Dışarıya çıktığınızda, etrafınıza dikkatli bir gözle ve insani bir duyarlılıkla bakmanızı öneririm.  Bir şeyler yazmaya çalışan ve yazdıklarına konu arayanlar için ilham verici o kadar çok görüntü var ki! Gerisi,  gördüklerinizi, hissettiklerinizi ustalıkla yazıya dökmenize kalır. 
            Her biri farklı bir ya​şam mücadelesi veren insanlar ve sizinle iç içe olup başka bir yaşam savaşı veren hayvanlar. Geçim mücadelesi, ekmek parası için çalışıp didinenler; önüne bir lokma yiyecek atılmasını bekleyen sokak hayvanları... Bir taraftan da hayat mücadelesi için değil de hayatın keyfini çıkarmaya çalışanlara rastlarsınız.  Şunu dediğinizi de duyar gibi oluyorum: Hayatın tadını çıkaranların da bir yaşam mücadelesi yok mu? Elbette var. Ama şunu kabul edelim mi? Kimi insanların yaşam mücadelesi, yaşamın tadını çıkartmasının önüne geçer. Güvenliğimiz için zor koşullarda çalışan polislerimiz, bütün güvenlik mensupları; tarlalarda emek veren insanlarımız; hastahane koridorlarında koşuşturan sağlık görevlileri; etrafımızı saran birçok yapının inşa edilmesinde alın teri döken inşaat işçileri...Aklıma gelmeyen başka emekçiler de vardır mutlaka. Örneğin,  simit,  mendil vb.şeyler satarak geçimini sağlayanlar; okul harçlığını çıkartmak, belki ailesine bakmak için  enstrüman çalan veya şarkı söyleyen sokak müzisyenleri...
             Yaşam her şeyiyle o kadar gerçek ve o kadar sıcak ki evde oturduğunuzda, bu zenginliğe tanık olamazsınız. Dışarıya çıktığınız zaman hayatın içinde olursunuz.  Dışarıdaki hayatın hareketliliğine ortak olursunuz.  Kimi insanların yaşam mücadelesine, mekanla bütünleşen insana, tüketime, emeğe,  farklılıklara, farklılıklardan doğan zenginliğe, hayatın canlı capcanlı akışına tanıklık edersiniz.  Içerideyken, hayatın bütün bu zengin gerçekliğine ne kadar tanıklık edebilirsiniz? Bir ekrandan izledikleriniz, hayatın o zenginliğini ve sıcaklığını taşıyabilir mi evinize? Sadece herhangi bir kitaptan okuduklarınız hayatın sıcak yüzüyle  tanıştırabilir mi sizi? Okuduklarınızı, izlediklerinizi bir de yaşamın içinde yer alarak, sokağa çıkarak, yaşadığınız yerin halkının içine karışarak anlamlı bir bütün haline getirebilirsiniz. Sokağını, caddesini adımlayarak, mekanlarına biraz olsun aşina olmaya çalışarak , kısacası dışarının havasını soluyarak yaşamın içerisinde olduğunuzu hissedebilirsiniz. 
               Yaşam her şeyiyle anlamlı bir bütündür. Hayatın gerçekliğini anlayabilmek için hayatı sadece içeride, evinizde yaşamayın. Dışarıda akıp giden hayatın içinde de nefes alıp verin. O yollarda sizin de adımlarınızın izi olsun. Hızla akıp giden yaşamda sizin de yeriniz olsun. Yeri gelmişken, gerek ülkemizde gerekse çeşitli ülkelerde yaşanan terör saldırılarından dolayı yapılan, son derece  önemli ve güncel olan "dışarıya çıkma çağrısına" da destek olalım.Tedirginliğimizi, korkularımızı yenip kapıyı açalım ve dışarıda akıp giden hayata doğru bir adım atalım. Hayatın gerçekliğini, sürekliliğini,  farklı renklerini hep birlikte yaşayalım ve yaşatalım.