Matemin nazarında; narım, yârim ve kilitli yüreğim…
Mimozalar derlediğim bir şiirsin sen
İçimin meltemine razı gelen güzel gözlerin
En sevdiğim, karanlığı delen bu bitimsiz sevgim:
Aşkın nazarında ilhamımsın katıksız
Eşrafımsın yanlı yansız
Endamın ve efkârın ve ahvalin
Çöreklenen kara buluta inat
Sevecen yüreğimde saklandığın yokuşa biat
Bir mevsimsen tüten burnumda
Bir şarkı isen çınlatan kulaklarımı
Çağırsam gelmediğin
Çatılmadık kaşın kalmazken
İklimlerden imkânsız isen
İkilettiğim kadar bu aşk
İkilem yüklü yüreğin ve ben
Bir niyaza eşlik eden kimi zaman ettiğin sitem
Görünmezliğin meali iken aşk
Varlığına başat duygular
Hüznünse öz alt kümesidir esintin
Muhatabım kâinat ve Yaratan
Aşkı, aşkın hatırına kazdığım mezarından
Kaçan bir ölü gibi
Ölümsüzlüğü şiar edinen kalemim gibi
Kalender meşrebiyim madem bu imkânsız çırpınışın
Kanaat ettiğim her şeye rağmen
Bir sevmelere doyamadığım
Saydığım kadar tek tek soldan sağa heceleri
Kekelediğimse tek hecenin bağlanmış basireti
Ve işte aşkı kürüyorum ellerimle
Kordan heceye rahmet yağıyor sağanakların nezdinde
Ah, içimdeki ateş
Ah, fani dünya ve saklı ne çok yeis
Bazen yalpaladığım sana koşarken
Bazen yarıladığım demi hasretin
Çayıma şeker
Yemeğime tuzundur gözlerinden akan ferin her damlası
Damıttığım kadar bunca hüzün
Derlediğim ne ki yazmadıktan sonra bu aşkı mısralara
Demlendiğim illa ki yalnızlığın serveti
Mümkün müydü yoksa sana bunca yazılmam
Yazgıma razı
Yüreğin de niyazı
Ah, mevsimin ve gecenin ayracı
Hürmetlerimi sunduğum kaderim
Bazen başa aldığım hikâyem
Bazense bozguna uğradığım
Bil ki r/eşittir bu aşk
İmtiyazı sevginin
En çok da sevmelerin kıblesinde doğurganlığı duyguların
Dolunayda saklıdır gözlerim
Yıldız olup da yağarım başına
Yağmalanmış olsa ne ki yürek?
Kayrasında sözcüklerin
Tefe konmuş şu sefil benliğim
En içli çağrısıdır da mazlum kılındığım
Kanatlarıma doğ
Yüreğime sokul
İstersen dön sırtını çek git başka coğrafyalara
Dağlar aşarım da ererim hidayete
Yollar aşarım da gireceğim gönlüne
Varsın bir rivayet olsun bu aşk
Nazarında ruhumun esareti hayatın
Cesaret örneğidir yazdıklarım
Meziyet değil mi ki sevginin
Telaşı ile serildiğim şu sayfaya damlayan
Her yaşın da isyanı bil ki gelip geçici değil
Kılındığım eziyet
Mağdur olduğum kadar çektiğim hasret
Bilmekse imkânsızlığını bu aşkın
Yeter ki uyandırma beni uykumdan…