İYİ GÜNDE VE KÖTÜ GÜNDE HAYATA "EVET" DİYEBİLİYOR MUYUZ?
"Dünyanın acı ile dolu olduğu doğrudur ama birçok insan da bunun üstesinden gelmektedir." Helen Keller
Acıyı izleyip izlememek senin elinde ve senin tercihin. Komedi filmleri favorin olabilir. Acıklı bir hayat yaşamamayı isteriz ve dileriz hepimiz."Hepimiz "sözcüğünü her cümlede kullanamayabiliriz ama acı çekmemek, üzülmemek söz konusu olduğunda rahatlıkla "hepimiz "diyebiliyorum. Çünkü kim acı çekmek ve üzülmek isteyebilir ki!
Bazıları acıklı gazete haberlerinden ve üzüntülü ortamlarda bulunmaktan da kaçınır. Oysa ki yaşam hep tercihlerimiz doğrultusunda akıp gitmiyor. Gencecik yaşta hatta çocuk yaşta tanışabiliyor kimisi hayatın acı yüzüyle. Hastalık, yoksulluk, kimsesizlik ve daha birçok acıklı sahnenin baş kahramanı olabiliyoruz. Ne yazık ki hayatın gerçekleri umduğumuzdan ve hayal ettiğimizden çok başka olabiliyor.
Acılarıyla kabul etmeliyiz ki hayatı yaşama devam etme gücümüzü de kaybetmeyelim. Varlığa sevindiğimiz gibi yokluğu da tevekkülle karşılayabilmeliyiz. Kendimizi güçlü hissettiğimiz sürece hayata tutunabiliriz. Hayat akıp gidiyor ve tercihlerimizi yaşadığımız gibi kaderimizi de yaşıyoruz. Unutmayalım ki hayatın asıl kahramanları, hayatı her şeyiyle taşıyabilenlerdir. Acısıyla, tatlısıyla...Varlığıyla, yokluğuyla...İyi günüyle, kötü günüyle... Hani hayat arkadaşımıza "evet" derken, "hastalıkta ve sağlıkta, İyi ve kötü günde" onunla beraber olmayı kabul ederiz ya!
Her şey yolundayken şükredebilmeyi, bir şeyler kötü gittiğinde de sabretmeyi ve güçlü olabilmeyi başarmaya çalışmalıyız. Sanırım en önemlisi de bu. Hayat, zayıf olmayı ve kendisine küsmeyi kabul etmez. Sadece mutluluklara kucak açmayı değil acıları da yüreklice kabul etmeyi öğrenmeliyiz. Sabırla, şükürle ve tevekkülle yaşama "evet" diyebilmeliyiz.
"Allah'a dayan, sa'ye( gayret, çalışma) sarıl, hikmete ram ol (baş eğmek). Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol."
Mehmet Akif Ersoy
15 Kasım 2017
"Dünyanın acı ile dolu olduğu doğrudur ama birçok insan da bunun üstesinden gelmektedir." Helen Keller
Acıyı izleyip izlememek senin elinde ve senin tercihin. Komedi filmleri favorin olabilir. Acıklı bir hayat yaşamamayı isteriz ve dileriz hepimiz."Hepimiz "sözcüğünü her cümlede kullanamayabiliriz ama acı çekmemek, üzülmemek söz konusu olduğunda rahatlıkla "hepimiz "diyebiliyorum. Çünkü kim acı çekmek ve üzülmek isteyebilir ki!
Bazıları acıklı gazete haberlerinden ve üzüntülü ortamlarda bulunmaktan da kaçınır. Oysa ki yaşam hep tercihlerimiz doğrultusunda akıp gitmiyor. Gencecik yaşta hatta çocuk yaşta tanışabiliyor kimisi hayatın acı yüzüyle. Hastalık, yoksulluk, kimsesizlik ve daha birçok acıklı sahnenin baş kahramanı olabiliyoruz. Ne yazık ki hayatın gerçekleri umduğumuzdan ve hayal ettiğimizden çok başka olabiliyor.
Acılarıyla kabul etmeliyiz ki hayatı yaşama devam etme gücümüzü de kaybetmeyelim. Varlığa sevindiğimiz gibi yokluğu da tevekkülle karşılayabilmeliyiz. Kendimizi güçlü hissettiğimiz sürece hayata tutunabiliriz. Hayat akıp gidiyor ve tercihlerimizi yaşadığımız gibi kaderimizi de yaşıyoruz. Unutmayalım ki hayatın asıl kahramanları, hayatı her şeyiyle taşıyabilenlerdir. Acısıyla, tatlısıyla...Varlığıyla, yokluğuyla...İyi günüyle, kötü günüyle... Hani hayat arkadaşımıza "evet" derken, "hastalıkta ve sağlıkta, İyi ve kötü günde" onunla beraber olmayı kabul ederiz ya!
Her şey yolundayken şükredebilmeyi, bir şeyler kötü gittiğinde de sabretmeyi ve güçlü olabilmeyi başarmaya çalışmalıyız. Sanırım en önemlisi de bu. Hayat, zayıf olmayı ve kendisine küsmeyi kabul etmez. Sadece mutluluklara kucak açmayı değil acıları da yüreklice kabul etmeyi öğrenmeliyiz. Sabırla, şükürle ve tevekkülle yaşama "evet" diyebilmeliyiz.
"Allah'a dayan, sa'ye( gayret, çalışma) sarıl, hikmete ram ol (baş eğmek). Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol."
Mehmet Akif Ersoy
15 Kasım 2017