![]()
İSSOS SAVAŞI VE MAKEDONYALI İSKENDER
İssos kenti ( Kinet höyüğü ) doğu ve batı medeniyetleri arasında yol ayrımına sebep olan İssos Savaşı ile dünya tarihine adını yazdırmıştır.
İSKENDER'İN ANADOLU VE ÇUKUROVA SEFERİ
Uygarlığın beşiği olan Anadolu’yu ve Mezopotamya’yı ele geçirmek için harekete geçen Makedonyalı Büyük İskender, Polatlı’daki Gordion’u aldıktan sonra Niğde ve Ulukışla üzerinden Pozantı’ya gelmişti.
Perslere bağlı Tarsus Satrab’ının kuvvetleri Pozantı’da önemli bir yığınak yapmış fakat İskender, Tarsus Satrap’ının kuvvetlerini Pozantı’da yenmişti. Ordusunda birçok tarihçi, yazıcı ve ressam taşıyan İskender, Tarsus Satrap’ını yenmesinin anısına Pozantı’da taştan bir kitabe kazdırdı.
İskender, daha sonra Çukurova’ya inmiş, o tarihlerde Çukurova’nın merkezi olan Tarsus’u ele geçirmişti. Tarsus çayına serinlemek için giren İskender, çayın soğuk suları veya Çukurova’nın sivrisinekleri yüzünden ağır bir hastalık geçirdiği için bir müddet burada konaklamak zorunda kalmıştı.
ÇUKUROVA'DA İLERLEYİŞİ
İyileştikten sonra Tarsus’tan ilerleyerek, Adana şehri ve deniz kıyısındaki Magarsus (Karataş’tadır) ve Mallos’a uğradı. Magarsus’ta iken Athena heykelini ziyaret etikten sonra Misis’e gelmişti. Misis’te bir müddet dinlenip Mallos (Misis) Pyramus nehri (Ceyhan’ı) geçen İskender, Kurtkulağı, Demir kapı ve Burnaz yolu üzerinden Karahöyük ve İssos kentine ulaştı. Yaralı askerlerini İssos kentine bırakan İskender, Amanosları aşarak Amik ovası ve Suriye’ye ulaşma planları yapıyordu. Amanosların doğu yakasında Darıus ve Pers ordularının kendisini beklediğinden haberdardı.
Amanosları aşabilmek için gereken her iki geçitin üzerinde bulunan Myrandus’a ilerledi. Bu günkü İskenderun’un yakınlarında kurulmuş antik bir Fenike şehri olan Myrandus’da karargâhını kurdu. İskender, Myrandus’da kalırken; Belen, Bakras ile Sarıseki ve eski adı Sochio -bugünkü adı Darbısak kalesi- geçitleri arasındaki emniyeti kontrol etmek için beklediği kuvvetle muhtemeldir.
DARA'NIN TEDBİRLERİ
Zaten, Darıus’ta Amik ovasında olan ve her iki geçidi kontrol eden Darbısak Kalesini ordusunun karargâh merkezi yapmıştı. İskender’in aşması gereken muhtemel iki geçit olan Darbısak ( Sochio) da karargâh kuran Dara, diğer geçit olan Belen ve Bakras arasındaki tahkimatı da arttırmıştı.
Dara’nın planına göre İskender her iki geçiti de aşamayacak kendisi de Aslanlıbel’i aşarak Toprakkale’den geçip, İssos’a gelerek İskender’i sıkıştırıp imha edecekti. Plan gerçekten işlemiş olsaydı İskender’in ordularının kaçacak hiçbir yeri kalmayacak deniz yoluyla da kaçma imkânı olmadığından tüm ordusu ile yok edilmiş olacaktı.
Batı Anadolu’da Granikos savaşında ve Pozantı’da Perslere karşı galip gelen İskender’in, Perslerin kalbine doğru ilerlemesi üzerine III: Darius büyük bir ordu hazırlayarak Aslanlıbel ( Bahçe) ve Belen geçitlerinde tahkimatı arttırmıştı. Darbısak kalesinde (Hassa) karargâh kuran III. Darius, İskender'in Mallos’u (Misis ) geçip İskenderun yakınlarında ( Myrandrus) karargâh kurduğunu öğrenince, İskender'in ordularını arkadan vurmak için günümüzdeki Hassa ve Kömürler üzerinden Bahçe yakınlarındaki Aslanlıbel’i ve Kanlıgeçit’i aşarak, Osmaniye ve Kısık Boğazı’ndan İssos kentine ulaştı. İskender’in ordularını Belen ve Payas arasında tamamen imha etmeyi planlayan Darius, Deliçay’ın kuzeyinde ve İssos kentinin ( Kinet Höyüğü’nün) doğusunda, Amanos Dağlarının eteklerinde ve İssos ovasına bakan hâkim tepelerde savaş düzeni aldı.
