

ROMANIN BASIMI YAZIMI KONUSU TEZİ YAZARI HAKKINDA
Louis-Ferdinand Destouches veya Louis-Ferdinand Céline, çağdaş Fransız edebiyatının en çok tanınan yazarlarından biridir. Özellikle I. Dünya savaşında kendi gözlemlerini dile getiren “Gecenin Sonuna Yolculuk “” adlı romanı ile tanınmış, bu romandaki anlatım tarzı ve çarpıcı görüşleri ile Fransız ve Dünya edebiyatının en mühim ve en etkili romancılarından birisi olmayı başarmıştır.
Yazar bu romanının 1931’de bitirmiş bir çok yayıncı tarafından reddedilen eser Denoël et Steele tarafından kabul edilmiş ve Ekim 1932'de yayımlanmıştır.
Onu Dünya edebiyatın en önemli isimlerinden birsi haline getiren Gecenin Sonuna Yolculuk adlı kitabı Le Monde 'un Yüzyılın 100 Kitabı listesi'nde de 6. Sıradadır. [1] 37 dile çevrilmiş olan roman edebi dili kullanmayı reddeden, sokakta konuşulan dili taklit eden argo ile bezenmiş, cümle bilgisi kurallarını hiçe sayan baştan sona konuşma diline dayalı üslubu ile dikkat çekmiştir. Roman savaş, kapitalizm, sömürgecilik ve idealizm karşıtı düşünceleri, [2]vatan için ölmek, toprak için kanının dökmek gibi yerleşik idealleri reddetmek yolundaki vurguları ile dalgalandırıcı bir etki de yaratmıştır.
Sıradan insanların sokakta konuştuğu argolu, küfürlü, cümle kurma kaidelerine aldırmayan basit konuşma dilini kullanmamanın rahatlığı içinde yazılan roman konuşulan dilin kullanma gerekçesini rahatlama değil, sadece bir rahatlama olarak kabul etmiştir.
Roman, yazarın bizzat yaşadığı deneyimlerin romanın temel karakteri Ferdinand Bardamu vasıtası anlattırılmasına dayanır. Başka bir deyişle romanın ana karakteri olan Ferdinand Bardamu, romanın yazarı Ferdinand Céline’nin romandaki dublörüdür. Bardamu, yazar kendi deneyimleri hatta soyadı farkı ile bizzat kendisidir. Ölüm ve deliliğin her an ortaya çıkmaya ve her an saldırmaya hazır olduğu bu yolculukta yazarın özgeçmişlerinin ve deneyimlerinin sözcüsü olan Ferdinand Bardamu yazarın kendi öz geçmişinde yaşadıklarını bu romanda yaşamış, romanın kahramanı tıpkı romanın yazarı Celine gibi asker ve doktor olarak asla geri dönmeyeceğin bu yolculuğa çıkmıştır.
Louis-Ferdinand Celine, I. Dünya Savaşından iki sene önce, 1912 senesinde ailesine kızarak Fransız ordusunun 12. Zırhlı Süvari Alayına yazılmış, [3]1914’teki Birinci Dünya Savaşı'na da katılmıştır. Romanın ana kahramanı olan ve dünyanın saçmalığını ortaya çıkaran Berdamu bu nedenlerle bizzat yazarın sözcülüğünü yapan ve romanda yazarın kendisinin yerine koyduğu bir karakterdir. Savaşı “delilik ve uluslararası bir mezbaha” olarak tanımlayan Berdamu yazarın kendisi ve yazarın düşüncelerinin sözcüsüdür.
Louis Ferdinand Céline (Destouches) bu romanında, insan ilişkilerinin, askeri hiyerarşilerin aptalca uygulamalarını, çarpık değerleri, korkaklığı, gurur ve kibirin saçmalığını, inançları, öğretileri sorgulamış; savaşın bir çeşit insan mezbahası yaratmak olduğunu ,"vatan için kanını dökmek" düşüncelerinin saçmalığını, askerlerin kafalarının böyle şeyler ile doldurularak insanların köleleştirildiğini vb anlatmaktadır.
“Gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken, boynumuza parmaklarını geçiren, ısıran, tüküren, hırlayan, ölesiye korkan ve korkutan. Yani yaşayan. Bir kıpırdanma başladı bile, parmaklarımızın ucunda, gözeneklerimizden içeri sızan bir şey var. Böyle bir yüzleşmeye katlanabilecek mi insan?.”
ROMANIN KONULARI
Savaşanların ne için savaştığını sorgulayan yazar ; "Hafızama bakarken, Almanlara hiçbir şey yapmadım. Onlara karşı her zaman çok kibar ve kibar davrandım. " gibi cümleleri ile savaşların ironisini de ortaya koymaya çalışmış, bu romanında yer yer kara mizah da yapmıştır.
Roman, erkeklerin metafiziksel dolaşmasını, varoluşun saçmalığını ve erkeklerin delilik kurban olmalarını kınamak için yazılmış, idealizmin reddetmiş, sömürgeciliği "savaşla aynı türde bir kötülük" olarak vurgulamış, hiyerarşik bir sistemin saçmalığını ortaya koymaya çalışmış, vatan (veya milliyetçilik ) gibi bir çok düşüncenin yanlış ve boş değerler olduğunu ortaya koymaya gayret etmiştir.
ROMANIN ANA FİKRİ
İnsanlar için hiçbir yerde rahatlık yoktur. Ülkeler ve yanlış değerler insanların kafasını insanları raht ettirmeyecek anlamsız ve boş şeylerle doldurmuştur. Hayat, kafaları boş idealler, şartlandırmalar, işe yaramaz fikirler ile doldurulmuş insanların, ufukları belli olmayan ve hiç bitmeyen bir yolculuğudur. İnsan kafasındakilerden kurtulamadıkça nereye giderse gitsin mutlu olmayacaktır.
KAYNAKÇA
[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Gecenin_Sonuna_Yolculuk
[2] https://la-philosophie.com/voyage-au-bout-de-la-nuit-celine-resume
[3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Louis-Ferdinand_C%C3%A9line
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!