GEÇ KALMADAN İNSANLIK EL ELE VERMELİ
Sahip olduğumuz en değerli şey sağlığımızdır. Kendimizi iyi hissetmemiz ve sevdiklerimizi iyi görmek en büyük mutluluk kaynağımızdır. Kendimizi güvende hissetmek ve huzurlu bir yaşam sürebilmek hepimizin ortak dileğidir. Mutluluk ve huzur, insanlığın ortak hedefi ve idealidir; evrensel bir değer taşır.
Sevdiklerimizin yüzü güldümü biz de güleriz. Bizim yüzümüz güldüğünde onların da yüzü güler. Olumsuz durumlar yaşandığında da benzer duygular içerisinde oluruz. Mutluluğumuz da mutsuzluğumuz da birbirine bağlıdır. Aramızdaki kan bağı duygularımıza da yansır. Her yeni güne onlarla uyanmak ve güne birlikte veda etmek ister; hep yanımızda, hayatımızda olsunlar isteriz. Sevdiklerimiz bizim için her zaman çok değerlidir. Hayatımız onlarla güzel bir anlam taşır. Tabii bu durumun da her şeyde olduğu gibi istisnaları vardır ve olacaktır da. Herkes aynı ölçüde bağlı değildir sevdiklerine. İnanması zor olsa da öyle. Ne acı bir gerçektir ki sevdiklerinin canına kastedenler de oluyor. Üçüncü sayfa haberlerinde okuyor ve televizyonlarda izliyoruz.
Kanımızı donduran, bizi hayrete düşüren, öfkelendiren ve kara kara düşündüren aile faciaları yaşanıyor. Bir yandan toplumsal hayattaki acı olaylar, bir yandan savaşlar ve terörün yok ettiği hayatlar. Acı üstüne acı yaşanıyor. "Neler oluyor bize; insanlık nereye gidiyor" diyoruz. Savaşlar, terör saldırıları, açlık, çıkar kavgaları, psikolojik bozukluklar... Adeta bir cinnet hâli. İnsana şiddet, kadına, çocuğa şiddet; cinayetler ve daha birçok acıklı olayı o kadar sık duyuyoruz ki! Bazen duymaya alışmış bir hale geliyoruz. En tehlikelisi de bu ya zaten. Kanıksamış olma hali. Çözümsüzlük ve çaresizlik duygusuna kapılmak ve umutsuzluk...
Geç kalmadan kurtarmalıyız kendimizi bu kanıksama hâlinden. Tepki vermeliyiz. Etkili çözüm önerileri ortaya koymalıyız. Toplum, sivil toplum kuruluşları ve yetkililer karşı durmalı alıp başını giden bu kötü gelişmelere. Kadınları, çocukları, savunmasız ve çaresiz olanları korumalıyız. Kısaca, birbirimize sahip çıkmalıyız. Her türlü şiddetin, insana, hayvana ve sahip olduğumuz her ne varsa, birbirimizin can güvenliği için mücadele etmeliyiz.
Kanunlarla, ciddi ve yaygın bir eğitim anlayışıyla, insanca politikalarla, aydınlanmayla ve en önemlisi de insanca davranışları hakim kılmakla... Hep birlikte insanca davranmanın güzelliklerine vurgu yaparak ve insanlığımızı hatırlatarak uçurumun eşiğinden el ele dönmeliyiz. Geç kalmadan, toplum ve insanlık olarak kötülüklerin karşısında durma kararlılığını gösterelim. Geç kalmadan insanlık uyanmalı ve vicdanlar harekete geçmeli. Geç kalmadan!..
27.11.2017
Sahip olduğumuz en değerli şey sağlığımızdır. Kendimizi iyi hissetmemiz ve sevdiklerimizi iyi görmek en büyük mutluluk kaynağımızdır. Kendimizi güvende hissetmek ve huzurlu bir yaşam sürebilmek hepimizin ortak dileğidir. Mutluluk ve huzur, insanlığın ortak hedefi ve idealidir; evrensel bir değer taşır.
Sevdiklerimizin yüzü güldümü biz de güleriz. Bizim yüzümüz güldüğünde onların da yüzü güler. Olumsuz durumlar yaşandığında da benzer duygular içerisinde oluruz. Mutluluğumuz da mutsuzluğumuz da birbirine bağlıdır. Aramızdaki kan bağı duygularımıza da yansır. Her yeni güne onlarla uyanmak ve güne birlikte veda etmek ister; hep yanımızda, hayatımızda olsunlar isteriz. Sevdiklerimiz bizim için her zaman çok değerlidir. Hayatımız onlarla güzel bir anlam taşır. Tabii bu durumun da her şeyde olduğu gibi istisnaları vardır ve olacaktır da. Herkes aynı ölçüde bağlı değildir sevdiklerine. İnanması zor olsa da öyle. Ne acı bir gerçektir ki sevdiklerinin canına kastedenler de oluyor. Üçüncü sayfa haberlerinde okuyor ve televizyonlarda izliyoruz.
Kanımızı donduran, bizi hayrete düşüren, öfkelendiren ve kara kara düşündüren aile faciaları yaşanıyor. Bir yandan toplumsal hayattaki acı olaylar, bir yandan savaşlar ve terörün yok ettiği hayatlar. Acı üstüne acı yaşanıyor. "Neler oluyor bize; insanlık nereye gidiyor" diyoruz. Savaşlar, terör saldırıları, açlık, çıkar kavgaları, psikolojik bozukluklar... Adeta bir cinnet hâli. İnsana şiddet, kadına, çocuğa şiddet; cinayetler ve daha birçok acıklı olayı o kadar sık duyuyoruz ki! Bazen duymaya alışmış bir hale geliyoruz. En tehlikelisi de bu ya zaten. Kanıksamış olma hali. Çözümsüzlük ve çaresizlik duygusuna kapılmak ve umutsuzluk...
Geç kalmadan kurtarmalıyız kendimizi bu kanıksama hâlinden. Tepki vermeliyiz. Etkili çözüm önerileri ortaya koymalıyız. Toplum, sivil toplum kuruluşları ve yetkililer karşı durmalı alıp başını giden bu kötü gelişmelere. Kadınları, çocukları, savunmasız ve çaresiz olanları korumalıyız. Kısaca, birbirimize sahip çıkmalıyız. Her türlü şiddetin, insana, hayvana ve sahip olduğumuz her ne varsa, birbirimizin can güvenliği için mücadele etmeliyiz.
Kanunlarla, ciddi ve yaygın bir eğitim anlayışıyla, insanca politikalarla, aydınlanmayla ve en önemlisi de insanca davranışları hakim kılmakla... Hep birlikte insanca davranmanın güzelliklerine vurgu yaparak ve insanlığımızı hatırlatarak uçurumun eşiğinden el ele dönmeliyiz. Geç kalmadan, toplum ve insanlık olarak kötülüklerin karşısında durma kararlılığını gösterelim. Geç kalmadan insanlık uyanmalı ve vicdanlar harekete geçmeli. Geç kalmadan!..
27.11.2017