Şanlı ecdadın gittiği yolda gitmemek, mazlumların gözyaşlarını silmemek onların dertleri ile ilgilenmemek, sadece kendi derdimizle ilgilenmekte günahtır.

Şanlı ecdadın gittiği yolda gitmemek, mazlumların gözyaşlarını silmemek onların dertleri ile ilgilenmemek, sadece kendi derdimizle ilgilenmekte günahtır. Fikirdeki açıklıkla yürümek yerine, fikirleri karatmak önüne engel koymak karatmak günahtır. Dindeki kopuşun kapısını açarak araya fitne fesat sokarak insanların hayatına kaosun girmesine zemin hazırlamak kaos ile beraber olan tüm olumsuzluklardan düşmanla aynı safta olmak yıkıma koşularak hayatları ıstıraba dönüştürecek kapıların açılmasına vesile olmakta günahtır. Hakka giden bir olan yolun önünü kapatarak yolları ikiye üçe beşe bölünmesine vesile olmakta en büyük günahtır. Bir fikir etrafında konu etrafında doğruya giderken o doğruyu yanlışla doğruymuş gibi göstermek bu yolda emek sarf etmek doğruyu yalanla karartmak doğruyu ortadan kaldırmak büyük günahtır. Siyaseti insanların mutluluğu geleceği için değil kendi çıkarı için yalan dolanla doldurarak insanları kandırmak çerçevesinde hayata geçirmek hem zulüm hem de günahtır.
Bilinçleri bir anda allak bullak edercesine şaşırtan şeytan günaha sokarken kulun gerisin geriye tövbe kapısına gitmesine hiçte razı değildir.
Bilinçleri bir anda allak bullak edercesine şaşırtan şeytan günaha sokarken kulun gerisin geriye, tövbe kapısına gitmesine hiçte razı değildir. Kulun üstün zihninin yönünü birden döndüren şeytan, kulun hep yanında kalmasını günaha dalmasını ahretini unutmasını, günaha dalarken günahın içinde hiç çıkmasını istemez. İşte benlikte şeytan gibidir, sadece kendini düşünmeyi sağlık verir, insanlara yardım etmeyi ulaşmayı, derdi ile hasbıhal ettirmeyi aynı şeytan gibi istemez razı gelmez. İnsanın duyarlı olarak, diğer insanlarla muhabbet ederek gülmeyeni güldürmesini ve gülmesini hiç istemez tıpkı şeytan gibi! İnsanın neden var olduğunu, neden bu âleme geldiğini unutturarak yok olmasını, kor cehennem alevinde yanmasını isterken aslında, Âlemlerin Rabbi kulunu onlarla imtihan ederken, kulun onları bırakmasını kendisine yürümesini, her şeyi kendisinden istemesini isteyerek kulun niyetini bilmek istemektedir. Coşkusunu neşesini anın kiminle geçirdiğini görmek bilmek ister ve kendine koşanları kaçanları seçer ve ona göre notunu verir/kazandırır/kuluna. Zaman bir uçtan uca önünde var iken kulun, bu zamanı nasıl değerlendireceğini görmek ister ve kulu yanlışa günaha düşünce hemen tövbe kapısına koşması için kapıyı son nefese kadar açık bırakır… Açık tövbe kapısına koşan kul, tövbe ile arınırken şeytan yaptığı kötülükle yerlerde sürünür yaptığı boşa çıkar ve yok olur!
Şeytan hala isyanı ile yoluna devam ederken, Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah c.c.güç ve kudretini sanki unutmuş gibidir! Zaman ve mekân kendisine ait sanan şeytan, kulun tövbe kapısına varması ile paramparça olur dağılır, ama hala durmaz kulu yoldan çıkarmaya devam eder o yoldan çıkardıkça, Âlemlerin Rabbi tövbe için geleni af etmeye devam eder ve yaptığı da boşa gider. Biliyorsunuz Âlemlerin Rabbi yüce Allah c.c.,kul hakkını af etmez, kulun kendisi af etme yetkisini vermiştir. Şeytanın kıyamete kadar isyanını yansıtan ve benliği nefreti ile koşan şeytan, işte böylesine kulu günaha sokarak prim kazanacağına, günaha isyanı ile hala devam eder. Rabbim yar ve yardımcımız olsun kardeşlerim, selamlarımla.
Mehmet Aluç
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!