On beşinde er Ali’nin kınası
Komutana soru olmuş manası
Sorun demiş yazıversin anası

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bugün ile yarına

Ali’nin mektubu, varmış köyüne
Sevinmiş anası, durmuş oyuna
“Kurban olam Ali’m, senin boyuna!”

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Keyif ile varmış, Muhtar damına
Tak, tak vurmuş, kapısına, camına
Birde sarı kâğıt, almış yanına

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Açmışlar mektubu, muhtar okuyor
Anası içinden, türkü yakıyor
Bazen de muhtara, dönüp bakıyor

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Muhtarın elinde, bir kurşun kalem
Ananın dilinde, biter mi kelam
Başında söyledi, herkese selam

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Yaz mektuba muhtar, aman doğru yaz
Komutana bir çift, kısa soru yaz
Bilememiş, cevap verem, onu yaz

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Bizim Ali, Tokat ili, Zileli
Koynumda besledim, bildim bileli
Hasreti burnumda, tüter gideli

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Bizim kızlar, kına ile yollanır
Elin olur, gelin olur, döllenir
Döle kurban olmak, töre belenir

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bugün ile yarına

Kurbanlık koça da kına yakarız
Dahası var mavi, boncuk takarız
Biz kurbana, sevgi ile bakarız

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına

Bildirmedim ince, derin sızımı
Kabul ettim, kader ile yazımı
Bu vatana “kurban”, verdim kuzumu

Çanakkale, kuzuları bağrına
Saklamış ki, bu gün ile yarına


*************** Tahir EKER