İfade, ifade etmek bir anlatım şekli olsa da sanki bize yabancı, uzaktan el sallayan ama yanımıza gelmeyen bir duygu anlatım şekli, kolay olsa da bizim için neden bu kadar zor? Anlatmak isterken bazen gönüllere bırakıyoruz yakan bir kor, aç gönlünü fikrini ona sor desek de kapısını açan yok açmak için deriz sanki çok zor. Haklılığımızı ortaya çıkarmaktan öte, gerçek niyetimizi saklayarak ifade etmenin kapısını açınca gizleyince, ifade etmek ondan zor oluyor. Yola çıktığımızda aniden yanımızdakini yolda bırakarak, aksi yola gidince bu açıklamayancı, hazım etmemenin zehirli şerbetini içince, anlayış hoş görü olmayınca ifade etmek, kandırarak yolda bırakarak kendimiz için olanı çaktırmadan sessizce ele geçirene kadar ”istifade” etmek olarak anlayınca, ifadelerde anlamsız anlatımlarda düzgün olmuyor.
 
   Fikir ifade düzgün olmayınca yollarda adımlarda düzgün olmuyor, gönüller üzgün bakışlar düzgün bakmıyor, gelen yakıyor giden yıkıyor herkes boş gözlerle yıkana bakıyor anlamıyor! İnsan sadece ben haz almalıyım, karşımda ki haz alsa da olur almasa da olur mantığı içinde olursak, ne bizim ifademiz anlaşılır bizi doğru amaca götürür ne de toplumsal barışa götürür. Hep birlikte beraberce kazanma harcama yürüme koruma niyeti olursa aklımız fikrimizde saf olur, karışıklığa meydan vermez, estetik bir güzellikle bizlere gülümser sarar ifademizi anlatmak istediğimi anlaşılır kılar.
 
   Kavram ifade etmeyle uyuşmadığı sürece, anlam mana bir değer taşımıyor. O nedenle ifade buram buram insanlık gönül bahar kokmuyor, insan insana haliyle bir şeyler ikram etmiyor hep alıyor benim olsun diyor. Ne bayramlar bayram oluyor ne programlar bize uyuyor, sorularda cevapsız duruyor. İfadenin kendi yapısı ile var olması için, niyetlerin düzgün sapmaz kendimiz için değil amaçların toplum için karşımızdaki insanın derdine deva sunmayı, toplumun gidişatını içine katmadığımız zaman ifade anlam taşımayacaktır, anlaşılmayacaktır. Anlaşılmayan doğru ile buluşmayınca kaçacaktır ağlatacaktır, koşana varmayacak uzaklaşacaktır. Beni kimse anlamadı dediğimiz anda, niyetimiz fikrimiz ifade ederken veyahut ondan öncesinde sadece kendi çıkarımız için doğrultusunda, bir beklenti içinde olduğumuz için anlaşılmayacaktır. Herkes benim ifadem doğrudur der ise anlaşılmaz olacaktır. Bir rehber bir kılavuza gerek vardır, bu kılavuzda Rehberde Nur Kur’an ve Âlemlere Rahmet Nur Nebidir. Yoksa ne niyetimiz ne ifademiz ne amacımız toplumsal olacaktır nede bizleri yarına taşıyacaktır vesselam.
Mehmet Aluç