İSSOS SAVAŞININ YERİ HAKKINDA SPEKÜLASYONLAR
İssos Kentine giren Darıus’un askerleri İskender tarafından İssos’ta bırakılan yaralı Makedon askerlerini katlettiler ve üzerlerine gelmekte olduklarını öğrendikleri İskender’i ve Makedon askerlerine karşı savaş düzenine girmeye başladılar.
Bugüne kadarki kaynaklarda İssos savaşının nerede olduğuna dair çeşitli görüşler ileriye atılmıştır. Bu spekülasyonların yüzünden İssos savaşının yeri tam olarak tespit edilememiştir Makedon kaynakları ve Büyük İskender’in tarihçileri, savaşın yeri ve nasıl olduğuna dair çok tafsilatlı bilgiler vermiş olmasına rağmen savaşın geçtiği yerin günümüzdeki yeri hakkında çeşitli spekülasyonların yapılmasının üç önemli nedeni vardır. Bu üç önemli neden şunlardır.
a) Pinaros çayı ( Deliçay) yatak değiştirmiş, M.Ö 333 yılından bu güne üç km kadar güneye kaymıştır.
b) Pinaros Çay’ı ile Payas Çay’ı birbirine karıştırılmaktadır.
c) Kinet höyüğünün İssos kenti olduğu pek bilinmemekte, Erzin’deki Epiphaneia ile İssos kenti birbirine karıştırılmaktadır.
DELİÇAY VE İSSOS KENTİNİN GERÇEK KONUMLARI
Kaynaklarda adı geçen Pinaros çayı veya Pindaros çayı, bugün Dörtyol ile ( Çaylı köyü) = Yeşilköy’ün sınırlarını ayıran Deliçay olmalıdır. Fakat Kinet kazılarından (İssos) ortaya çıkan sonuçlara göre, Deliçay’ın Akdeniz’e döküldüğü yer Kinet Höyüğü’nün (İssos Şehri’nin) güney yakasıdır. Buna göre Deliçay, MÖ 333 yılında şimdiki yatağından birkaç km daha kuzeyden, günümüzdeki Kuzuculu ile Erzin sırtları arasındaki vadiden Kinet'e doğru akıyor olmalıdır. Nitekim İssos Şehri’nin kurulduğu yerden bir buçuk km güneye kaydığı, Aygaz dolum tesislerinin tam bitişiğindeki Kırık Köprü adı verilen Roma köprüsünden anlaşılmaktadır. Aygaz dolum tesislerinin bitişiğinde bulunan Krık Köprü, bin beş yüz sene önce Deliçay’ın nereden aktığına dair kesin bir kanıttır. Bugünkü Deliçay, eski adı Pinaros, Romalılar zamanından günümüze kadar yaklaşık olarak bin beş yüz metre daha güneye, İskenderun tarafına, doğru kaymıştır. Kırık köprü ise, İsos Kenti (Kinet Höyüğü’nden ) tam olarak bin beş yüz metre güneyindedir. Günümüzdeki Deliçay, Romalıların yaptığı Kırık Köprüden bir buçuk km güneyinden akmaktadır. Yani, günümüzdeki Deliçay’ın şu anki yatağı, üç bin yıl boyunca Kinet Höyüğünün bitişiğinden İskenderun tarafına doğru yaklaşık üç km kaymıştır. Bu durum ise Deliçay’ın her bin beş yüz senede, bin beş yüz metre güneye doğru kayarak Kinet Höyüğünden ( İssos Şehri’nden) uzaklaştığını kanıtlamaktadır.
DARA VE İSKENDER’İN SAVAŞ DÜZENİ VE PLANLARI
Buna göre İskender’in Deliçay’ın güney tarafına ve Kuzuculu sırtlarına doğru savaş düzeni aldığını, Darius’un ise Kuzuculu Mustafa Kemal Üniversitesi kampusunun olduğu tepelerden Kinet Höyüğüne bakan sırtlara kadar konuşlandığını söyleyebiliriz. Her iki ordunun komuta kademesi için düşmanı karşıya alan ve ovaya hâkim olan yerlerde bulunmaları gerektiğine göre bu konuma en uygun yerler bu tepelerdir. Buna göre de savaş alanı Kinet Höyüğü’nün tam karşısında Yeşilköy ile Kuzuculu sırtlarına uzanan ovanın ve o günkü Deliçay’ın (Pinaros) her iki yakasında yapılmış olmalıdır.
