Yorumlar (7)
@bayramkaya566 | Saygı değer Sevim hanım, eleştirinizi hiç katı bulmadım . Eleştiri konu içeriğine ve konu formeline ilişkin olduğu sürece makbulümdür. Sizinki her ikisini de içeren bir değerlendirmeydi. Ben de teşekkür ederim. Erdemle...
Bayram Bey, öncelikle tespitlerime ve yorumuma gösterdiğiniz nazik, hoşgörülü, takdir edici yaklaşımınızdan memnun olduğumu belirtmek isterim. Ayrıca yazınıza dair detaylı bilgilendirme yaparak beni aydınlatmış oldunuz. Hassas bir konu olması nedeniyle özellikle Atatürk' ü konu alan yazılarda saygı sınırları içerisinde ve somut gerekçelerle nesnel bir yaklaşım sergileyerek tespitlerde bulunmak çok önemli. Aslında her konuda bu ilkelere bağlı kalınarak yazılmalı. Ama makale yazarlığında nesnel olmak daha da önem kazanıyor. Aydınlatıcı, açıklayıcı ve nazik yanıtınızdan dolayı teşekkür ederim. Bir not düşmek istiyorum. Eleştirilerimi çok katı bulduysanız ve sürç-i lisan ettiysem hoşgörün. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Selam ve saygılarımla...
@bayramkaya566 | Yaklaşımınıza eleştirel liginize katkı cümlelerinize gerçekten ilgim uyandı. Görüşünüze aynen katılıyorum. Zaten benim ortak akıl ve ortak koşul içerikli çalışmam yazıldı ama yayını bitmedi. Son bölümlere doğru Orada tıpkı sizin belirttiğiniz gibi benimde sizinle benzeşen değerlendirmem var. Bir yanda yeni dokuz kitap aldım onu okuyorum. Bir yandan yazı çalışması yapıyorum bir yandan da hayli başarılı olamadığım yazı redaksiyonu nedenle çok akssama olmakta. Bu nedenle 40 bölüm kadar olan nasıl yaşar nasıl ölürüz yazı çalışmasını da rastgele yayınla bitirecektim yeniden 4. bölümden itibaren askıya aldım.Bunula beraber ortak akıl ve ortak koşulu da 10. bölümden itibaren yayınlayacağım.. Çok yazı dizimin tüm bölüm yayınları bitmeden, askı sayısını yarıda kesiyorum. bu vesile ile yazı yayın çalışmam hakkında bilgi de vermiş oldum. Değerli kınalı lütfen bu tür olumlu olumsuz katı eleştirilerinizi esirgemeyin lütfen. Saygım kere saygımla...
@bayramkaya566 | Merhaba saygı değer kınalı, dikkatli ve dikkat çekici uyarınız için teşekkür ederim. Bu bir dört yüz wörd sayfasını aşkın yazı çalışması olmakla birbirini takib eden yazı çalışmasıdır. Siz de takdir edersiniz ki 164. bölümün devamı olan bağlantıya izafeten ama diye başlıyor. Bu nedenle uyarınız doğrultusunda dikkatli olunmamışla bir rastgele bölümlemedir. Askıları iki wörd sayfaya göre kopyala yapıştır yapıyorum. Bu nedenle bu işlem hızı bu dikkatsizliğime rastlantı olmaktadır. Yazı sonundaki ayraç yazım hatasıdır.. Fakat , aynı mantıklı askı çalışması nedenle böyle bir ayraç ta yazı sonuna isabet edebilrdi. Uyarınıza memnun kaldığım gibi dkkatinize ve uyarıcı eleştirinize özellikle teşekkür ederim. Lütfen gelecekte de olacak bu tür hatalarımı hoş göreceğiniz gibi eleştiri uyarılarını da yapınız ki ben de bilgi sahibi olayım. Hasseten saygı selamlarım eşliğinde mutlulukla...
Şahamettin Hocam, yorumunuzdaki tespitlerin çoğuna katılıyorum. Çok doğru yaklaşımlar ortaya koymuşsunuz. Ancak Ataturk'ü Hitler gibi dünya tarihinde toplu katliamlara sebep olan bir liderle aynı kategoride değerlendirmeniz kanaatimce doğru değil. Elbette Hitler' in de kendi milleti nezdinde yaptığı doğru işler olmuştur. Atatürk'ün de elbette hataları olmuştur. Ama yine de Hitler'ie Atatürk'ün tarihî geçmişleri açısından aynı cümlede yer almaları bana uygun gelmedi. Naçizane görüşüm budur. Selam ve saygılarımla...
Bayram Bey, öncelikle bu kapsamlı ve bilgilendirici yazınızdan dolayı sizi kutluyorum. Mustafa Kemal'in vasıflarını somut bir anlatımla ifade etmişsiniz. Merak ettiğim iki husus var. Biri yazınıza neden "ama" ile başladığınız ve yazınızın bitiminde tırnak işaretini kullanmanız. Yazı tekniği olarak bir yazıya (giriş paragrafına) "ama" bağlacıyla başlanmadığı için merakımı anlayışla karşılarsınız umarım. Selam ve saygılarımla....
Ortak akıl, topluluk fikri, genetik ve içgüdüsel takip aydınların dahası zeka sahiplerinin ön koşulsuz kabulleri olamaz. Atatürk, İskender, Napolyon hatta Hitler gibi kişiler şüphesiz ki siyasi ve askeri dehalardır. Onların yerlerine başkalarını koymak da mümkün değildir. Lakin sonuçta onları put yapmak, onları hiç bir hataları olmayan Ulvi ve kusursuz ademler olarak görmek de aklın ve akilin doğal ve rasyonel düşünme şekline uymaz. Atatürk büyük bir deha idi ve ülkesi için gerekeni de yaptı. Lakin İskender'in şu sözünü de unutmamak gerekir. " Etrafımdakilerin davranışlarına bakınca kendimi Tanrı zannediyorum. Fakat tuvalete girdiğimde insan olduğumu anlıyorum." ( montaıgne- Denemeler)