Şakırdayan dillerin, süslediği bir belde
Metnin ziyafetinde talebeler heybetli
Yıllar yılları kovdu, caminin avlusunda
Bir kudba mekandı o tüm gönlüyle yanında
Beykent dolup taşmıştı yeter diyordu sanki
Yüklenilmez bir hazzın verdiği korkuydu bu
Oluk oluk akardı, sevgi gönüllerde su
Sabahlar zorluyordu ilmin sardığı beli
Ve derya çağlar iken, ilmin dört bir yanından
Birden boyandı sanki suratı al al kandan
Ermişti kocamıştı, gayb kendisince malum
Kaskatı oldu diller, yüzlerde bir şaşkınlık
Nedir dediler hocam, ruhundaki bu darlık
Hatasından ölçmüştü, insanlığın gücünü
Çalı çırpıyı kat kat, birikmiş dinleniyor
Günahtır işlediği hatasından utansın
Varıp bağa bakınca, bir gerçeğe şehadet
Doğruydu söylenilen gönülde bir saadet
Bir umut uçuşurdu, gönlünün deryasında
Aradan yıllar geçti, bir ömrün süzgecinde
Ölüme kucak açtı, yüce zat küçük köyde
Bir halka nur süzüldü, kayıvermekte arştan
İnip inip açıldı hayretlik durağında
Mezarına süzüldü halkın bakışlarında
Bir hasret ağlamaklı, koşuşuyor o sese