Hâmûş

Osmanlıca yazılışı; hamûş - hâmûş :  خاموش

 Hâmûş  ve hâmûşân : susmuş, sessiz,  dilsiz, anlamında Farsça kökenli bir sözcüktür.  

Bu sözcük divan şiirinde sessiz kalmak, dilini yutmak, söyleyecek söz bulamamak, anlamları ile genellikle gerçek anlamları ile karşımıza çıkar.

Sözcük anlam genişlemesi yolu ile birçok tavrı ifade edecek şekillerde de kullanılır.  Sevgili karşısında susmak, bir sırrı saklamak, bildiğini gizlemek,   bildiği bir gerçeği söylemekten kaçınmak,  çözemediği bir sır karşısında sukutu tercih etmek, dilsiz olmak anlamlarında kullanılır.

 Hâmûş olmak, sus olmak, sessiz kalmak deyimi bu manaların birçoğunu karşılar. Hâmûş olmak fiil anlamı ile sakin olmak, susmak, isim olarak ise  suskun, çaresiz, dilsiz manalarını taşır.

Hâmûş, kelimesi ağzı kilitlemek, dile mühür vurmak deyimleri ile birlikte veya bu deyimlerle eş anlamlı olabilecek şekilde kullanılmıştır.

Mühr urdı lebün agzuma kim eyleye hâmûş
Ey meh nideyin mühri açar mihrün idüp cûş       Hamdullah Hamdi (d. 1449 - ö. 1503) Ş

Benefşe zülfüŋile hem-demiken
Beni hāmūş anı gūyā kılan kim 

Nâz ile gonce, kim gâhî leb-i hâmûş açar.
Râh-ı gûşa çeşme-i şîrîn-güdâz-ı nûş açar.      Nabi

Sürme-i hat nergis-i gûyâyı hâmûş eylemez
Sâki-i âşûb mahmûrun ferâmûş eylemez          Nedim

Olsa da hâmûş la‘l-i işve-perdâzın senin
Lâl eder Hârûtu çeşmân-ı sühan-sâzın senin        Nedim