Gönül bu çiçek açar içinde yeşerir dal verir
Mehmet Aluç · 01.09.2020
· Deneme
Gönül bu çiçek açar içinde yeşerir dal verir

Düşlerimle gökyüzünde gezerken, yeryüzünde mutsuzluğun ağır kokusundan, yeryüzüne inmeyi hiç istemiyorum. Dünya ucuz bir gösteri merkeziymiş gibi mutluluk yerine herkes mutsuzluğu sergilemek için birbirleriyle yarış halinde. Gönüllerde gülümsemenin açan çiçek kokularını hissetmezken açan çiçekleri görmezken, dikenleri içimize batarak acıtıyor kanatıyor bunu da mı hisseden yok acaba?
İçimizde bize acı vererek yansıyan nedir ki, bunca acıyla hemhal oluyoruz? Ben bakıyorum açan çiçekler güller menekşeler gülümsemeler var diken yok, ha elimle alır içine yerleştirirsem olur lakin ne gereği var bilemiyorum! Dünyamız aydınlık açan güneş var, neden hala karanlık tüneldeymişiz gibi davranarak dünyamızı karartıyoruz, işte düşlerimle gökyüzünde gezerken gördüğüm sancılar ve acılar.
Tamam kimselere benzemeyelim diyoruz da bu kadarda ayrılık acı kin nefretle düşmana benzemeye hiçte gerek yok ki! Bunun düşünmem bile bana acı ve sancılar veriyor uzaklaşıyorum gökyüzüne doğru düşlerimle, sesleniyorum gökyüzünde yeter artık bitsin bu kin nefret, bakıyorum duyan yok! Bana eşlik eden birkaç kişiden başka o da fayda etmiyor.
Gülümsemem demek ki gülümsemenin yansıması değil, öyle ise nefretin ki de değil, demek ki bilmediğim bir şeyi yansıtıyorum! Yok, eminim gülümsediğimden yazarken! Artık biz demenin de bir faydası yok o halde siz diyelim o da bize yakışmaz! Ben dokunmak istiyorum gülümseten cümlelerle ben dokunamıyorsam sizler dokunun farkını göreyim desem de beni sofranıza buyur ederek gönlünüzden yansıyanı göstereceğiniz yok. O halde farkında olmayalım farklı olanı yaşamayalım deseniz de ben bunun yanlışlığını bildiğimden hayır diyeceğim bana kapılarınız kapatsanız da. Zaten şimdiye kadar kapılarınızı açarak beni içeri buyur ederek yaşamadım ki, gönlümde Rabbimin verdiği gülümsemelerin kapısın açtım, gülümseyen kapılar içeriye buyur etti ve böylesine yaşadım.
Gönül bu çiçek açar içinde yeşerir dal verir
Kimi uzatır elini bir bir birine verir
Bakarsın bir anda binlerce gül verir
Kimisi ayaklarıyla ezer koparır eziyet verir
Ezme dediğin anda edepsizce hakaret eder
Hakaret edene ne söylesen anlamaz sancısı yeter
Farkına varır bir gün elbet pişmanlığı sanma fayda eder
Söz sanatlarıyla anlatırken anlaşılır bir nitelikte umarım yazmışımdır, yoksa kafayı karıştırmak değildir ki muradım, vesselam, selamlarımla.
Mehmet Aluç
♡
0 beğeni · 2 yorum
Yorumlar 2