Günah Şeytanın Nefsin Fısıltısı Kulun Acizliği-

Ah günah, şeytanın dostu fısıltısı, güzellik olgusunu yıkan alıp götüren, şeytanı guruldandıran lakin iman eden kulun bir an günaha dalarken sonrasında kahr olurken, tövbe kapısına dönerken, şeytanın yerlerde sürünmesi, perişanlık içinde yok olması. Âlemlerin Rabbi o kadar Yüce ki kulunu o kadar çok sever ki, onu yalnız perişan bırakmaz, acizliğini günahını söylediği af istediği zaman, anında af edendir her şeye Kadirdir İhsan Kerem Lütuf ihsan Sahibidir. Şeytan onca ayrıntı içine girse saklansa da en beklenmedik anda çıksa gururlansa da, tövbe kapısı onu yerlerde süründüren gurunu kendisiyle parçalayandır- Allahu Ekber-
Günahı bir an kavrayamadan irademizin yok olmasıyla kendi elimizle işlesek de, gönlümüzdeki iman bize pişmanlık tokadı ile hatırlatır, vicdan imanın arkadaşıdır hatırlatır, sarsılır kul günahından dolayı, hemen Rabbine koşar, kul bir an Rabbini terk etse de Rabbi onu terk etmez-Allahu Ekber-gel kulum gel der af iste af edeyim, şeytanı yerlerde süründüreyim, kul varır acizliğini Rabbini bilir af ister ve günahlarını sildirir-Allahu Ekber-
Af kapısı olmasaydı kul ıstırap kapısında her saniye ölürdü, imandan vicdan kapısından kaçar karanlıklara sığınırdı günahından dolayı, çok şükür ki bizi af eden Yüceler Yücesi Allah var biz kullarını seviyor biz kaçsak ta gel diyor yaralarımızı sarıyor-Allahu Ekber- ne kadar şükretsek azdır bu kula lütuf İhsan Merhamettir Istırabın son bulması kula cennetten bir esintidir tövbe kapısı.
Rabbini bilmek kendisini bilmek ne kadar güzeldir, şeytan o lâin şeytan utanmadan günaha daldın gitme Rabbine yüzün yok dese de, Rabbimiz gel kulum der çağırır-Allahu Ekber-Günah olsa da af kapısı var Rabbimiz Allah c.c.var çok şükür. Serbest bırak kendini Rabbine huzurunda kendini ona teslim et yıkılmazsın, şeytanı günahı yıkarsın, Yüce Allah imanlı kulun kullarının yıkılmasını istemez, yıllarca gelmesi için bekler kapı açıktır kapanmaz, son nefesin son anına kadar-Allahu Ekber-Çok şükür Rabbim bize kendini tanıttı bildirdi, bizi de Rabbini bilen kullardan etti, bu bir lütuf İhsan KeremdirSay makla bitmez Rabbimi övmek şükür etmek Rabbim günaha dalarken gel kulum kapıma diyenlerden eylesin cümlemizi vesselam, selamlarımla.
Günahtan kaçamazsın tövbe kapısına gel
Acizliğin baksana olmuş akıyor sel
Acizliğini bildir Rabbini bil affa gel
Şeytan aldatır Günaha sokar sen yine af kapısına gel
Günah gün-ah, gün bildiğimiz gün ah ise beddua veya sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz. Beddua, birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, dileme. Kısacası şeytanın bizim kötü duruma düşmemizi istediği dileği ahı günümüzü beddua ile doldurması için fısıldaması günah ama unuttuğu bir şey var şeytanın tövbe kapısı.Kendini gururla bir şey sana şeytanın, Yüce Allah c.c.merhametini şefkatini Rahmetini unutarak yol alması ve sonunda yerlerde sürünmesi.
Günah Şeytanın fısıldaması Sezgisel olarak bir şeyi kavraya bilmemizi istememekte olan şeytanın
oyunudur.
