Bir coşkuyu giyindim: hicretti durağım ve durakladığım o zaman aralığı pür-neşe safiyetim içeriği dolunay olan gecenin ikliminde saklı bedellerim bedensel bir kıyam aşka kıymet biçen berduş kalemin gönlüne konan bir kuş gibi de kırılgan…
Rengime sürdüm gözlerini
Irkı yoktu acının: iman gücümde saklı
Her duygu her şiir
İmla hatası olma tedirginliği ile gidip geldiğim
Hüzün koridoru
Baş veren filiz hüviyetim
Boyunduruğunda hür kalmanın ibaresi
Çakıl taşları serptiğim atlas yürek
İhbar edemediğim kadar idrak ettiğimden öte
Bir çeşmenin başında
Çeşni başı idim hayatın
Solan güne nakşettiğim
Sevip de yeniden dirilmeyi beklediğim
Sunumuydu aşkın bir sürahi dolusu imge tıkılmışken iç cebime
Dar paçalı pantolonum askıda umut askıda hasret
Haset olanlara idi sözüm
Hazan bahçesinde saklı bir çiçekten öte
Çiğnenmiş gururum
Çiğ süt emen beşerin infilak ettiği
Bir zaman aralığı
Sazan misali inandığım her yalanda
Saklı mıydı yoksa doğruluk payı?
Bir mizansen bu aşk
Bir metafor adeta tutuşan yürek
Gönlün itibarı saklıydı şiirin gizinde
İkna edemediğim bir tabur dolusu insan ve kelime
Hali hazırda solmayı şiar edindiğim
Gecenin maskesi yoktu artık yüzünde
Yüz verdiğim kadar yüz bulamadığım
Yüzümde aydınlık bir gülümseme
Kibarca eşeledikleri yüreğim
Kibirli saltanatı iblisin ve neferi ölü dileklerin
Manen zengindi külliyem
Eşrafın hezimeti ve sakar sefaletinden esen rüzgâr
Yerle yeksan edilmiş şiirlerim
Bense kap kaça uğramış bir gölge misali
İndinde yalnızlığın
Huzura delalet bir ön görü
Mevsimin de şerhinde saklı sözcüklerden
Yayılan ışıltı
Nazenin yürek coğrafyasında saklı bilumum duygu
Ötelendiğim kadar ötekileştirildiğim
Öteberisi ömrün
Bir ardıç kuşu gibi sektiğim
Bir yürekten diğerine
İhbar ettiğim iç sesim
Şiirin savruk hikâyesinde konup da kaçamadığım
Bir düş tarlası
Emsalsiz hüznüme tanık sadece Mevla
Huzuru duyumsamanın da tesellisi
Tecelli eden kadere duyduğum hürmet
Taşkın mealinde yeryüzünün
Sadece bir zerreydim ben ta ezelden
Afaki bir coşku ve muhatabı olmadığım karanlığın…