Gördi nihāl-i kāmetüñi sen semen-berüñ
Biñ pāre oldı ķalbi ĥasedden śanavberüñ
Çam fıstığı, (o) yasemin göğüslü sevgilinin fidan boyunu görünce, çam fıstığının kalbi kıskançlıktan bin parça oldu.
Daġıt efendi gül yüzüñ üstine sünbülüñ
Yüzi ķarası yanına ķalsun ķo anberüñ
Ey efendim! Gül yüzünün üstüne sümbül gibi olan saçını dağıt. Bırak, amberin yüz karalığı yanına kalsın
Zāhid şarāb-ı la’lüñi nūş eyliyeydi ger
Hergiz cihānda adını añmazdı kevŝerüñ
Zâhid, (la'l gibi kırmızı) dudağının şarabından içseydi eğer, asla dünyada Kevser'in adını anmazdı
La’lüñ nebātı virdi kesāda benüm begüm
İşin bitürdi ķāmet-i mevzūnuñ ar’aruñ
Sevgilim, (o) kırmızı dudağın bitkileri yok etti. Düzgün, ölçülü boyun (ise) dağ servisinin işini bitirdi.
Kimdür dir iseñ ey şeh-i ħūbān Figāniyi
Bir derd esįri āşıķ-ı şūrįde kem-terüñ
Ey güzellerin şahı! Figânî kimdir der isen; bir derdin esiri, aciz ve perişan bir âşığındır.
FİGÂNÎ'NİN YAYIMLANMAMIŞ BİR GAZELİ
Ferdi YORGUN
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!