KALBİMİZİN ANAHTARI ŞİİR

   "Şiir, insanın görünmez yüzü.."

                                          St. John Perse

   Bir şiir yazarsın ve böylece kalbini açarsın okuyanlara. Hayata nasıl baktığına ve nasıl bir yaşam sürdüğüne dair ipuçları verirsin. Yaşadığın yerin, sevdiklerinin özelliklerine ilişkin dizeler yer bulur şiirlerinde. Kendini, hayatı, hayallerini taşırsın dizelere.

    Her şiirle bir hayat açığa çıkar. Bazen örtülü bazen açık. Bazen süslü bazen sade. Ama bir şekilde şifrelerini çözdünmü o şiirin, şairin hayatının kapıları aralanır. Şair, acısını, sevincini, fikir dünyasını taşır dizelere. Selam verir sana, el sallar, umut çağrısı yapar. Kimi zaman kardeşliğe davet eder. Bazen de isyan bayrağını eline alır. Duygularındaki, hayatındaki dalgalanmalara şahit oluruz. Biyografisini kaleme alır sanki her dizeyle. Kimi zaman dünyayı sığdırır dizelere. Bazen öyle dolup taşar ki şair sığmaz o şiire. Dar gelir mısralar. Yükselir sesi ve sözü. Gürül gürül çağlar.
 
  "Sen yanmazsan ben yanmazsan/  Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa " dizeleriyle Nazım Hikmet, aydınlığa çıkmanın yolunu çizer muhteşem çağrısıyla. "Yanmak" şiirsel bir anlama bürünür. Mehmet Akif; "Sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek" dizesiyle ne güzel  vurgu yapıyor hakikate. "Odun " sözcüğü, şiirin güzelliği ve Mehmet Akif' in güçlü söyleyişi içinde başka bir anlama bürünüyor. Sözcükler, şairin dilinde, dünyasında bambaşka bir anlam kazanır. "Yaş otuz beş/ Yolun yarısı eder/ Dante gibi ortasındayız ömrün "diyen Cahit Sıtkı Tarancı, bu dizeleriyle, geçen yılların duygusallığını ne güzel özetlemiş. Fuzulî, "Su Kasidesi "yle bizleri, içten söyleyişiyle, çok içten bir Peygamber aşkıyla tanıştırır:

    (...)

    "Dest- busı arzusıyla ger ölsem dostlar

     Kuze eylen toprağum sunun anunla yâra su"

     (...)

    ( Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem, öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun)

     Edgar Allan Poe, "Annabel Lee" şiirinde bir deniz ülkesinde tanıştığı kızı, aşağıdaki dizelerde ne güzel anlatmış!

          "Senelerce senelerce evveldi

            Bir deniz ülkesinde

            Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz

            İsmi; Annabel Lee

            Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten

            Sevmekten başka beni"

             (...)

           

      Her şiirde başka dünyaların kapıları açılır bize. Şair, kalbinin anahtarını verir adeta elimize. O kapı açıldığında; hem şairin iç ve dış dünyasıyla tanışır hem de yaşama, insana dair önemli birikimlere, gözlemlere sahip oluruz. Duyarlılığımız artar. İnsanlığımız çoğalır. Çoğaldıkça da zenginleşiriz. Her şiir bir dünyadır. Her dünya da bir deryadır. Kalplerin buluşmasıdır.

     Şiirlerde buluşmak ve böylece şiirlerle dünyayı güzelleştirmek için şiir kitaplarına doğru bir yolculuğa çıkalım. Şiire "merhaba" diyelim. Batıdan, doğudan;  aşktan, toplumsal olandan... Şiire yolculuk yapalım. Şiirle tanışalım. Noktayı şiirle koyalım.



"Artık demir almak günü gelmişse zamandan

 Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan

 Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol

 Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol"

(...)              

                     ( Yahya Kemal Beyatlı, Sessiz Gemi)



26 Kasım 2017