İsrâiliyyât

 Osmanlıca yazılışı;  isrâiliyyât :  اسرائيليات

İsrâiliyyât kelimesinin lugatlerdeki anlamları : “ israil oğulları kitaplarında olup, oradan aktarılan hurâfemsi bâzı hikâye ve menkabeler.” Şekillerindedir.

İsrail oğullarının  dini metinlerinde görülen hikayelerin ve rivayetlerin İslami eserlere de sızmasını ifade etmek için kullanılan bir tabirdir.

İsrail kelimesi rivayetlere göre ilk kez Hz. Ya'kûb (as)'un ismi veya lâkabı olarak kullanılmıştır. Bugün ise Yahudilerin devleti olan İsrail Devletinin adıdır. "İsrâîl" kelimesi İbranice asıllıdır.  "İsrâ", kul, "îl" ise Allah demektir. Bu nedenle "İsrâîl", kelimesi İbranice de Allah’ın kulu anlamına gelir. [1] Kur'ân’ı Kerim’de ’ Yahudilerden "Beni İsrâîl" (İsrail oğulları) şeklinde söz etmektedir.

"İsrailiyyat" israiliyye kelimesinin çoğuludur. Kelimenin sözlüklerdeki anlam karşılığı: “ İsraili bir kaynaktan aktarılan kıssa veya hadise “[2] şeklindedir.

"İsrailiyyat"  kelimesi İslami literatürde bir terim haline gelmiş,  kullanıldığı manası olarak “ İsrail oğullarına nispet edilen rivayetler “ , “Yahudi kültüründen İslamiyet’e geçen veya İslâmî rivayetler arasına karışan çoğu Tevrat'tan nakledilmiş gerçekliği şüpheli bulunan anlatılar “  anlamı ile kullanılmaktadır.

Bu kelime İslami metinlerdeki terim anlamı ile: İslamiyet’le alakası kesin olmayan Kur’an’da anlatamadığı için îsrailoğulları ve onların peygamberlerine ait gerçekliği şüpheli olan hikâyeleri kast eden bir tabirdir. “Terim olarak İsrâiliyyât; İslâm'a, özellikle tefsîr ve hadis ilmine girmiş olan Yahudi, Hristiyan ve diğer dinlere ait kültür kalıntılarıyla, dinin lehine veya aleyhine uydurulmuş, Peygamber (a.s.)'e, sahâbe ve daha sonra gelen nesillere izâfe edilen her türlü haberlere denir. İslâm'ın özüne ve ilkelerine uymayan her şey bu kelimenin kapsamına girer.”[3]

İsrâiliyyât tabiri ile  “İslâm şeriatına ne uyan ne de uymayanların doğru oldukları kadar yaları olmalarının ihtimal dâhilinde olan” hikâye ve anlatılar anlaşılmaktadır.  “İslâm'a ve özellikle tefsire girmiş olan Yahudi, Hıristiyan ve diğer dinlere ait kültür kalıntılarıyla, dinin gerek lehine ve gerekse aleyhine uydurulup Hz. Peygamber'e (sav) ve sahâbe ve müteakip nesillere izafe edilen her türlü haber, israiliyyat kelimesinin manası içine girer.”[4]

“İsrâiliyyât, senet ve metin yönünden sahîh ve sağlam veya zayıf veya uydurma olabildiği gibi inanç, ibâdet, dinî ahkâm, va'z ve nasihatla ilgili de olabilir. İsrâiliyyât, İslâm'a uyup uymama bakımından üç kısımdır. İslâm'a uygundur veya İslâm'a zıttır veya doğrulama ya da yalanlama imkânı yoktur. İslâm'a uygun olmayan söz, kıssa ve haberlerin değeri yoktur. “

İslami literatürde İsrailiyat olarak addedilen pek çok kıssa, dini öykü, dini hikâye ve kıssa vardır. İsrailiyyat  nevindeki bu tür, kıssa, hikâye ve  rivayetlerin nakledilip edilmemesi, dini metinlere alınıp alınmaması  meselesi, İslam âlimlerini bir hayli meşgul etmiş, anlatılan bu türden anlatıların hangisinin israiliyat neviinden olup olmadığı da  çok tartışılmıştır. İsrailiyyat'ın rivayet edilmesini caiz gören İslam âlimleri olduğu gibi bunların nakledilmesini uygun görmeyen âlimler de olmuştur.  Hatta bu türden pek çok kıssa, hikâye ve rivayetler arasında çeşitli tasnifler yapılmaya çalışılmış; nakledilmesine izin verilenler, izin verilmeyenler, doğru veya yalan olduğuna hüküm verilemeyenler gibi kısımlara ayırma çabaları da görülmüş ve görülmektedir.  


 KAYNAKÇA

[1] https://www.diyanet.gov.tr/dinikavramlar/dinikavramlar-%C4%B0/%C4%B0SR%C3%82%C4%B0L%C4%B0YY%C3%82T
[2] Doç. Dr. Abdullah AYDEMİR, TEFSİRDE İSRAİLİYYAT, https://web.itu.edu.tr/~yildizh/Kitaplar/Din/tefsirde_israiliyyat.htm
[3] https://www.diyanet.gov.tr/dinikavramlar/dinikavramlar-%C4%B0/%C4%B0SR%C3%82%C4%B0L%C4%B0YY%C3%82T

[4] Doç. Dr. Abdullah AYDEMİR, TEFSİRDE İSRAİLİYYAT, https://web.itu.edu.tr/~yildizh/Kitaplar/Din/tefsirde_israiliyyat.htm