Biz insanın bireysel iradesinden bir an koparak/koparılarak/sürüklenerek, bir an için kendisine verilen iradesinden vazgeçerek, şeytana nefsine uyarak yoldan /hak yoldan/ çıkarak Allah c.c.rızasına uygun olmayan işlere dalması, haksız kazanç/ harama bulaşma/gasp etme/ zina/göz zina/ Bulaşması yüce Allah C.C.uzaklaşması, şeytanla nefsiyle baş başa kalmasıdır günah. İnsanın irade gücünü serbest bırakan yüce Allah, imtihanla kulunu sınarken şeytana nefsine uymamasını hatırlatarak kötülüğe bulaşmasını isterken, günahla ömrünü heba etmesini istemektedir. Nefis şeytana ne kadar uşaklık edersen et yeter demeyecektir, daha da isteyecektir kulda ne kadar iyilik güzellik varsa yok ederek cehenneme düşmesini istemekte olduğu için, insanların hakkına tecavüz etmesini harama bulaşmasını zina yapmasını isteyecek ve bunları doğru gibi gösterecektir.
İnsanın varoluşunun sebebi olan Âlemlerin Rabbine ibadet, insanlığa kâinata hizmettir, ama şeytan ve nefis bunları unutturarak, şeytan nefis kendisine hizmet ettirerek, karşılığında bir güzellik vermeden ateşte yanmasını istemekte olduğunu kula en sonunda hatırlatarak terk ederek ıstırap içinde bırakmasının adıdır günah. Her defasında söylediğim gibi unuttuğu bir şey var şeytanın, tövbe kapısı. Kendini gururla bir şey sana şeytanın, Yüce Allah c.c.merhametini şefkatini Rahmetini unutarak yol alması ve sonunda yerlerde sürünmesi.
Günaha dalan kulun sezgisel olarak günahından pişmanlık duymasını da şeytan istememektedir. O nedenle günah yaptığını kula unutturur veyahut günaha çok daldın hangi yüzle tövbe kapısına Allah c.c. huzuruna gidiyorsun saçmalığı ile oyalar oyalarken kul gider diye korkmaktadır kaybettirememe endişesinden parçalanmaktadır. Sezgisel olarak bir şeyi kavraya bilmemizi istememekle beraber özgürlüğümüzü irademizi ipotek altına alarak bizi esir etmek peşindedir ne uğruna neyin karşılığında? Neyin uğruna cehennemde kendisine arkadaş seçmek veya şeytanda sevgi gönül olmadığından insanlara merhametsizce davranarak kendisinden üstün yaratılmadığını ima ederek isyana koştuğu için isyan edenleri çoğaltarak Yüce Allah c.c.haklılığını ispat etmenin peşindedir. Peki, kula neyin karşılığında neyi hangi güzelliği verecektir, cehenneme ateş ıstırap azap kaybetmeyi yıkımı verecektir, düşünebiliyor musunuz? İdrak edebiliyor musunuz?
Sezgisel Kavrayıştan Uzaklaşmaktır Günah
Kulda ki iradenin en derin özü, imanla kavradığı sezgisel kavrayıştır. İşte bu sezgisel kavrayış ne kadar uzun sürerse, bu derin imanın özüyle bütünüyle insanı tüketmeyecek ve diri hakka götüren insan hakkına saygı duyan hakkına razı olan edecektir. Oysa şeytan ve nefis günaha insanı sokmak için, kendisine donatılan tasarım gücünü de kullanarak, aman boş ver bir defada bir şey olmaz, kazandığın hepsi senin ne diye sadaka zekât verirsin verirsen eksilir diyerek insanın aç iştahını kabartarak benlik elbisesini kat kat giydirerek, kulağına fısıltısı ile esir ederek günaha sokarak, doğru istikamette iman üzere giden kulu, hak yoldan çıkararak, haksız kazanca kul hakkına tecavüz etmeye, haram yemeye en önemlisi de Allah c.c. uzaklaştırarak günaha sokacaktır, bunun adına bizler günah diyoruz.
Biz kendimize daha güzel bir dünya gelecek için çalışma yönünde hedef koyarken, şeytanın bizi bu yolda çevirmesi, yaşanır bir dünya hayat insanlık bırakılmaması yönünde çalışmaya götürmesi de günahtır.