Dara’nın İskender yetişmeden İssos Kenti’ne girdiği, İssos’taki hasta ve yaralı Makedon askerlerini öldürdüğünü İskender’in taktik analitikçe tarihçisi Arrianus’un Anabasis adlı eserinden istifade eden kaynaklardan öğrendiğimize göre Dara’nın yüz bin civarındaki ordusunu Deliçay’ın kuzeyinden günümüzdeki Yeniyurt – Kuzuculu ve Amanos dağları eteklerine kadar sıraladığı tahmin edilebilir. Ordusunun (Doğu- Batı istikametinde) sağ kanadını İsos’un bir km kadar yakınlarında olan ve İssos’a hakim bir yükseltiye sahip tepelere ve önlerine konuşlandırdığı ortaya çıkmaktadır. Dara’nın ağır zırhlı süvari birliklerini ovadan dağa doğru daralan ovaya ve İssos Kentini muhafaza edecek şekilde, ordusunun merkez kuvvetlerini ovaya hâkim olan Dörtyol ve Kuzuculu arasındaki tepelere, sol kanadını ise dağlara ve ormanlık alana doğru konuşlandırdığı savaşı aktaran kaynaklardan da açıkça anlaşılır. Buna göre Dara, ağır süvarilerini ovadan dağa doğru daralan bir alana, piyade birliklerini ise dağ tarafına ve ormanlık alana, Yunan kökenli paralı askerleri ise merkeze yerleştirmiştir. Kendisi ise muhafız olarak kullandığı paralı Yunan askerlerin arkasına karargâh kurmuştur.
Buna göre İskender’de ordusunu Deliçay’ın güneyine, İssos kentine bakan ovadan Kuzuculu ve dağa doğru konuşlandırma dışında seçeneği kalmamış olmalıdır. Nitekim İskender ve seferlerini anlatan en önemli kaynakları olan Arrianus’un Anabasis adlı eseri, Curtius Rusuf , Plutarch, Callisthenes’e dayanan aktarımlar da İskender ve Dara’nın Deliçay yatağının kuzeyinde Dara, güneyinde İskender olmak üzere deniz tarafından dağ tarafına olan dizilişi teyit etmektedirler.
Buna göre İskender’in sol kanadı İskender’in büyük generali Parmenion’un komutasında deniz tarafını muhafaza altına almıştı. İskender ve Makedon asillerinden oluşan süvari birlikleri ise her biri üçer yüz kişiden, beş metre uzunluğunda mızraklar ile kalın kalkanlar taşıyan Falanj düzenindeki piyadeler ile merkeze konuşlanmış, kendi ordusunun sağ kanadını ise dağ ve ormanlık alanı muhafaza altına alacak şekilde yerleştirmiştir.
İSSOS SAVAŞI VE SEYRİ
Savaşı aktaran Makedon kaynaklarından anlaşıldığına göre Dara'nın ordusunun İssos’un güney doğusunda olan ve denize yakın olan batı kanadı, İskender’in ordularını deniz tarafından çevirme harekâtında bulunur. Darius’un sağ kanadı, İsos- Kinet Höyüğü karşısından – İssos Kenti doğusundan veya Yeniköy tarafından taarruza başlamıştır. Dörtyol İcadiye veya kuzey tarafındaki İskender’in sol kanadı bu saldırı karşısında direnmeye çalışır.
Dara’nın sağ kanadı ve süvarilerinin baskısı altında kalan Parmenion’un komutasındaki sol kanat direnerek, dağ tarafına ve merkeze doğru geri çekilmeye çalışır. Parmenion’u ezmek üzere olan Dara’nın ağır süvari birliği- anlaşıldığı kadarı ile üç bin yıl önceki coğrafik konumda dar bir alanda- direnen Parmanion’un direncini yok etmek üzeredir.
Dara’nın sağ kanadı ve kalabalık zırhlı süvarileri İskender’in merkez kuvvetlerine de yüklenmiş; Deliçay yatağında bulunan İskender’in Falanj düzenindeki seçkin piyadelerini de zorlamaya başlamıştır.
