
Hedef Nişangâh Nedir Şiirlerimizde Nişan Tahtası
Hedef : هدف
Hedef, Arapça kökenlidir. Sözlüklerdeki anlamları: nişan, nişan alınacak yer, amaç, nişangâh, amaç, gaye, meram, maksat şekillerindedir. [1]
Hedef-i âmâl: ulaşılmak istenilen hedef
Nişangâh نشانگاه sözcüğü ise Farsçadan dilimize girmiştir. Sözlük anlamı ile hedef sözcüğünün eş anlamlısı olmaktadır. Hedef yeri. Nişan tahtası. Silâh namlusunun üstünde bulunan, nişan almağa yarayan kısım. Anlamlarına gelir.
“ Sürekli nişan alıp bir türlü ateş edemeyen birisi de olmayın. “ H. Jackson
ŞİİRLERİMİZDE NİŞANGAH
Hedef veya hedef alınan nesneler çeşitli vesileler ile eski ve çağdaş şiirde sık sık karşımıza çıkar. Eski devirlerden beri ok, mızrak, tüfek veya top ile alınan hedefler şiir dünyamızda hem gerçek hem benzetme hem de mecaz anlamları ile kullanılmıştır.
Eski devirlerde ok, mızrak kargı ve tüfekler ile nişan ve atış talimlerinde birçok nesne kullanılmış bu nesneler şiir dünyamızda da yer almıştır. Eski devrilerde hedef alınan nesnelerin başlıcaları : kabak, yumurta, külah, maşraba, tabla, testi , taş, kaya, tahta üzerine çizilen işaretler vb dir.
Her gelip geçtikçe selâm vereyim,
Nişangâh taşına yüzüm süreyim.
Kaldır nikabını yüzün göreyim,
Ne çok sararmışsın halların hani? Kağızmanlı Hıfzı
Çarp yık… sür götür, ey gönüller fırtınası
Nişangahım, ben nişangâh… Semiha Ayverdi.
Gözler nişangâhta eller tetikte, Halili Soyuer
Cellat nişangahlaraynasındasın. Ahmet Arif
Yâr ile nişan kılıp, vuslata koşmam lâzım, . Necip Fazıl
Bunlara ilaveten şairlerimizin dünyasında bu tip hedeflerin dışında oldukça güzel hedefler de oluşturulmuştur
Dikti gül mişrebesin ( maşraba) şâh-ı gül üzre gonca
Her taraftan derilip nâvek atar üstüne hâr Mesihi
Mesihi bu şiirinde hedef maşrabasına benzettiği goncayı dikenlerin hedef tahtası yaptığını söylüyor Bu şekilde gonca bir nişangah olarak düşünülmüş oluyor.
Siper –i sebz ile dikince sen ey kaşı kemân
Gamzen okuna külahın laleler eyler nişân Ahmet Paşa
Bu beyitte Ahmet Paşa külahı hedef , nişangah olarak kullanır.
Sinemin ta’lim hânesine gel at tîrini
Ey kemân- ebru seninçün tablalardır dağlar. Zati
Zati bu şiirinde kemana benzetmekte hareketle yay gibi gördüğü sevgilinin kaşlarına seslenerek ok olarak düşündüğü kirpiklerini göğsüme at diye sesleniyor. Şair göğsündeki yaraları göstererek bu yaralar senin için talim yaptığın tablalar olsun diyor.
“Eski devrilerde su dolu testiye kurşunlar sıkılır testi uygun bir şekilde vurulursa testilerden fıskiye gibi sular fışkırırmış. Yeniçeriler “ Biz keçeye kılıç vurur, testiye kılıç çalarız talm istemeyüz “ diye isyan ettikleri de bilinir. “[2]
Artık murat menziline âh okların
Taşlar dikildi ol nişân-ı mezârımız Hayali
Yarışmalarda atılan okların düştüğü yere taş dikmek adetmiş. Bu şiirde Hayali bundan da söz etmiştir.
KAYNAKÇA
[1] https://www.osmanice.com/osmanlica-10680-nedir-ne-demek.html
[2] A. T. Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB 1996, SHF 265
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!