
bu çeğmel güneşte 2 kişi öldü:
demagog karıncalar büyüyordu buz kaburgalarında
vücut ısısını öpemeden nabzından, maviye çaldı yarım dudakları
yeminlerin sayesi en karasıydı gerçeklerin
ve eylüldü
sözlerin ruh göçü başlayalı bilmem kaç asırdı…
bu odada 2 soluk ayaküstüydü:
raflar gözbebeklerine kaldırıldı belki, belki gözler raflara dikildi
açının bakışı burdada aykırıyla sevişti
ve kapakları gözlerini uluorta bir pramite hapsetti
perdenin saçaklarına düğümlendi kirpiklerin,
bir rüzgar yetti mesafelere, bilmem kaç fersah…
sahi bir anka kuşu mu yüklenmişti rafları gözbebeklerine kaldırmaya
yoksa benden çevrilmezlerdi bilirdim…
bu kapıda 2 kol vardı:
ve her indirdiğimizde bir yahudiye dönen ellerimiz
anahtar yuvasına kuş tüyleri doldurduğumuz
ve anahtarı bir göçün ayağına bağladığımız…
bu beton masada 2 el var:
erigen gelişlerin biriktiği tırnak araları var ışığın göğünde
kahve mermerden parmaklar
teklik katranının kurtlandığı ilikler
ve onlarca dolunay cesametinde mesafe
çınayaz tan vaktinde dirilen 2 el var,
tutmak eylemine yobaz…
Burada 2 sır var:
Biz ve bir anka kuşu