Kavramlar Üzerinde Kavramayı Kavramak İçin
Kısa Bir Çalışma 6
Pişkinlik
ve Kırılmak
Bir
kutu şeker
Gelin
yiyelim teker teker
Belki
az dikkati çeker
Bakalım
okuyucular içine neleri eker
Yorumlarla
belli olur bu değer
Değişik bir
anlatım olsun dedim meğer
Anlamayansa meğer
yanlış yola çeker
Yazan budur ki yazarken sancılar çeker
İnsanoğludur bu yanlışı olur odur elbet beşer
Bazen de yanlışlıkla kendi mezarını eşer
Pişkinlik sözcüğü
gereğince
pişmiş olmak durumu mu? Yani ham iken pişen hamurun ekmek olarak bir değer
ifade edebilecek şekilde işe yarar duruma gelmesidir mi? Ya da bu anlamının
dışında mecaz anlamıyla kullanılarak, saygısızca davranarak işini yürütmek
anlamına gelmektedir. Cümlede kırılmak sözcüğü
birçok parçaya ayrılmak mıdır? Birisinin söylediği
ağır
sözden dolayı yüreğine dokunarak rencide
ederek üzülerek küsmek ve aradaki ilişkiyi kesmeye sebep olan mıdır? Ya da bu
anlamının dışında mecaz anlamıyla kullanılarak bir bütünün parçanın yere
düşerek kırılarak azalmak eksilmesi anlamına mı gelmektedir?
A-Anlaşılacağı
üzere ki duyularımızdan duygularımızın herhangi biriyle algılayabildiğimiz
kavram ve varlıkları karşılayan sözcükler kelimeler birçok anlamı
barındırmaktadır, bu şekilde de anlatılmaktadır. Sözcükler kavramlar anlam
genişlemesine uğrayarak konuk olarak
bu anlatım yoluyla somut anlamda kazanır.
B- “İçimde
sönmeyen bir kor ayrılık
Özlemim
ay değil,
binlerce yıllık”
Burada pişen bir gönlün özlemi ham iken pişmiş
olgunlaşmış, özlemi coşarken kendisinden önce özlemleri koşmuş. Gurbet insanı
insandan ayırırken geri dönüşte azalttığı
kadar çoğaltmış.
Pişkinlikle alay eden varsa pişende olgun olanda vardır, yere düşürerek kıran
varsa yere düşeni kaldıran derdine derman arayanda var, bir diğerinin
eksikliği
tamamını bulmak içindir eksiğin tamamlanması
içindir. Ağır söz varsa gönlü okşayan sözde
vardır, yaralayan söz gönlü saran sözlerin eksikliğindendir
ve bu eksikliğin ne ile tamamlanacağına
işarettir.
C -Dilimizde Türkçemizde günlük konuşmalarımızda,
konuşurken veya yazarken sözü gereksiz yere çok uzatarak anlamından kaydırarak
saptırarak, sözcükleri yanlış anlamda kullandığımızda
oluyor, dilbilgimiz ve mantık mantıksal anlamsal olmayan rayına oturarak ben
kalkmam diyebilir. Anlatım kurallarına uymayarak duygu ve düşünceleri yanlış
aktarmaya anlatmaya devam ederken oturduğu
rayın makasın yönünü, anlamın karışıklığına
doğru
anında çevrilmeli yönlendirilmelidir. Ya da anlam bulanıklığı
oluşturan anlatım bozukluğunu düzeltemeye
çalışılmalıdır, bulanıklığı silerek bulanıklığı gidermeliyiz.
Duruluk canlılık akıcılık doğallık eklenerek
gereksiz alaycı pişkinliği yıkarak yeniden
inşa ederek kırılmaları ortadan kaldırmalıyız derim böyle söylerim karşılık
bulur mu beklerim.
D- Pişmiş
kelle gibi sırıtmak gibi lakin pişkinlik, ama öyle değildir,
hamlıktan pişerek edeple takva ile
merhametle pişmektir
gülümsemektir
gülümsetmektir. Kırılmak dediğimiz
beklediğimiz serpilen serptiğimiz beklediğimiz güzelliğin anlaşılmamasıdır kadir
kıymet görmemesidir.