İnsan zaman ve mekân içindeki dünyaya geliş amacını konumunu bilmesini, bireyselliğini göz ardı etmesini toplumsal değerler için çalışması gerektiğini bilmesine rağmen, nefis ve şeytan bunu unutturarak yoldan çıkarması bireysel düşünmesini istemesi bu yönde çalışma yapmasını istemesi günahtır. Toplumsal konumunu bırakmasını toplumun çıkarını değil kendi çıkarını kulun istemesini sağlamanın adı günahtır. Kalıcı olanı değil anlık duygu ve hislerle bir anlam ifade etmeyen uğraşlarla kulu şeytan ve nefsin oyalaması günahtır. İnsanın kalıcı olan ahrete götüren iyiliklerden Salih amellerden uzaklaşmasını isteyen şeytanın uğraşı kulun yoldan çıkması dünyavi kazanç peşinde koşmasını fısıldaması ve bu yönde çalışmasını istemesi günahtır. Kısacası şeytanın insanın ahretini kazanmaması yönünde insanların dertleriyle uğraşmaması yönünde bir yola sokması günahtır. Oynanan oyunun büyüklüğünü idrak edebiliyor muyuz acaba? Biz kendimize daha güzel bir dünya gelecek için çalışma yönünde hedef koyarken, şeytanın bizi bu yolda çevirmesi,yaşanır bir dünya hayat insanlık bırakılmamsı yönünde çalışmaya götürmesi de günahtır.
Kendi akıl melekemizin işlevini yerine getirmeye zorlayan iradenin uğraşıcısı olan şeytanın bu işi yaptırmaması günahtır. Düşünebiliyor musunuz tam bir fakire yoksula yardım edecekken,şeytanın fısıldayarak,aman boş ver alemin akıllısı sen misin kör mü çalışsın kazansın fakir kalmasın demesi, günahtır.Tabi düşünce olarak günah değil denilebilinirse de yüksek kazancımızın içinde o yoksullarında hakkını yüce Allah katarak elimizle vermemizi istemesi ve bizi bu minval hal üzerine görmesini ve bu davranışla sevap kazanmamızı isterken, şeytanın engellemesi toplumsal barış toplumsal yardımın kesilmesine ön ayak olmaması yıkımı bizim için günahtır.
Şeytanın Yanlışları Doğru Kabul Ettirme Dürtüsü De Günahtır
Ayrıca şeytanın yanlışları doğru kabul ettirme dürtüsü sayesinde, elde edilen yanlış yoldaki kazançlar kazanımlar pratik hayatın içinde hayatı kolaylaştırmaktan öteye yokuşa götüren davranışlar olarak bakış açısını değiştirmesi, gerçeği ve hakiki iç özüne değil, uçurumlara haksız kazanımlara götürmesi de günahtır kul için toplum için. Daha doğrusu sebep ve sonuç ilişkisini doğruyu yanlışla kapattıran doğruymuş gibi gösteren her adımda günahtır. Doğruyu mahkemede söylemeden yalancı şahitlikle suçsuz olanı hapse mahkûm ettirmek, iftira atmak, haksız kazancı hakkı olanmış gibi kabul ettirmek......
Zekâyı ilimle bilimle değil de, batının ürettiği icatlarla yeterli gören aklın çalıştırılmamasını savunmak, batıya mahkûm kalınmaya sevk eden akılsızlıkta günahtır.
İnsanın ilişkilerde samimi olmaması, niyetini gizlemesi karşındakini kandırarak kandırması kısacası kulunu seven Yüce Allahın kulunu aldatan yıkan davranışları sevmediğini bilerek, buna devam etmesi şeytanı nefsini arkadaş seçmesi de günahtır. Hayat çizgisinde Âlemlerin Rabbi olan yüce Allah c.c. çizdiği çizgileri aşmak, arzu ve heveslerine uymak, kendi derdine düşerek etrafındaki insanların derdi ile uğraşmamak onların hayatlarında derin yaralar açacak uğraş içinde olması da günahtır. Zekâyı ilimle bilimle değil de, batının ürettiği icatlarla yeterli gören aklın çalıştırılmamasını savunmak, batıya mahkûm kalınmaya sevk eden akılsızlıkta günahtır. Keskin parlak zekâ fikrin olması için çalışmamak tembellik yapmak veya bu yönde olanların önüne set çekmekte günahtır.
Kalplerin karşılıklı olarak kapatılması açılmaması, arasına fitne fesat serpiştirilerek kişiyi bireyselliğe fert olarak yaşamaya itilmesi günahtır.
