Saliha gönlümdeki yaraları sardı
Sahra gönlümü çöle çevirdi dünyam onunla dardı
Seçkin ile seçkin olmanın zevkine vardım
Seleni derseniz müjdeli  öpücükler ile gönlüde kaldım
 
Taç nur ile oldum mutluluk tattım
Taibe ile yaptığım yanlışlıklar yüzünde tövbe kapısına vardım
Tanay boşa gezdiğin yeter artık secde kapısına var dedi kendime geldim
Tendü derseniz onunla ayıktım kendi özüme döndüm
 
Uhde ile oldum kulluk görevimi hatırladım
Umur ile görgü deneyimlerimi düşündüm yanlışlıklarımı buldum
Uzel beni usta yaptı becerilerimi buldum işsizlikten kurtuldum
Uğur gül derseniz benim uğurlu böceğim oldu
 
Ülkü ideallerim olması gerektiğini hatırlattı
Ümran ayran gönüllü olma dedi bana beni anlattı
Unzule gönlümdeki karmaşıklığı çözdü uçurumlara attı
Üzgü derseniz gereksiz fikirlerimi sildi elveda diyerek uzaktan baktı
 
Vahibe gönlündeki güzellikleri açtı istediğini alabilirsin dedi
Varide seveceksen sev birini seni sevene eriş git dedi
Verda gönlümde gül gibi açıldı al bu gülü sevdiğine ver dedi
Vildan derseniz yeniden doğmuş çocuk gibi sevdi beni
 
Yağmur kuruyan gönlüme yağmur oldu yağdı
Yaren bu karışık dolambaçlı gönlüme dost oldu kaldı
Yaşam bu kadar ayran gönüllü olursan beni kaybersin dedi baktı
Yeliz derseniz ferahlılığı aydınlığı ile gönlümde bir hoşlukla güzellik kattı
 
Zehra ile oldum parlak yüzü ile karanlık gönlüme ışık oldu
Zeren ile anlayışlı olmanın engin denizinde yüzdüm ışıkla doldum
Zülal ile saflığın temizliğin kapısın açtık saflığın güzellini buldum
Zümra derseniz yeter artık fazla hayal kurdun gir koluma bak çok sinirli oldum
 
Fazla söze gerek yok dedim Zümranın koluna girdim yol aldım
Bunlar hayal miydi düş müydü fazla düşünemedim etrafıma baktım
Evde fırça yer miyim bilmem bunları Zümranın yanında sesli düşündüm yazdım
Garson hesap derken evdeki hesabın çaresine bakmanın derdine düştüm
Mehmet Aluç-KulMehmet