Aylardır beklenen ödül töreni nihayet gerçekleşmiştir. Bu seneki Gümüş Salatalık bir başka deyişler Gümüş Hıyar ödülleri sahiplerini bulmuştur... Gümül Salatalık Ödüllerine layık görülen vatandaşlar, yani hıyarlar, kadın olsun erkek olsun bundan böylece parmakla gösterilecekler ve aldıkları Gümüş Salatalık bir başka deyişle Gümüş Hıyar Ödüllerini artık nasıl saklarlar gururla mı yoksa başka bir şekilde mi bilemiyorum...
Geçenlerde bindiği minibüste cep telefonu ile bağıra çağıra konuşarak minibüste ki herkesin bir anda ilgi odağı olan Aslan bey minibüsün bütün yolcuları tarafından Gümüş Salatalığa aday gösterilen ilk kişi olmuştur. Hıyarlık konusunda bayağı bir deneyiminin olduğu kendi beyanıyla da sabit olup ''Gümüş Salatalık Ödülü almak her kula nasip ve müyesser olmaz ancak benim gibi hıyarlar hariç.'' diyerek son noktayı koymadım, daha da dolu hıyarlıklarım olabilir demiştir...
Bir başka ödüle layık görülen arkadaşımız bir kıdemli üniversite öğrencisi Haluk Görmezdengelenggillerden de bindiği belediye otobüsü yolcuları tarafından yaşlı bir teyzeye yer vermeyip uyuma numarasını çok güzel yaptığı için, ittifakla bu ödüle aday gösterilmiş olup kendisi ''Bu ödüle aday gösterilmemden ötürü en ufacıkta bir hicap duymadığım gibi ne yalan söyleyeyim azıcıkta gururlandım bile.'' diyerek herkesi şaşırtsa da bizleri şaşırtmamıştır...
Bu sene o kadar çok Gümüş Salatalığa aday vatandaşımız var ki bu kadar çok sayıda aday olmasına bizlerde çok şaşırdık gerçekten. Bu adayımız Semih Numaracı... Semih daha on sekiz yaşında olup kendini sakat göstererek ''Hiç bir yerinde sakatlık olmadığı halde.'' milletten para toplamayı iş edinmiş durumda. Semih'in bu yaptığı numarayı çakarak Semih Numaracıya para vermeyen vatandaşlarımız tarafından Gümüş Salatalık Ödüllerine aday gösterilenlerden birisi olmuştur. Semih'in bunu duyunca ''Ağabey işin içinde parada var mı?'' diyerek, parasız pulsuz işlerle hiç uğraşmadığı da ortaya çıkmıştır...
Evet, Gümüş Salatalık Ödülleri için kıyasıya bir yarışma vardır. Sefer Rakımakıseverde bu adaylardan bir tanesidir. İçki fiyatlarına zam gelince İnternetten öğrenip de evinde rakı yapmaya başlayan Sefer Rakımakısever bey etil alkol ile metil alkolü bir kere ayırt edemediği için tam zehirlenecekken direkten dönmüş ve hastaneye zor yetişmiştir. Neden evde rakı yaptığı da sorulduğunda ''Aslında kendisinin halk kahramanı olduğu ve Tekel'in devletçe İngilizlere satıldığı için İngiliz Emperyalizmi ile mücadele için evde rakı yapmaya başladığını söylemiştir.'' Kendisine de ''Amam biliyor musunuz içki insanı hem süründürür hem de öldürür.'' denildiği zaman verdiği cevap tarihi niteliktedir '' Biz Türkler olarak ölümden korkmayız.''
Bir başka Gümüş Salatalık Ödülüne layık görülen kişi oğlu Mesut Can'ın babası Rüstem Kafasıbozuk'tur... Mesut Can okulda öğretmeni tarafından tahtaya kaldırılıp ders çalışmadığı için hafifçe azarlanıp, eline hafifçe cetvelle vurulunca baba olacak adam Rüstem Kafasıbozuk okula gelip öğretmene ''Sen benim oğluma, nasıl cetvelle vurup, nasıl bağırırsın ona bağırırsam ancak ben bağırırım, ben söver ben döverim.'' diyerek öğretmeni tartaklamaya kalkmış, ama öğretmene kalkan ellerin kırılacağı da herhangi bir kitapta yazmasa bile, okulun hizmetlisi tarafından son anda sınıfa girilerek engellenmiştir... Şimdiye kadarkilerin içinde en hıyarlarından birisi olan Rüstem Kafasıbozuğun okulun bütün öğrenci ve öğretmenleri tarafından Gümüş Salatalık Ödülüne layık görüldüğü belirtilmiştir...
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!