Makedon ve Yunan kaynaklarından alınan tafsilatlı bilgilere göre Darıus'un ordusunun bir kısmı da dağlardaki ormanlık alanlardan geçerek İskender'in ordusunu dağ tarafından ve İskender'in sağ kanadından çevirme harekâtı yapmaya kalkışmıştır. İskender’in sağ kanadı ise dağ ve ormandan saldıran Dara’nın kuvvetlerini durdurmayı başarır.
İskender, çökmek üzere olan sol kanadına yardıma gitmek yerine Makedon asilleri ve İskender’in arkadaşlarından oluşan meşhur Hetairoi süvarileri ile Dara’nın Parmanion’un üzerine yüklenen sağ kanadı ile merkez kuvvetleri arasına; Dara’nın karargâh kurduğu yamaca doğru kama düzeninde yarma harekâtı yapar. İskender’in bizzat komuta ettiği Hetairoi süvarileri deniz istikametinde kama düzeninde saldırı başlatıp Permanion’a yüklenen sağ kanadı ile Dara’nın merkez ordusunun yarılmasına yol açarken,
Yarılan sol kanadı takip etmek yerine aniden çapraz bir dönüş yaparak Deliçay’ın yatağından yamaca doğru yükselen yerden hızla Dara’nın komuta merkezine yönelen İskender, Arrianus’a göre Dara’nın arabasına mızrak fırlatabilecek kadar yaklaşmayı başarır.
Tarihçilerin belirttiğine göre İskender’in bu manevrası Persleri çok şaşırtmış, Dara’nın okçularının yaylarını germesine bile fırsat bırakmayacak kadar ani ve çok süratli olmuştur. Bu manevra ile Dara'nın dağdan Kinet Höyüğüne uzanan Yeniköy sırtlarındaki denize doğru yayılan ordusunun sol kanadı ile gövdesi birbirinden kopmuş olduğu gibi panikleyen Dara’ da kaçmaya başlar.
İskender’in sol kanadı çekilirken, İskender’in sağ kanadı ve süvarileri Dara’nın karargâhına saldırır ve merkezdeki Yunan paralı askerleri Dara’nın kaçmasından sonra direnmeyi bırakmıştır. Deliçay’ın güneyinde kalan Dara’nın ağır zırhlı süvarileri ise oluşan kargaşada sıkışınca geri çekilemeyip büyük bir kıyıma uğrar.
Dara’nın kaçtığı anlaşılınca ordusu dar geçitlerde birbirini ezerek kaçışırken, yok olmak üzere olan Pemanion ve ordusu da kurtulmuş olur.
SAVAŞIN SONUÇLARI YORUMLAR TESPİTLER
Darıus'un savaş planının deniz tarafından ve dağ tarafından İskender'i çembere alarak merkez kuvvetleri ile Pinaros Çayını- Deliçay'ı aşıp İskender’i imha etmek üzerine kurulu olduğu anlaşılmaktadır. İssos Kenti önlerinden İskender'e doğru saldıran Pers kuvvetleri karşısında İskender'in sol kanadı geri çekilerek merkez kuvvetlerle birleşme taktiğini gütmüştü. Pers ordusunun sağ kanadı başarı gösterdiğini zannederek İskender'in ordusunun sol kanadına iyice yüklenirken, dağ tarafından çevirme harekâtı yapmaya çalışan Pers birlikleri mevzilerinde tutunmayı başaran İskender’in sağ kanadını aşamamışlardı.
Dara, savaş meydanından kaçmış akabinde dağılan Pers ordusu İskender’in askerleri tarafından imha edilmiştir. Kuzuculu’dan başlayarak, Kuzuculu ile Erzin arasındaki vadi ile Yeniköy sırtlarından Erzin’e doğru yapılan bu taarruz sonrasında Pers ordusu imha edilir. M.Ö. 333- Kasım veya Aralık.
Kaynaklara göre bu savaşta Darıus’un en büyük hatası süvari birliklerini dar bir alana sevk etmesi ve İskender'in süvari saldırısı esnasında dağ ile kendi ordusu arasında sıkışan süvarilerinden yeterince faydalanamaması olarak göstermektedir. Bu görüş günümüzde savaş meydanı olarak tespit ettiğimiz alanda çok da dar alan kalmadığı için tam olarak örtüşmese de 2400 yıllık bir zaman zarfında yatak değiştiren Deliçay’ın bazı yerleri alüvyonlar ile kapattığı şeklinde izah edilebilir.