Kalplerin karşılıklı olarak kapatılması açılmaması, arasına fitne fesat serpiştirilerek kişiyi bireyselliğe fert olarak yaşamaya itilmesi günahtır. İnsanların ve şeytanın bu amaçla kişiyi tek başına bırakarak kandırılmasının parçalanmasının kolay olması sağlanarak toplumsal barışın huzurun bozulmasına olanak verilmesi de/savunulması/göz yumulması/ortak olunulması/ da günahtır. Ayrıca bununla fikirlerin düşüncelerin karşılıklı olarak paylaşılmasının yolu kesilerek bir ortak noktada buluşulmasına tartışılmasına göz yumulması kargaşanın önünün açılması nedeniylede günahtır.Toplumsal değerlerin etrafında bir çizgide aynı fikirde buluşulmasına olanaksızlık sağlanarak insanların kopuk bir arada yaşamasına olanak sunulmaması/kapıların kapatılması da günahtır.Yıkılan değerlerin sağlam bir temel ile atılmasını yok ettiğinden dolayı da günahtır.
***************
Bu dünya üç günlük handır
Ona uyarsan gideceğin yer nardır
Hakka varmadan önce gönlünde ne vardır
Aç bak içini yoksa hakka varacak baktıracak bir yüz var mıdır
Mehmet Aluç /Kul Mehmet
****************
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Mehmet Aluç / Aşık Gülveren

Ah günah, şeytanın dostu fısıltısı, güzellik olgusunu yıkan alıp götüren, şeytanı guruldandıran lakin iman eden kulun bir an günaha dalarken sonrasında kahr olurken, tövbe kapısına dönerken, şeytanın yerlerde sürünmesi, perişanlık içinde yok olması. Âlemlerin Rabbi o kadar Yüce ki kulunu o kadar çok sever ki, onu yalnız perişan bırakmaz, acizliğini günahını söylediği af istediği zaman, anında af edendir her şeye Kadirdir İhsan Kerem Lütuf ihsan Sahibidir. Şeytan onca ayrıntı içine girse saklansa da en beklenmedik anda çıksa gururlansa da, tövbe kapısı onu yerlerde süründüren gurunu kendisiyle parçalayandır- Allahu Ekber-
Günahı bir an kavrayamadan irademizin yok olmasıyla kendi elimizle işlesek de, gönlümüzdeki iman bize pişmanlık tokadı ile hatırlatır, vicdan imanın arkadaşıdır hatırlatır, sarsılır kul günahından dolayı, hemen Rabbine koşar, kul bir an Rabbini terk etse de Rabbi onu terk etmez-Allahu Ekber-gel kulum gel der af iste af edeyim, şeytanı yerlerde süründüreyim, kul varır acizliğini Rabbini bilir af ister ve günahlarını sildirir-Allahu Ekber-
Af kapısı olmasaydı kul ıstırap kapısında her saniye ölürdü, imandan vicdan kapısından kaçar karanlıklara sığınırdı günahından dolayı, çok şükür ki bizi af eden Yüceler Yücesi Allah var biz kullarını seviyor biz kaçsak ta gel diyor yaralarımızı sarıyor-Allahu Ekber- ne kadar şükretsek azdır bu kula lütuf İhsan Merhamettir Istırabın son bulması kula cennetten bir esintidir tövbe kapısı.
Rabbini bilmek kendisini bilmek ne kadar güzeldir, şeytan o lâin şeytan utanmadan günaha daldın gitme Rabbine yüzün yok dese de, Rabbimiz gel kulum der çağırır-Allahu Ekber-Günah olsa da af kapısı var Rabbimiz Allah c.c.var çok şükür. Serbest bırak kendini Rabbine huzurunda kendini ona teslim et yıkılmazsın, şeytanı günahı yıkarsın, Yüce Allah imanlı kulun kullarının yıkılmasını istemez, yıllarca gelmesi için bekler kapı açıktır kapanmaz, son nefesin son anına kadar-Allahu Ekber-Çok şükür Rabbim bize kendini tanıttı bildirdi, bizi de Rabbini bilen kullardan etti, bu bir lütuf İhsan KeremdirSay makla bitmez Rabbimi övmek şükür etmek Rabbim günaha dalarken gel kulum kapıma diyenlerden eylesin cümlemizi vesselam, selamlarımla.
Günahtan kaçamazsın tövbe kapısına gel
Acizliğin baksana olmuş akıyor sel
Acizliğini bildir Rabbini bil affa gel
Şeytan aldatır Günaha sokar sen yine af kapısına gel
Günah gün-ah, gün bildiğimiz gün ah ise beddua veya sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz. Beddua, birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, dileme. Kısacası şeytanın bizim kötü duruma düşmemizi istediği dileği ahı günümüzü beddua ile doldurması için fısıldaması günah ama unuttuğu bir şey var şeytanın tövbe kapısı.Kendini gururla bir şey sana şeytanın, Yüce Allah c.c.merhametini şefkatini Rahmetini unutarak yol alması ve sonunda yerlerde sürünmesi.
