İbnü'l-vakt ve Ebu'l-vakt Nedir Zamane Oğlu ve Babası Olmak
İbnü'l-vakt ve Ebu'l-vakt Nedir
"İbnü'l-vakt", kelime anlamı itibariyle, bu günkü dile “Zamanın evladı”, “vaktin uşağı “ zamanın çocuğu “ olarak çevrilebilir.
Osmanlıca Sözlük anlamları ile baktığımız zaman "İbnü'l-vakt" veya ebü'l-vakt tasavvufta “kalb makâmından yukarı çıkıp, kalbin sâhibine varan, hallerden kurtulup, halleri verene ulaşan” manasına gelmektedir. “ Buna Erbâb-üt-temkîn” de denir.
Tasavvufta Ebu'l-vakt
Eski dilde ve tasavvufta ise tam zıddı olan bir manaya gelmektedir. Tasavvufta sufi, ibnu'lvakt olarak tanımlanan kişidir. Eskiler, İbnü'l-vakt (vaktin çocuğu¸ vaktin uşağı) deyimi ile “ bir vakitte yapılması en uygun olan işi gerçekleştiren ve belli bir zamanda kendisinden isteneni yapmakla meşgul olan kişiyi kastetmişlerdir.”[1] Tasavvufa göre sufi İbnü’l vakt olmalıdır. Yani sufi, yaşadığı an içerisinde kendisi için en iyi, en faydalı olan ne ise onu bilmeli ve bununla meşgul olmalıdır.
Yani sofi, geçmişle ve gelecekle ilgilenmeyen, her anı şuurlu ve özde yaşayan, içinde bulunduğu zamanda neyi yapması gerekiyorsa onu yapan, her ân Allah'ın zikri ile iştigal eden, Allah’ın tecellisine uyan bir kişidir. Eski dildeki ibnü'l-vakt kelimesi zamanın sahibi olan Allah’ın her anını şuurlu ve özde yaşamak, vaktin getirdiği yükümlülükleri vakte uygun olarak icra etmek, “ kendi zalimlerimizi, tağutlarımızı, tespit ederek onlarla hesaplaşmak, zamanımızın Nemrutları, Firavunları, Ebu Lehepleri karşısında İbrahim, Musa, Muhammed (SAV) (hepsine selam olsun) gibi bir duruş sahibi olmak” anlamındadır.
“Ebu'l-vakt”, “ibnü'l-vakt” in ileri aşaması hatta en üst derecesi yani İnsan-ı kâmil’i işaret eden şeyhlik mertebesine ulaşan makamı işaret eder. Ebu'l-vakt, "temkin (istikrarlı ve sabit olma¸ yani renksizlik) makamıdır. Bu makama erenlere de ebu'l-vakt (vaktin babası) denir. Bunlar zamanla değişmezler¸ zamandan etkilenmezler¸ tersine zamanı değiştirir ve etkilerler.”[2]
Zamane Adamı Ebu'l-vakt
İbnü’l Vakt terkibini günümüzdeki anlamı ile düşündüğümüzde, eskilerin anladığı anlamdan farklı bir kullanım ortaya çıkar. Dilimizdeki “ günün adamı” deyiminin kast ettiği mana; daha ziyade çıkarları doğrultusunda hareket eden, çıkarlarının gerektiği gibi yaşayan, çıkar elde etmek için davrananlardır. Bu deyim günümüzde çıkarlarının gerektirdiği şekilde davranan, devrin şartlarına göre ona buna yağ çekerek istediklerini elde eden, belli bir duruşu, kıstasları olmayan, her şekle girip çıkan kimseleri anlatır.
Şiirlerde Ebu'l-vakt
İbn-i vaktim ben ebu'l-vakt olmazam¸
Abd-i Mahzum ben tasarruf bilmezem. Niyazi Mısri
Sûfî İbnü'l-vakt bâşed der misâl
Lîk sâfî fârigest ez vaktı hâl Mevlana
Harabat ehline duzah azabın anma ey zahit
Ki bunlar ibn-i vakt olmuş gam-ı ferdayı bilmezler Hayâlî
Vehbi ya yâre rica eylemeziz tıa-berca
İbn-i vaktiz biliriz vaktini biz ibramın Seyyid Vehbî
Geç geçenden, ibnü'l vakt ol, gözle hâl..
Çekme ferdâ kaygusun, ferdâya sal.
KAYNAKÇA
[1] Ebu'l-Kasım Abdülkerim el-Kuşeyri¸ er-Risaletu'l-Kuşeyriyye fi İlmi't-Tasavvuf¸ haz. Ma'ruf Zerrik¸ Ali Abdülhamid Baltacı¸ Dâru'l-Hayr¸ Beyrut 1993¸ 55
[2] Kadir ÖZKÖSE,” İBNÜ'L-VAKT YA DA EBU'L-VAKT OLABİLMEK”, Somuncu Baba Dergisi > Dergi > 64.Sayı >
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!