Maneviyatı bozulan Pers ordusu darmadağınık hale gelince büyük bir kırım yaşamış Dara’yı takip eden İskender'in askerleri onun savaş arabasını, savaş meydanına ve askerlerine dağıtmak için getirdiği hazinesini, eşlerini ve diğer eşyalarını ele geçirdiler. Söylentilere göre üzerinde elmaslar ve yakutlar bulunan Dara'nın altın tacı bu kaçış esnasında başından düşmüş ve kaybolmuştur.
İssos yenilgisinden sonra barış teklifinde bulunan Darius’un isteği İskender tarafından kabul edilmemiş ve Darius’un Şam’da bulunan savaş hazinesine el konulmuştur. Böylece Makedon ordusunun para sıkıntısı da sona ermiştir. İskender, Darius’un barış teklifini kabul etmeyerek Pers imparatorluğunun Akdeniz ile bağlantısını kesmeyi amaçlamıştır. Ve bu amaç doğrultusunda hemen harekete geçerek Suriye ve Filistin liman kentlerinin alınmasını sağlamıştır.
İSKENDER'İN SURİYE'YE YÖNELMESİ
Mısır’ın M.Ö. 332’de fethinden sonra İskender kuzeye yönelmiş, bugünkü Dicle’nin doğusunda bulunan Gavgamela yakınında Darius ile yeniden savaşmıştır. Fakat Daruıs, İssos savaşından sonra İskender’i tekrar karşıladığı Gavgamela savaşında süvarilerini hareket kabiliyeti yüksek geniş bir alana dağıtmış, ama bu defa da İskender’e yenilmiştir.
Bu savaşata Makedon ordusu Perslere yine çok büyük kayıp verdirerek başkentleri Persepolis’i işgal etmiştir.
Pers kralı 3. Darius bu yenilgilere duyduğu üzüntüden dolayı ölmesinden sonra İskender, Hindistan’a sefer yapmış ve İndus ırmağına kadar olan ülkeleri ele geçirmiştir. Arabistan seferinin hazırlıklarını yaptığı sırada 13 Haziran 323’de ölmüştür. Toplam 13 yıl 7 ay krallık süren İskender’in aniden ölümü fethettiği alanların tümünü içeren bir devlet kurmasını engellemiştir.
İskender’in üzerinde, yaptığı savaşların betimlendiği Dünyaca meşhur lahdi, İstanbul Arkeoloji Müzesinin kurucusu Osman Hamdi Bey tarafından Sidon’da bulunmuş ve İstanbul’a getirilmiştir.
Kaynaklar buu savaştaki kayıplar hakkında: “Pindarus çayı ve yakınlardaki ovada Pers ordusunun 30 bin kaybı vardı. İskender’in Mekedonya ordusunun kaybı ise 7 bin civarında olduğunu yazmaktadır. Bazı kaynaklar savaşın olduğu ırmağın adının Deliçay (Pindarus) olarak göstermesine rağmen Deliçay’ı bugünkü Payas çayı olarak kabul etmekte, yani İssos savaşının Payas’ta olduğunu savunmaktadır. Yabancı bir profesörün de bu mealdeki makalesi bulunmaktadır.
KİNET HÖYÜĞÜ KAZILARI VE İSSOS KENTİNİN YERİNİN TESPİT EDİLMESİ
Bu görüşler Payas Çayı ile Deliçay’ın birbirlerine karıştırılıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Pek çok kaynak İssos savaşının, İssos kenti yakınlarında, Kısık Geçidine yakın olan Pindaros çayının kenarında meydana geldiği konusunda ortak görüş içindedir. Buna göre de İssos savaşı, İssos kentine en yakın, eski adı Pinaros veya Pindarus, -şimdiki adıyla- Deliçay’ın kuzey ve güney yakaları arasında ve Pindaros çayının o günkü yatağının kuzey ve güney yatağı tarafında yapılmış olmalıdır. Pindaros çayı 2500 sene önceki Kuzuculu ile Mustafa Kemal Üniversitesi kampüsünün arasındaki yataktan İssos Kenti (Kinet höyüğü’) ne doğru giden yatağından akmış olduğu Bilkent Üniversitesi adına 20 yıl bu höyükte kazı yapan Marie-Henriette Gates tarafından kesin olarak tespit edilmiştir. Nitekim bu kazılarda Kinet Höyüğünün o tarihlerde denize sıfır noktada olduğu, limanın alüvyonlar ile dolduğu, kentin denizden beş yüz metre kadar içerde kaldığı, limanın dolması sonrasında kentin işlevini yitirdiği, antik Roma yolunun da kentin yanından geçtiği de yapılan tespitler arasındadır.
