Gün gelir de tükenebilir mi sözcükler? Söz biter mi? Bildiklerimiz, anlatacaklarımız çok olsa da sözün bittiği bir noktaya gelebilir insanoğlu. Ama her şey sözle mi anlatılır?  Resim, müzik gibi sanatın başka dalları da bir anlatım yoludur.
     Sadece sözcüklerle değil, çizgilerle, renklerle ve notalarla da ifade edebiliriz kendimizi. İnsan, istedikten sonra kendini ifade etmenin yolunu bulur. Taşlara, çeşitli nesnelere  resim çizmekle başlamamış mıydı insanoğlu duygu ve düşüncelerini bulunduğu zamanın ötesine taşımaya...Birçok anıt,  o anıtlar üzerindeki harfler,  figürler bunun kanıtı.  Hep kendini anlatmanın bir yolunu keşfetmiştir.  Çünkü insan,  diğer canlılardan farklı olarak, anlatma kabiliyetine sahiptir. İhtiyaç duyar kendini ifade etmeye. Sözlü, sözsüz fark etmez. İsaret diliyle de içini döker. Gözleriyle de konuşur. 
      Mutlaka dile gelir, dile getirir iç dünyasındaki sevinçleri,  kederleri, fırtınaları...Hayallerini, buluşlarını, daha birçok zenginliğini dışa vurmanın bir yolunu bulur. Yazarak, çizerek,  notalara dökerek, yeri geldiğinde rakamlarla, sembollerle...Kalplerdeki zenginlik, zihinlerdeki gelişim kendini gösterir çeşitli yollarla.
       Şiirler,  destanlar, halk hikâyeleri,  romanlar ve daha birçok eser ortaya çıkar insanoğlunun sürüp giden kendini anlatma serüveniyle. Sözcükler tükense de insanoğlunun, duygu ve düşüncelerini, hayallerini, umutlarını ifade etme  serüveni bitmez. Bitmeyecektir de.
       Taşlara yazılan uygarlıklardan, tuşlara, tabletlere ve laptoplara uzanan yazma serüveni... İnsanlığın vazgeçemeyeceği bu serüven, insan var oldukça sürecektir. Eller, kalemle ve tuşlarla buluşmaya devam edecek ve insanlığın sözcüklerle serüveni sonsuzluğa doğru uzanacaktır.

28.04.2017