Günah Şeytanın fısıldaması Sezgisel olarak bir şeyi kavraya bilmemizi istememekte olan şeytanın
oyunudur.
Biz insanın bireysel iradesinden bir an koparak/koparılarak/sürüklenerek, bir an için kendisine verilen iradesinden vazgeçerek, şeytana nefsine uyarak yoldan /hak yoldan/ çıkarak Allah c.c.rızasına uygun olmayan işlere dalması, haksız kazanç/ harama bulaşma/gasp etme/ zina/göz zina/ Bulaşması yüce Allah C.C.uzaklaşması, şeytanla nefsiyle baş başa kalmasıdır günah. İnsanın irade gücünü serbest bırakan yüce Allah, imtihanla kulunu sınarken şeytana nefsine uymamasını hatırlatarak kötülüğe bulaşmasını isterken, günahla ömrünü heba etmesini istemektedir. Nefis şeytana ne kadar uşaklık edersen et yeter demeyecektir, daha da isteyecektir kulda ne kadar iyilik güzellik varsa yok ederek cehenneme düşmesini istemekte olduğu için, insanların hakkına tecavüz etmesini harama bulaşmasını zina yapmasını isteyecek ve bunları doğru gibi gösterecektir.
İnsanın varoluşunun sebebi olan Âlemlerin Rabbine ibadet, insanlığa kâinata hizmettir, ama şeytan ve nefis bunları unutturarak, şeytan nefis kendisine hizmet ettirerek, karşılığında bir güzellik vermeden ateşte yanmasını istemekte olduğunu kula en sonunda hatırlatarak terk ederek ıstırap içinde bırakmasının adıdır günah. Her defasında söylediğim gibi unuttuğu bir şey var şeytanın, tövbe kapısı. Kendini gururla bir şey sana şeytanın, Yüce Allah c.c.merhametini şefkatini Rahmetini unutarak yol alması ve sonunda yerlerde sürünmesi.
Günaha dalan kulun sezgisel olarak günahından pişmanlık duymasını da şeytan istememektedir. O nedenle günah yaptığını kula unutturur veyahut günaha çok daldın hangi yüzle tövbe kapısına Allah c.c. huzuruna gidiyorsun saçmalığı ile oyalar oyalarken kul gider diye korkmaktadır kaybettirememe endişesinden parçalanmaktadır. Sezgisel olarak bir şeyi kavraya bilmemizi istememekle beraber özgürlüğümüzü irademizi ipotek altına alarak bizi esir etmek peşindedir ne uğruna neyin karşılığında? Neyin uğruna cehennemde kendisine arkadaş seçmek veya şeytanda sevgi gönül olmadığından insanlara merhametsizce davranarak kendisinden üstün yaratılmadığını ima ederek isyana koştuğu için isyan edenleri çoğaltarak Yüce Allah c.c.haklılığını ispat etmenin peşindedir. Peki, kula neyin karşılığında neyi hangi güzelliği verecektir, cehenneme ateş ıstırap azap kaybetmeyi yıkımı verecektir, düşünebiliyor musunuz? İdrak edebiliyor musunuz?
Sezgisel Kavrayıştan Uzaklaşmaktır Günah
Kulda ki iradenin en derin özü, imanla kavradığı sezgisel kavrayıştır. İşte bu sezgisel kavrayış ne kadar uzun sürerse, bu derin imanın özüyle bütünüyle insanı tüketmeyecek ve diri hakka götüren insan hakkına saygı duyan hakkına razı olan edecektir. Oysa şeytan ve nefis günaha insanı sokmak için, kendisine donatılan tasarım gücünü de kullanarak, aman boş ver bir defada bir şey olmaz, kazandığın hepsi senin ne diye sadaka zekât verirsin verirsen eksilir diyerek insanın aç iştahını kabartarak benlik elbisesini kat kat giydirerek, kulağına fısıltısı ile esir ederek günaha sokarak, doğru istikamette iman üzere giden kulu, hak yoldan çıkararak, haksız kazanca kul hakkına tecavüz etmeye, haram yemeye en önemlisi de Allah c.c. uzaklaştırarak günaha sokacaktır, bunun adına bizler günah diyoruz.