Savaş meydanın Payas veya Yeşilköy de olduğuna dair oluşan çelişki Cezmi Yurtsever’in yazısında da bellidir. “Tarihi kaynaklar İssos savaşından sonra deniz kıyısına yakın yerde kurulan şehrin ismine İssos denildiğini, Myriandros adını taşıyan sahil yerde ise İskender’in ismini yaşatacak İskenderun şehrinin kurulduğu hakkında bilgiler verir. İskender’in İssos savaşı M.Ö. 333 yılı Kasım ayı içinde gerçekleşmişti” ( 16 Bkz, Cezmi Yurtsever, İssos Savaşı, /cezmyurtsever-osmaniyetarihi.blogspot.com) Bu yazısından da anlaşılacağı gibi kente en yakın çay, Deliçay’dır. Payas ve Payas’tan akan çay ise Deliçay’dan yaklaşık 20 km daha uzakta ve İskenderun tarafında kalmaktadır. İssos kenti bu savaştan birkaç bin yıl önce kurulmuş bir kenttir.
İskenderun, İskender’in İssos Savaşı öncesi kamp kurduğu Myandros denilen yerde kurulurken, İssos kazılarını yapan Marie-Henriette Gates’in tespitlerine göre İssoz Kenti olarak lanse edilen Epiphaneia, İskender’in ölümünden sonra bölgeye hâkim olan Seleoukoslar’ın eski adı Oinandos olan şehrin yerine yeniden inşa ettikleri Epiphaneia kentidir. Bu çelişkilerin hepsini Deliçay’ın yatağının 3 km güneye kaymasını hesap ederek, -Marie-Henriette Gates’in Bilkent University kazıları ile kanıtladığı gibi- İssos şehrinin Kinet höyüğü olduğunu tespit ederek, Yeşilköy ovasından Kuzuculu ve Erzin sırtlarına gidip, Deliçay’ın eski yatağını bularak ve hâkim tepelerden İssos’a doğru inen ovayı gözlemleyerek gidermek şimdi bile mümkündür.
İssos savaşı sonucunda Dara'nın tahtı ve ailesi de İskender’in eline geçmiş ve bu savaş günümüzde de etkisini hissettirecek olan doğu ve batı medeniyetler kutuplaşmasını başlatan olayların başlangıcını oluşturmuştur.
İssos savaşı tüm dünya uluslarının tarih kitaplarına giren en önemli üç beş savaştan birisidir. Bu günkü medeniyetler çatışmasına da zemnin hazırlayan bu savaş, Dünya uluslarının doğulu batılı, Asyalı ve Avrupalı kavimler rekabetini doğuran olayların başlangıcını tesis etmiştir. Bu savaş sonunda Dünyanın en önemli devleti olan Pers imparatorluğu yıkılmış, batı medeniyetinin doğu medeniyetini tanımasına zemin hazırladığı gibi Helenistik kültürün doğuya taşınmasına da zemin hazırlayan bir savaş olmuştur.
Pyramus Miller: Ceyhan Nehri
Mallos : Karataş
Armanıc Gates: Toprakkale
Alexsandrete: İskenderun
Sochoi: Darbısak Kalesi; Beyazıt Bestamı, Hassa
Pinarus Rıver: Deliçay- Dörtyol
Yazan Şahamettin Kuzucular

YAYINEVİ VE SATIŞ NOKTALARI
https://www.nobelkitabevi.com.tr/beserisosyal-bilimler/13825-cukurova-gavurdagi-tari
https://www.nobelkitabevi.com.tr/beserisosyal-bilimler/13825-cukurova-gavurdagi-tarihi-ve-t
BU ÇALIŞMA Şahamettin Kuzucular, Çukurova Gâvurdağı Tarihi ve Türkmenleri adlı eserden alıntıdır.
Kitap Adı: Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri
Yazar: Şahamettin Kuzucular,
Basım Yeri ve Yılı: AKADEMİSYEN KİTABEVİ
ISBN NO : 9786052396834
Satış Fiatı : Kargo ücreti dahil 30 TL ' dir .
Hesap No ( Posta çek numarası ) : 056 80 204 Şahamettin Kuzucular .
Tlf: Ö 530 324 11 85
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!