip kendisi dinleyip, yöneten

Bin dört yüz yıl geride kalıp

Bin dört yüz yıl önceyle ülkeyi gönenten olsun

 

Kralı bol bir ülke düşünün

İki de bir de yaptığı işler

Hani kullanımı olup

Üretip tüketilişle paylaşımı olsa

Bir anlamı şifa kabul edilir

Dili yabancı

Kültürü yabancı

Dini, din geleneği yabancı

Bu nedenle anlayamaz

Bu nedenle anlaşılmaz yapılıp

Üzerinde düşünme

Fikir üretilemezle kılındı sabancı

 

Kralı bol memleketin

Kralı ne ki

Yetişmiş olanı

Düşüncesiyle aydınlığıyla

Yetişenden mamul

Öğleye kadar oruçlu

Öğleyin bozuldu

Günah oldu mu?

Düzeyli yanıtıyla tahammül

Kabili kalabalıkla yorumcuları

Cehlin üzerini örtmenin

Zahmetine ayak dövüşüyle tabancı

 

Cahil, cehlin üzerini örterse

Değil bin dört yüz senede

Bir bin dört yüz yıl daha uyanmaz

 

Masal bu ya

Ülkede tavuklar tabanca  

Tabancalar tavukmuşlar  

 

Bugün dünden de çok uzak

Bilin ve inanın ki çocuklar

Elinizdeki yarın

Bağırda tutulan kucak

 

Boşuna beklemeyin

Bir daha gelmeyecek

Kemal de olsa

Mustafa da olsa adı

İlim ve irfan olmadıkça

Kafalarınızın soyadı

 

Hiç rahmet okunmaz

Babadan

Rahmet okunsun diye

Böylesine bir çabadan

Sadırı ifsatla kralın

Tek meziyeti

Yapacağı olur eziyeti.

 

Kralın haşmeti

Haşemasına vurmuştu.

Haşmeti haşema kadardı

Haşeması da kral kadar.

 

Söylemiyle dili

Heşema boyu kadar uzun

Söylediği de haşemayımış

Kırk lafı varsa

Kırkı da haşema üstüne.

 

Haşemayıla gezer

Haşemayıla yatar

Haşemayıla kalkar

Haşemayıla suya batarmış

Ne var ki

Haşema da boyunu örtmez

Hep bir yerleri çıplak kalırmış

 

Demi devran sürerken değil de

Tek kendisinden hünerle baba kral

Sanırmış ki krallığı tekmiş

Halk baba kraldan çok çekmiş

 

Memleketimin işsizi kalmasın

İş diye kapımı çalmasın

Bir yenilik bir atılım olsun

Vatandaşlarım iş bulsun

Deyip, fermanı buyurmuş

İlanen de bunu duyurmuş

-Her ölüsü olan

Ölüyü gömene kadar

Yanına bir işçi alsın, demiş

Böyleydi tarihe düştüğü hamiş

 

Başlamış tellallar sağdan soldan

-Ölüler bacadan çıkarılacak

Bir omuzdan bir omuza

Hep bir, bir koldan olacak, demiş

 

Halk ta “mırın demiş, kırın demiş

Fısın demiş, mısın demiş”

Derman el birliğindeyken

Çaresiz bu fermanla hederlermiş

 

Gün gelir babadan baba olan

Haşmetmeap gider bir top bez ile

Baba krala

-Bu usulle olmaz, denirken kaç kezine

Bilmezliğiyle reva ivediliğiyle tezine

Olan babanın

Halk “ölüsüne rahmet” demiyordu

İçinde söverken gezine gezine

 

Veliahdın içine oturmuş hamurdan çörek

Bakalım devran ne işler, hele bir görek

 

Yeni kral işe zamla başlamış benzine

Sarkık, renk dahi gelmez, bet benzine

 

Yazarken kaderini

Bilmez gibi hederini

Çivi çiviyi söker

Laf ola beri gele dil büker

İki gömlekle anlı turalı

Budur demiş bu işin kuralı

 

Gaddarın en iyi bildiği şey

Kin tutmakmış

Görmezmiş ki

Krallık, zaten halkına zahmet

İnattan amacı

Diletmekmiş “babasına rahmet"

 

-Budaklı sopa olmalı elinde dölünün

Bacadan çıkartılacak her ölünün

Münasip yerine

Gerine gerine

Kazık çakılacak demiş

 

Halk şaşkın

Halk duyguyla taşkın

Şimdi iyiyi kötüden seçmekle baskın

Demişler:

-Rahmetli babası hinlikte alimdi

Sadece ölüleri bacada çıkartır zalimdi!

Tamam, rahmetli babası çok kötüydü

Hiç olmazsa selamette olan ölünün hötüydü

 

O bir hali yoktan Oğan!

Ardılları borç ve kin ile doğan

 

05.08.2013

 

 

Tura: daimi olan, kalıcı olan/ tuğra/ ucu düğümlü ip ya da mendille, vurmalı oyun/ madeni paranın resimli yüzü

Oğan: var eden, Rab

Sadır: Belirme, ortaya çıkma. Sadırı ifsat, bozmakla ortaya çıkmak. Zaten niyetçe bozuk olan