Bazı konular ve olaylar vardır ki uzun zaman kamuoyunun gündeminde kalır veya kamuoyunun vicdanını uzun bir süre rahatsız eder. Köşe yazarlarının, siyasilerin, sanatçıların, medyanın gündeminde yer bulur. Kısacası toplumun her kesiminde uzun süre konuşulur bir olay veya konu.
Geçmişten günümüze birçok örnek verebiliriz buna dair. Bazen üçüncü sayfa haberidir bazen siyasi bazen de toplumsal hayata dair bir gelişmedir. Hatırladıklarımdan yola çıkarak örnek vermek istiyorum. En genelden özele doğru gitmek gerekirse; yaşadığımız darbeler, Adnan Menderes' in idamı vb. siyasi olaylar; terör olayları, kadın cinayetleri, taciz olayları...Yetmedi, hayvanlara yapılan işkenceler ve kamuoyunun vicdanını sarsan şu anda aklıma gelmeyen birçok olay.
Evet, bir süre gündemde kalıyor bu tür acı olaylar ve büyük tepkiler geliyor. Peki sonra? Ne kadar ders alıyoruz ve vicdanımızda ne kadar iz bırakıyor yaşananlar? Bir şeyler eksik ama ne? Ciddi yaptırımlar mı uygulanmalı? Eğitime, bilinçlenmeye daha çok mu önem vermeliyiz? Siyasiler, sivil toplum kuruluşları, aydın dediğimiz kesim daha çok mu etkili mesajlar vermeli? Bence hepsinin hayata geçirilmesi gerekir. Toplum olarak, tabii insanlık olarak da insanlığımızı ciddi anlamda masaya yatırmamız gerekiyor. İnsanlığımızı sorgulamamız gerekiyor.
Geçmişten günümüze birçok örnek verebiliriz buna dair. Bazen üçüncü sayfa haberidir bazen siyasi bazen de toplumsal hayata dair bir gelişmedir. Hatırladıklarımdan yola çıkarak örnek vermek istiyorum. En genelden özele doğru gitmek gerekirse; yaşadığımız darbeler, Adnan Menderes' in idamı vb. siyasi olaylar; terör olayları, kadın cinayetleri, taciz olayları...Yetmedi, hayvanlara yapılan işkenceler ve kamuoyunun vicdanını sarsan şu anda aklıma gelmeyen birçok olay.
Evet, bir süre gündemde kalıyor bu tür acı olaylar ve büyük tepkiler geliyor. Peki sonra? Ne kadar ders alıyoruz ve vicdanımızda ne kadar iz bırakıyor yaşananlar? Bir şeyler eksik ama ne? Ciddi yaptırımlar mı uygulanmalı? Eğitime, bilinçlenmeye daha çok mu önem vermeliyiz? Siyasiler, sivil toplum kuruluşları, aydın dediğimiz kesim daha çok mu etkili mesajlar vermeli? Bence hepsinin hayata geçirilmesi gerekir. Toplum olarak, tabii insanlık olarak da insanlığımızı ciddi anlamda masaya yatırmamız gerekiyor. İnsanlığımızı sorgulamamız gerekiyor.
Münevver Karabulut, Özgecan Arslan cinayetlerini hatırlarsınız. Serviste unutulan küçük canımız Alperen'i de hatırlarsınız. Bir de en son hepimizi dehşete düşüren bir olay ekranlara ve gazetelere yansıdı. Ayakları ve kuyruğu kesilmiş yavru köpek görüntüsü. Hepsi kamuoyunu son derece sarstı ve gündemin ilk sıralarına yerleşti. Unutmayalım ki hangi canlıya yönelirse yönelsin. Şiddet şiddettir. Şiddetin, fiziksel ya da psikolojik olması da önemini azaltmaz.
Birbirimizin yaşam hakkına, düşünce ve duygularına, inancına saygı duymak zorundayız. Sadece birbirimize değil, tüm canlılara, yaşadığımız çevreye, dünyaya olan bakışımızı da gözden geçirmeliyiz. Deyim yerindeyse, insanoğlu şapkasını çıkarıp önüne koymalı ve çok iyi düşünmeli. Şu soruyu sormalıyız kendimize: İnsanlık nereye gidiyor? Canımız daha fazla yanmadan ve başka canlar da yanmadan insanlığımızı konuşalım.
İnsanlıktan umudumuzu kaybetmemek dileğiyle ve güzel bir alıntıyla noktayı koymak istiyorum: "İnsan olmanın en baş koşulu, güzellikleri kirletmemektir." ( Adnan Binyazar)
27 Haziran 2018
Birbirimizin yaşam hakkına, düşünce ve duygularına, inancına saygı duymak zorundayız. Sadece birbirimize değil, tüm canlılara, yaşadığımız çevreye, dünyaya olan bakışımızı da gözden geçirmeliyiz. Deyim yerindeyse, insanoğlu şapkasını çıkarıp önüne koymalı ve çok iyi düşünmeli. Şu soruyu sormalıyız kendimize: İnsanlık nereye gidiyor? Canımız daha fazla yanmadan ve başka canlar da yanmadan insanlığımızı konuşalım.
İnsanlıktan umudumuzu kaybetmemek dileğiyle ve güzel bir alıntıyla noktayı koymak istiyorum: "İnsan olmanın en baş koşulu, güzellikleri kirletmemektir." ( Adnan Binyazar)
27 Haziran 2018