KIZARDI YANAKLAR “AR” DEDİ GİTTİ
 
Ne kadar güzelsin gel Türkmen kızı
Kızardı yanaklar “ar” dedi gitti.
Bir buse alayım kalmasın sızı
Kızardı yanaklar “kor” dedi gitti.
 
Dar biçim fistanı boylu boyunda
Asalet bir başka yatar soyunda
“Bu ayda olmazsa şevval ayında”
Kızardı yanaklar “sar” dedi gitti.
 
Uzamış saçları döğer topuğu
Belikler örülmüş sanırsın kuğu
Nemlenen gözlerde biriken buğu
Kızardı yanaklar “kar” dedi gitti.
 
Namuslu yaşamak olunca gaye
Söylenen sözlerse değil kinaye
Ar ile beslenmek en güzel paye
Kızardı yanaklar “yar” dedi gitti.
 
Gitme uzaklara, bekletme beni
Gün değil, an değil, dakika seni
Özlemek güzeldir alıp payeni
Kızardı yanaklar “zor” dedi gitti.
 
Dağlar özgürlüğün; kulağı, gözü
Konuşan dilidir, belki de sözü
Süslenmiş gamzeyle gül açan yüzü
Kızardı yanaklar “har” dedi gitti.
 
 
Sarmış, sarmalamış verir hediye
Bir kelam etmedi bilmem ki niye
Bir umut aradım söyler mi diye
Kızardı yanaklar “var” dedi gitti.
 
Düğünde nişanda çıksa oyuna
Sanırsın dağların maralı suna
Güzellik adına hep suna suna
Kızardı yanaklar “bar” dedi gitti.
 
Ne düşse payına alıp bölüşmüş
Duydum öksürür belki üşütmüş
Sandım ki hayata darılmış, küsmüş
Kızardı yanaklar “çor” dedi gitti.
 
Gitme güzel gitme ben buralarda
Dört yanım sarıldı tipide karda
Bu kışta olmazsa, belki baharda
Kızardı yanaklar“nar” dedi gitti.
 
Giyerdi hırkayı, deliktir cebi
Gülerdi haline teyzeyle, bibi
Durur başucunda bir saat gibi
Kızardı yanaklar “kur” dedi gitti.
 
Hayırdır her işim koşarken sana
Göz göze gelince bakarken bana
Bir daha, bir daha gelsem cihana
Kızardı yanaklar “yor” dedi gitti.
 
Senden başkasına meyletmez gönlüm
Seni kaybetmekse kaderde ölüm
Sensin yüreğimde açmaz ki gülüm
Kızardı yanaklar “vur” dedi gitti.
 
Ceddimiz yürütmüş dağlardan gemi
Çaylar tavşankanı, özeldir demi
Dağlara yabancı, çaylak acemi
Kızardı yanaklar “tor” dedi gitti.
 
Aydınlım umudu mihenk taşına
Vurunca anladı garip başına
Söyleme sırrımı her yoldaşına
Kızardı yanaklar “dur” dedi gitti.
 
Musa SERİN, 24.12.2018, Erzurum