Ağlarken ellerim göğsümde takılı kaldı              
Ecel seni benim elimden aldı hasretin kaldı
 
Bilirim ölümlüyüz ölmek için geldik bu âleme
Seni doyasıya koynuma almadan kokun koynumda kaldı
 
Gülümserdin açan bir kır çiçeği gibi kokardın
Şimdi kır çiçeği gülümsemelerin soldu da kaldı
 
Seherde secde için eğilir Rahmana kulluk için bu başlar
Sen gittin gideli duamdasın gönlümde nefesinm soluğumda kaldı
 
Ellerim duada iken aksa da gözümde yaşlar damla damla
Seni gülüşünle saran kolum kurudu bitap durumda kaldı
 
Gafil iken hakkın yolunu bulduk beraber seninle yürürdük
Şimdi yürüyorum sensiz hakkın yolunda olacağım yanında bekle az kaldı
 
Bir haber ver desem haber verecek yerde değilsin bilirim
Seni ararım kokun var her yerde ben yokum yanında ellerim koynumda kaldı
 
Keklik oldum her seherde mezarın başına konarım öterim
Kanayan yüreğimle mezarın başında ağlarım bitkin durumdayım bende can mı kaldı
Mehmet Aluç-Kul Mehmet