E- E Yani şöyle ki, Üç aşağı beş altı yedi yukarı aşağı az bir farkla, az
fazla ya da az eksik olmak üzere
anlamadan değer vermeden
alay etmektir pişkinlik iyi olana karşı vardır bir şişkinlik, yalakalık için yaş
dal gibi eğilmektir kıvrılmaktır şekilden şekle bir çıkar üzerine
kırılan bir dal gibi eğilerek kırılmakta vardır bu sakıncalıdır kırıldın mı bir daha zor yeşerirsin
yaklaşık olarak üç beş yedi aşağı beş yukarı yedi şeklinde
anlaşırız, merak etme bu
yalakalıkla yakından üç
buçuk beş buçuk bir
yerine bir şeyler tıkarlar gaz yapar şişer kendinle beraber patlarsın. Böylesi
hallerden çok
korkmak gerekir, korku içinde olmak, istenmeyen olası molası olmayan şurası
burası orası yani kalbi fikri zikri insanlığı olmayacak
bir durum diye, korkup durmak uzaklaşmaktan ziyade bu hallere bir çare yol
bulmakta gerekir ki, toplumsal patlama yaşamayalım.
F- Yaşarken
bu âlemde insanlığa faydalı olanla
olmak gerekir ki ele geçen fırsatı ömrü kullanmanın tam zamanı
diyenleri boşa çıkarmamak üzmemek adına bir fırsattır, en iyi, en elverişli an bu dünya
anıdır bu kapıdır. Saati saatine uymak uygun olmak ham iken pişmek gerekir
güzel olanla. Yoksa insan olan beşer olan kimsenin durumu, değişkendir kıvrılgandır kıvırmaya
meyillidir bu nedenle huyu sık sık değişir
bundan sakınır olmak gerekir. Ona güvenemem, buna güvenmem çünkü saati saatine
uymaz, be adam sen güvenilir ol bakalım sıkıyorsa, sen dakik ol olabiliyorsan
be edepsiz. Hastanın yani durumumuz çok ağır,
aydınlık sabaha çıkacağını sanmıyorum, ama Rabbimden
ümit varım ümidim hiç tükenmez. Sabahı etmek aydınlığı veya
bulmak için gönülden çalışmak gönlü karanlığa mum diye yakmak gerekir. Uyumadan fikrin
sancısıyla sabahlamak gerekir pişmek için, pişmiş kelle
gibi sırıtanların sırıtmalarını gülüşe çevirmek için, bu sebeple muciple sabaha
kadar uyumamak, bu konuya çare getirmez, herkes pişmiş kelle gibi pişkin pişkin
sırıtırsa, her yerimiz pişer şişer kızarıklıklarla bir yere bir adım atamayız
feryat figan içinde pişikliğe krem pudra ararız.
G-Pişkinlik sırıtmaysa iyi değildir, kırılmak kırmak değil üzülmek üzenlerin
etkisiyle sessiz kipe geçerek süzülmektir. İşte bu nedenledir ki
bu sırıtmayı yok etmeye
çalışanlar zahmet çeker. Sıkıntı, güçlük, yorgunluk ve eziyetlere
katlanmak zorunda kalırlar anlaşılmazlar. Senin adam olman için az zahmet
çekmedim ben diyerek karşısındakini hor görmek bu sözü söylemezler. Abi derse
karşıdaki seni zahmete soktum işte bu zahmeti çekende yok kardeşim ne zahmeti
zahmet Rahmete dönüştü görünmeyen kara görüldü derler. Akabin de ve detayında
anında birine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek insanlığa zinhar yakışmaz. Adamcağızı durup dururken neden
zahmete sokalım ki, biz zahmet çektirerek mi besleniyoruz? Hayır, nimetlerle
besleniyoruz, diyerek bunu vurgulamakta fayda yarar vardır derim. Pişkinlik bazen de
zaman kazanmanın diğer yoludur, lakin bu şekilde değil güzel olanla doldurarak
güzel olanı kazanmaktır: Birini oyalayarak ihtiyacı olduğu
zamanı kazanmaya çıkar ilişkisine girer ki işte bu pişkinlik pisliktir, ha bire
utanmadan mümkün olduğunca uzatmaya çalışmak hiçte hoş olmayan
bir davranıştır kavrayıştır hatta insanlığından kaçıştır.
Kısacası efendim şad olmak, sevmek sevilmek mutlu
etmek mutlu olmak gerekir bu dünya âleminde. Güneşin
doğmaya
başlamasıyla gece karanlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlaması gibi aydınlık
fikirle görüşle aydınlatan olmalıyız, vesselam.
Mehmet Aluç
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!