İŞÇİNİN ALIN TERİ
Yaşadığımız evler, etrafımızda gördüğümüz bütün yapılarda işçilerin alın teri var. Taş üstüne taş koymak, parçalardan bir bütün inşa etmek hiç kolay değil. Ellbette her yapıda, o projeyi çizen kalemlerin ve daha birçok çalışanın da emekleri var. İnsanlık, binbir emekle yapılan o yapıların içinde yaşıyor, ibadet için toplanıyor, eğitim görüyor, şifa arıyor ve daha birçok ihtiyacını çeşitli yapıların çatısı altında karşılıyor.
Hastaneler, okullar, camiler, oteller ve daha birçok yapı insanlığın hizmetine sunuluyor. Her taşa, o işçilerin alın teri damlıyor. Elleri işlerken türkü yakar kimisi yanık yanık! O türkü, yankılanır taşların arasında. Kimisi alacağı yevmiyenin hesabını yapar. Anasına, babasına, çocuğuna ekmek götürmenin düşüncesiyle çalışır çabalar. Molada da bazen birkaç zeytin tanesiyle, kırdığı soğanla ve bölüştüğü ekmekle karnını doyurur; çalışmak için yeniden güç kazanır. Temeliymiş, iskeletiymiş, harcıymış, betonuymuş, boyasıymış derken bir binayı var eder alın teriyle. Çizileni, hayal edileni hayata geçirir. Can güvenliğini bile düşünmez çoğu zaman ekmek parası için. Hele günümüzde inşa edilen çok yüksek yapıları düşününce, ne kadar zor bir süreçten geçilerek, o devasa binaların ortaya çıktığını anlayabiliriz.
İnşaat sektörünün ne kadar geliştiğine hepimiz tanık oluyoruz. Bir taraftan da aşırı betonlaşmayı eleştiriyoruz birçoğumuz. Yeşil alanların gittikçe azalmasından, binaların aşırı derecede artmasından ve daha birçok olumsuz gelişmeden yakınıyoruz. Yollarda hafriyat kamyonları, etrafımızda gördüğümüz şantiyeler ve büyük bir hızla artan binalar... Gazetelerde tam sayfa yeni projelerin tanıtım reklamları, televizyonlarda projelerin büyüleyici reklamları.. Yepyeni, bambaşka yaşam alanları kuruluyor. Kimisi küçücük evlerinden hayranlıkla izliyor o projelerin etkileyici reklamlarını. Öyle ki herkes mutlu ve son derece rahat(!) Dert yok, tasa yok (!) Kimisi de gücüne göre yeni bir projeden yepyeni bir eve sahip olmak istiyor. Öyle anlaşılıyor ki yaşam alanları hızla gelişmeye ve değişmeye devam edecek. Artık yeni bir yaşam biçimine, çeşitli projelerde tasarlanan yepyeni yaşam alanlarına doğru gidiyoruz.
Tabiî kimisi de sokağında, mahallesinde mutlu. Küçücük evlerinde de mutlular. Zaten mutluluğu önce içimizde var edebiliriz ancak; duvarların arasında değildir huzur ve mutluluk. O lüks konutları inşa eden işçiler, belki kıt kanaat geçiniyorlardır. Ama mutluluğa sahiptirler. Huzurludurlar belki bir göz odalarında ve mütevazı sofralarında. Onların alın teri görmezden gelinmemeli. Can güvenlikleri için azami ölçüde tedbirler alınmalı. Emeklerinin karşılığı eksiksiz verilmelidir.
İşçilerin alın teriyle inşa edilen her türlü yapıya bakarken bir de bu gözle bakmayı deneyin. Alın terinin, ekmek parası için canını dişine takarak çalışmanın kutsallığına bir de onların gözüyle bakmaya çalışalım. Yakınlarda bir yerde ve birçok noktada mutlaka bir inşaat adım adım yükselmekte. Alın teriyle, emekle ve özveriyle..
"İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz. "
Hâdis- i Şerif
İŞÇİNİN ALIN TERİ
♡