Biz kendimize daha güzel bir dünya gelecek için çalışma yönünde hedef koyarken, şeytanın bizi bu yolda çevirmesi, yaşanır bir dünya hayat insanlık bırakılmaması yönünde çalışmaya götürmesi de günahtır.
İnsan zaman ve mekân içindeki dünyaya geliş amacını konumunu bilmesini, bireyselliğini göz ardı etmesini toplumsal değerler için çalışması gerektiğini bilmesine rağmen, nefis ve şeytan bunu unutturarak yoldan çıkarması bireysel düşünmesini istemesi bu yönde çalışma yapmasını istemesi günahtır. Toplumsal konumunu bırakmasını toplumun çıkarını değil kendi çıkarını kulun istemesini sağlamanın adı günahtır. Kalıcı olanı değil anlık duygu ve hislerle bir anlam ifade etmeyen uğraşlarla kulu şeytan ve nefsin oyalaması günahtır. İnsanın kalıcı olan ahrete götüren iyiliklerden Salih amellerden uzaklaşmasını isteyen şeytanın uğraşı kulun yoldan çıkması dünyavi kazanç peşinde koşmasını fısıldaması ve bu yönde çalışmasını istemesi günahtır. Kısacası şeytanın insanın ahretini kazanmaması yönünde insanların dertleriyle uğraşmaması yönünde bir yola sokması günahtır. Oynanan oyunun büyüklüğünü idrak edebiliyor muyuz acaba? Biz kendimize daha güzel bir dünya gelecek için çalışma yönünde hedef koyarken, şeytanın bizi bu yolda çevirmesi,yaşanır bir dünya hayat insanlık bırakılmamsı yönünde çalışmaya götürmesi de günahtır.
Kendi akıl melekemizin işlevini yerine getirmeye zorlayan iradenin uğraşıcısı olan şeytanın bu işi yaptırmaması günahtır. Düşünebiliyor musunuz tam bir fakire yoksula yardım edecekken,şeytanın fısıldayarak,aman boş ver alemin akıllısı sen misin kör mü çalışsın kazansın fakir kalmasın demesi, günahtır.Tabi düşünce olarak günah değil denilebilinirse de yüksek kazancımızın içinde o yoksullarında hakkını yüce Allah katarak elimizle vermemizi istemesi ve bizi bu minval hal üzerine görmesini ve bu davranışla sevap kazanmamızı isterken, şeytanın engellemesi toplumsal barış toplumsal yardımın kesilmesine ön ayak olmaması yıkımı bizim için günahtır.
Şeytanın Yanlışları Doğru Kabul Ettirme Dürtüsü De Günahtır
Ayrıca şeytanın yanlışları doğru kabul ettirme dürtüsü sayesinde, elde edilen yanlış yoldaki kazançlar kazanımlar pratik hayatın içinde hayatı kolaylaştırmaktan öteye yokuşa götüren davranışlar olarak bakış açısını değiştirmesi, gerçeği ve hakiki iç özüne değil, uçurumlara haksız kazanımlara götürmesi de günahtır kul için toplum için. Daha doğrusu sebep ve sonuç ilişkisini doğruyu yanlışla kapattıran doğruymuş gibi gösteren her adımda günahtır. Doğruyu mahkemede söylemeden yalancı şahitlikle suçsuz olanı hapse mahkûm ettirmek, iftira atmak, haksız kazancı hakkı olanmış gibi kabul ettirmek......
Zekâyı ilimle bilimle değil de, batının ürettiği icatlarla yeterli gören aklın çalıştırılmamasını savunmak, batıya mahkûm kalınmaya sevk eden akılsızlıkta günahtır.
İnsanın ilişkilerde samimi olmaması, niyetini gizlemesi karşındakini kandırarak kandırması kısacası kulunu seven Yüce Allahın kulunu aldatan yıkan davranışları sevmediğini bilerek, buna devam etmesi şeytanı nefsini arkadaş seçmesi de günahtır. Hayat çizgisinde Âlemlerin Rabbi olan yüce Allah c.c. çizdiği çizgileri aşmak, arzu ve heveslerine uymak, kendi derdine düşerek etrafındaki insanların derdi ile uğraşmamak onların hayatlarında derin yaralar açacak uğraş içinde olması da günahtır. Zekâyı ilimle bilimle değil de, batının ürettiği icatlarla yeterli gören aklın çalıştırılmamasını savunmak, batıya mahkûm kalınmaya sevk eden akılsızlıkta günahtır. Keskin parlak zekâ fikrin olması için çalışmamak tembellik yapmak veya bu yönde olanların önüne set çekmekte günahtır.
