İslam da Müslümanları Ayrıcalıklı Yapan Meziyet
 
                                AYRICALIK ile ilgili görsel sonucu
 
  Yaşanılması gereken hayatımız farkında mısınız hepimiz bir askıya bir duvara asmış, bizim olmayan yaşanılmaması gereken hayatı yaşıyoruz! Her gün dönüp baktığımızda gıpta ettiğimiz, ama bir türlü giymeye razı olmadığımız hayatımız, duvarlarda solarken, bizlerde yanlış hayatın kışında soluyoruz. Biliyorsunuz varmak için olgunlaşmak için var olmak dayanmak imtihanı kazanmak için” sabır” gerek, yaşamak için sabır gerek, kendi hayatımızı yaşamak ve ulaşılması gereken yere merhametle varmak insan olmak için sabır ve iman gerek. Bize mahzun bakan asıl hayatımız duvarda asılı, merhamete ulaşmak için al beni giyin derken, biz hayır seni giyinirsek kazancımızdan vermemiz gerekiyor bunu istemiyoruz, hayatımızda bize verende alanda Allah C.C. değil mi hem verince eksilmez artar derken, biz hala benliğin değişmez eşekliyi ile” ya eksilirse” inadı cahilliği ile hala bizim olmayan hayatı yaşıyoruz!
 
   Olmak istemiyoruz gülen güldüren, olmak istemiyoruz mutlu olan mutlu eden, istemiyoruz pardon kazançsız cenneti istiyoruz oda kazanmadan olmuyor ver halis kelam ile kul olmak varmak yaşamak yaşatmak için merhametin yanında sabır lazım. İmanın yan şubeleri olan merhamet sabır kardeşlik komşuluk vs. ile uzaktan ilgi ve alakamız yok iken, sabırsız halimizle ulaşılması zor olanı bir çırpıda kazanmak istiyoruz.
 
"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!"(Müslim, iman 93-94. Ayrıca bk.Tirmizî, Et'ime 45, Kıyamet 56; İbni Mace, Mukaddime 9, Edeb 11)
 
   Sağ sol yanına dünya çıkarını sokanlar onunla yatıp kalkanlar, sadece ben kazanmalıyım benim olmalıdır benim hakkımdır diyenler, selam vermeden selam verilmesini bekleyenler haydi, buyurun, cenneti iman etmek yanında birbirimizi sevmedikçe gerçek imana erişemiyoruz, haydi titresin şimdi ruhunuz aklınız fikriniz düşünceleriniz silkelensin…
 
   Parasını sımsıcak bir döşek olarak görenler, haklılar değil de ama ahirette yanarken o paralar uğruna ısınacağı kesindir. Yüce Allah bu bedene sağlığı verirken ve kul bu sağlık sıhhat ile çalışır kazanırken fakirin hakkını da zekat fitre sadaka olarak versin içinde kuluna o kazancı fazlası ile vermiştir, kuldaki samimiyet ortaya çıksın diye, kul hadi canım ben alın terimle kazandım kardeşim veremem derse kaybetti gitti, akıllanır tövbe ederse tövbe kapısı açık zaten… İman etmekte ki güzellik gönlün tertemiz bir toz zerresi kadar siyahlık olmaması hep tertemiz olması ve diğer kara gönülleri de temizlemenin görevi ile vardır iman.
 
   Kulda ki İman, nasıl cennete girebilmenin asıl olan vazgeçilmez bir şartı ise,  müminleri sevmek de ve diğer insanları da severek canlarına mallarına tecavüz etmeden sınırları aşmadan tam ve kâmil bir imana sahip olabilmenin biricik şartıdır. Yoksa ben iman ettim tamam demekle olmuyor, toplumu yarınlara taşıyarak dertleri için çareler arayarak, yaralarını sarmanın endişesini yüreğinde hissetmeden endişesiz yaşıyorsan, imanında eksiklik vardır derim. Bizi ayrıcalıklı kılan Nur Kur’an Ve Sünnet İmandaki diğer bir ayrıcalık nedir bilir misiniz ” Hissetmek, duymak, görmek, koşmak anlayan olmak, ben olmak değil…” bunları hiçbir yerde hiçbir anayasada doktrinde düzende falan filanda bulamazsınız bulmak içinde aramayın. Bunlardan cümlemizle olmak dileğimle selam ve dua muhabbetle kardeşlerim.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet