Nedir bizden geriye kalan ve gerçek kazancımız olabilecek güzellikler? Kırılmayan kalpler, paylaşılmış sofralar, yüzümüzdeki tebessüm, mütevazı ve samimi duruşumuzdur.
    Malımız mıdır  bizi zengin ve değerli kılan?
Sadece kıldığımız namaz mıdır bizi kurtaracak olan? Güzel bir kalp, tatlı bir dil ve cömertçe uzanan ellerle süslenen ibadetlerle kazanabiliriz Allah'ın rızasını. Sadece mal biriktirip bizden hoşnut kalpler biriktirmiyorsak;  ibadetimizle övünüp,  güzel davranışlarda bulunmanın anlamını unutuyorsak, sırrına ermemişiz demektir asıl kazancın... Derdimiz hep kendi refahımızsa, yoksulun kalbini ferahlatmıyor, çorbasında bir tutam tuz olamıyorsak; yetimin başını  merhametle okşayıp yüzünü güldürmüyorsak gerçek sevinci unutmuşuz demektir.
      Nedir bizden geriye kalan ve bize asıl kazandıracak olan? Arkamızdan: "Ne iyi, ne cömert insandı! Kimseye haksızlık etmemeye çalışır,  her canlının hakkını gözetirdi...Kimseyi çekiştirmez,  kıskançlık etmezdi. " denilmesi değil mi! Bir de gönül tahtinda Rabbinin rızası yer bulmuşsa, geride kalan asıl güzellik ve  kazancımız budur işte.
      
        Yunus'un dizeleriyle ne güzel dile gelmiş namazın kabulünde gönül kazanmanın hikmeti.
    
       "Bir kez gönül yıktın ise
        Bu kıldığın namaz değil
        Yetmiş iki millet dahi
        Elin yüzün yumaz değil "

       İbadetleri, gönülleri de hoş tutarak yerine getirenlerden olabilmek ve bizden geriye kalacak güzel hatıranın,  gönül yıkmamak  ve hak yememek olduğunu bilmek ne güzel bir kazançtır!
      Alma namazı da hafife
      Doldur içini temiz kalple
      Güzel amellerle...
      İyilikle ibadet zıt değildir birbirine.
      Hem gönül yap
      Hem de ihlasla buluş seccadenle.
      Yunus gibi düşün.
      Ver namazın da hakkını
      Kazandığın gönüllerle.