Kalplerin karşılıklı olarak kapatılması açılmaması, arasına fitne fesat serpiştirilerek kişiyi bireyselliğe fert olarak yaşamaya itilmesi günahtır.
Kalplerin karşılıklı olarak kapatılması açılmaması, arasına fitne fesat serpiştirilerek kişiyi bireyselliğe fert olarak yaşamaya itilmesi günahtır. İnsanların ve şeytanın bu amaçla kişiyi tek başına bırakarak kandırılmasının parçalanmasının kolay olması sağlanarak toplumsal barışın huzurun bozulmasına olanak verilmesi de/savunulması/göz yumulması/ortak olunulması/ da günahtır. Ayrıca bununla fikirlerin düşüncelerin karşılıklı olarak paylaşılmasının yolu kesilerek bir ortak noktada buluşulmasına tartışılmasına göz yumulması kargaşanın önünün açılması nedeniylede günahtır.Toplumsal değerlerin etrafında bir çizgide aynı fikirde buluşulmasına olanaksızlık sağlanarak insanların kopuk bir arada yaşamasına olanak sunulmaması/kapıların kapatılması da günahtır.Yıkılan değerlerin sağlam bir temel ile atılmasını yok ettiğinden dolayı da günahtır.
Şeytanın Sezgisel Duyularını Körelttiği İçin Geriye Tövbe Kapısına Dönmeyi Dahi Düşünemez. İradesi Bütünüyle Şeytan Tarafından Bloke Edilmiştir
Kul günah işlerken çoğu zaman tasarlamaz birden kendini içinde bulur ve arkasında -Âlemlerin Rabbinin izniyle-pişmanlıkla gerisin geriye tövbe kapısına döner. Kimi insan tasarlayarak günah işler ve günahın içine kendi eliyle düşer ve pişmanlık dahi duymaz ve bu iş bir ömür şeytanın sezgisel duyularını körelttiği için geriye tövbe kapısına dönmeyi dahi düşünemez. İradesi bütünüyle şeytan tarafından bloke edilmiştir. Akıl iradeden ayrılınca nefis şeytan tarafından akl etme farkına varmak bu nedenle saf dışı edilmiş olur. İradenin hedefine doğru güzel olana ulaşılmasının engellenmesi kulu günaha götürür ve şeytan karşısına geçer sırıtarak kıçından gülmesine neden olur. İradenin bağları fişi çekilinde haliyle görüntü ve enerji hattı fark etme farkına varma yok olacaktır haliyle her şeyi kula unutturacaktır. Kavramaktan kavrayıştan uzak kalanın hali ne ıstırap içinde pişman olmanın kapısına götürecektir nede aklına getirecektir yaptığı günahtan dolayı pişmanlık duyduracaktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Nefsi şeytanı bizden uzak eylesin…
Öz Biçimden ayrılınca
Kuldaki öz biçimden ona şekil veren imandan ayrı kalınca, zemini sağlam olmayınca her türlü oluşuma kapısını açmış olur, yıkımı çabuk olur… Bunu akılla mantıkla çözmekten ziyade imanın nuruyla her daim gönlü aklı fikri özü parlatmak ve imana zincirlemek gerekir. Doyurmayan doymayan nefis şeytan ne verirsen ver doymayacaktır ne kadar günah işlese de kul dur demeyecektir. İman Salih amel nur Kur’an nur Nebi yolunda yürümek nefse şeytana bir fren mekanizması görevi yapacağından, yaklaşmasına imkân olanak vermeyecektir, olanak verse bile imanın nuru ışığı elleri kolu ayağı kulu anında tövbe kapısına Allah c.c. izniyle getirecek ve tövbe ederek pişmanlığını acizliğini itiraf ederek Rabbinin büyüklüğüne affına keremine sığınarak affını istemesine yardımcı olacaktır.
Mehmet Aluç
***************
Bu dünya üç günlük handır
Ona uyarsan gideceğin yer nardır
Hakka varmadan önce gönlünde ne vardır
Aç bak içini yoksa hakka varacak baktıracak bir yüz var mıdır
Mehmet Aluç /Kul Mehmet
****************
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Mehmet Aluç / Aşık Gülveren
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!